Olumsuz Hisler: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Olumsuz Hisler konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Duygular İle İlgili İngilizce Atasözleri
anger is the one thing made better by delay /ˈæŋɡɚɹ ɪz ðə wˈʌn θˈɪŋ mˌeɪd bˈɛɾɚ baɪ dɪlˈeɪ/ kalıp

öfke, geciktirildiğinde iyileşir

Duyguların kontrol altına alınmasının önemini vurgular; öfkelendirici durumlara hemen tepki vermek yerine bir süre beklemek daha uygun bir yanıt alınmasını sağlar.

"Wait before you reply when you are angry — anger is made better by delay."Öfkeli olduğunda yanıt vermeden önce bir süre bekle — öfke, geciktirildiğinde iyileşir.

let not the sun go down on your (wrath|anger) /lˈɛt nˌɑːt ðə sˈʌn ɡˌoʊ dˌaʊn ˌɑːn jʊɹ ɹˈæθ ˈæŋɡɚ/ kalıp

güneş batmadan öfkeyi bırakma

Kızgınlık ya da kırgın duyguların uzun süre içinde tutulmaması, gün bitmeden çözülmesi gerektiğini ifade eder.

"Do not go to sleep still angry — let not the sun go down on your wrath."Uyumadan önce hâlâ kızgın olma — güneş batmadan öfkeyi bırakma.

it is not work that kills, but worry /ɪt ɪz nˌɑːt wˈɜːk ðæt kˈɪlz bˌʌt wˈʌɹi/ kalıp

öldüren iş değil, endişedir

Stres ve kaygının, ağır fiziksel emeğinden daha fazla sağlık sorununa yol açabileceğini anlatır.

"Hard work is fine — it is the constant worry that exhausts you — it is not work that kills, but worry."Yoğun çalışma iyidir — ama sürekli endişe sizi tüketir; öldüren iş değil, endişedir.

you can only die once, so do not die a thousand times worrying about it /juː kæn ˈoʊnli dˈaɪ wˈʌns sˌoʊ duːnˌɑːt dˈaɪ ɐ θˈaʊzənd tˈaɪmz wˈʌɹɪɪŋ ɐbˈaʊt ɪt/ kalıp

sadece bir kez ölebilirsin, o yüzden endişeyle bin kez ölme

Aşırı kaygı ve endişenin, asıl olaydan daha zararlı olabileceğini vurgular.

"Do not worry so much — you can only die once, so do not die a thousand times worrying."Bu kadar endişelenme — sadece bir kez ölebilirsin, o yüzden endişeyle bin kez ölme.

envy (has|) never enriched any man /ˈɛnvi hɐz nˈɛvɚɹ ɛnɹˈɪtʃt ˌɛni mˈæn/ kalıp

kıskançlık hiçbir zaman kimseyi zenginleştirmez

Başkalarını kıskanmanın kişisel başarı ya da zenginlik getirmediğini, kendi yetenek ve kazanımlarına odaklanmanın önemini vurgular.

"Jealousy never helped anyone — envy has never enriched any man."Kıskançlık kimseye fayda sağlamaz — kıskançlık hiçbir zaman kimseyi zenginleştirmez.

envy shoots at others and wounds (itself|herself) /ˈɛnvi ʃˈuːts æt ˈʌðɚz ænd wˈuːndz ɪtsˈɛlf hɜːsˈɛlf/ kalıp

kıskançlık başkasına ateş eder, kendini yakar

Kıskançlığın, hedef alınan kişiden çok kıskançlığı hissedenin kendisine zarar verdiğini anlatır.

"Envy only hurts the person who feels it — envy shoots at others and wounds itself."Kıskançlık sadece hisseden kişiye zarar verir — kıskançlık başkasına ateş eder, kendini yakar.

jealousy is a green-eyed monster /dʒˈɛləsi ɪz ɐ ɡɹˈiːnˈaɪd mˈɑːnstɚ/ kalıp

kıskançlık yeşil gözlü bir canavardır

Kıskançlığın kişisel ilişkilerde olumsuz etkilerini, güvensizlik ve yıkıcı davranışları tetiklediğini vurgular.

"He watches everything she does with suspicion — jealousy is a green-eyed monster."Onun her hareketini şüpheyle izler — kıskançlık yeşil gözlü bir canavardır.

age may wrinkle the face, but lack of enthusiasm wrinkles the soul /ˈeɪdʒ mˈeɪ ɹˈɪŋkəl ðə fˈeɪs bˌʌt lˈæk ʌv ɛnθˈuːzɪˌæzəm ɹˈɪŋkəlz ðə sˈoʊl/ kalıp

yaş yüzü kırpabilir, ama heves eksikliği ruhu kırpır

Yaşlanmanın fiziksel değişiklikler getirebileceği, fakat tutku ve heves eksikliğinin içsel benliğe daha derin etkileri olduğunu ifade eder.

"Stay curious and passionate — age may wrinkle the face, but lack of enthusiasm wrinkles the soul."Meraklı ve tutkulu kal — yaş yüzü kırpabilir, ama heves eksikliği ruhu kırpır.

it is a (poor|sad) heart that never rejoices /ɪt ɪz ɐ pˈʊɹ sˈæd hˈɑːɹt ðæt nˈɛvɚ ɹɪdʒˈɔɪsᵻz/ kalıp

sevinç duymayan kalp fakir kalptir

Zor koşullarda bile sevinç bulmanın mümkün olduğunu, sevinç eksikliğinin yaşamı zenginlikten mahrum bıraktığını anlatır.

"Even in hard times, try to find some joy — it is a poor heart that never rejoices."Zor zamanlarda bile bir nebze sevinç bulmaya çalış — sevinç duymayan kalp fakir kalptir.

all things grow with time except grief /ˈɔːl θˈɪŋz ɡɹˈoʊ wɪð tˈaɪm ɛksˈɛpt ɡɹˈiːf/ kalıp

her şey zamanla büyür, keder hariç

Zamanın geçmesiyle kederin yoğunluğunun giderek azaldığını öne sürmek için kullanılır.

"Time heals most things, but grief grows with time — all things grow with time except grief."Zaman çoğu şeyi iyileştirir, ancak keder zamanla büyür - her şey zamanla büyür, keder hariç.

a guilty conscience needs no accuser /ɐ ɡˈɪlti kˈɑːnʃəns nˈiːdz nˈoʊ ɐkjˈuːzɚ/ kalıp

suçlu bir vicdanın suçlayanı olmaz

Suçluluk duygusunun, başkalarının farkında olmamasına rağmen kişinin kendini itiraf ya da af dilemeye yönlendirebileceğini ifade eder.

"He felt guilty before anyone said a word — a guilty conscience needs no accuser."Kimse bir şey söylemeden önce suçluluk hissetti — suçlu bir vicdanın suçlayanı olmaz.

nice work if you can get it /nˈaɪs wˈɜːk ɪf juː kæn ɡˈɛt ɪt/ kalıp

kazanabiliyorsan güzel iş

Başkasının sahip olduğu bir şeyi, çok çaba harcamadan elde etmenin kıskançlıkla ifade edilmesidir.

"A well-paid job with short hours — nice work if you can get it!"Kısa saatlerle yüksek maaş — kazanabiliyorsan güzel iş!

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Duygular İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular