Evin, nerede olursa olsun, en rahat, güvenli ve tanıdık yer olduğunu vurgular.
"He missed his home country — East or West, home is best."Ülkesini özledi — Doğu ya da Batı, ev en iyisidir.
a house is not a home/ɐ hˈaʊs ɪz nˌɑːɾə hˈoʊm/kalıp
bir ev, bir ev değildir
Bir binanın sadece yapı olması yeterli değildir; sevgi, sıcaklık, anılar ve aidiyet duygusu eklenince ev olur, aksi takdirde sadece bir evdir.
"They have a house, but it does not feel warm — a house is not a home."Bir evleri var ama sıcaklık yok — bir ev, bir ev değildir.
home is home, be it ever so homely/hˈoʊm ɪz hˈoʊm biː ɪt ˈɛvɚ sˌoʊ hˈoʊmli/kalıp
ev evdir, ne kadar mütevazı olursa olsun
Mütevazı ya da sade bir yer olsa da, evin kalpte özel bir yeri olduğu, konfor ve tanıdıklık sunduğu anlatılır.
"It is small and simple, but it is mine — home is home, be it ever so homely."Küçük ve basit ama benim — ev evdir, ne kadar mütevazı olursa olsun.
home is where the heart is/hˈoʊm ɪz wˌɛɹ ðə hˈɑːɹt ɪz/kalıp
ev, kalbin olduğu yerdir
Gerçek evin, fiziksel bir konumdan ziyade sevgi, aile ve anıların bulunduğu yer olduğu vurgulanır.
"He moved many times but always felt drawn back — home is where the heart is."Birçok kez taşındı ama hep geri dönmeyi hissetti — ev, kalbin olduğu yerdir.
a man's home is his castle/ɐ mˈænz hˈoʊm ɪz hɪz kˈæsəl/kalıp
bir erkeğin evi, kalesidir
Kişinin yaşam alanı üzerinde tam kontrol ve gizlilik hakkına sahip olması gerektiğini, evin güvenli bir liman olduğunu ifade eder.
"Nobody tells him what to do in his house — a man's home is his castle."Kimse evinde ona ne yapacağını söylemez — bir erkeğin evi, kalesidir.
every dog is a lion at home/ˈɛvɹi dˈɑːɡ ɪz ɐ lˈaɪən æt hˈoʊm/kalıp
her köpek evde aslan olur
İnsanların tanıdık ortamlarında daha kendinden emin ve güçlü hissettiklerini anlatmak için kullanılır.
"The small dog barks at everything near the gate — every dog is a lion at home."Küçük köpek kapıya yakın her şeye havlar — her köpek evde aslan olur.
every dog is valiant at his own door/ˈɛvɹi dˈɑːɡ ɪz vˈælɪənt æt hɪz ˈoʊn dˈoːɹ/kalıp
her köpek kendi kapısında cesurdur
İnsanların ya da hayvanların, tanıdık oldukları ortamda daha kendinden emin ve atılgan davranıp, kendi bölgelerini savunurken daha cesur olmalarını ifade eder.
"She stands up to anyone who comes near her front door — every dog is valiant at his own door."Kapısına yaklaşan herkese meydan okur — her köpek kendi kapısında cesurdur.
(every|a) cock crows (on|upon) his own dunghill/ˈɛvɹi ɐ kˈɑːk kɹˈoʊz ˌɑːn əpˌɑːn hɪz ˈoʊn dˈʌŋhɪl/kalıp
her horoz kendi gübresi üzerinde öter
İnsanların, tanıdık oldukları ortamda daha kendinden emin ve atılgan davranarak, davranışlarının sorgulanmadığı bir ortamda rahat hissetmelerini anlatır.
"Every cock crows on his own dunghill."Her horoz kendi gübresi üzerinde öter.
every bird likes its own nest/ˈɛvɹi bˈɜːd lˈaɪks ɪts ˈoʊn nˈɛst/kalıp
her kuş kendi yuvasını sever
İnsanların kendi evine ya da tanıdık ortamına doğal bir bağ hissetmesi ve yeni ortamlara ya da yaşam tarzlarına uyum sağlamada zorlanması anlamına gelir.
"She always wants to go back to her hometown — every bird likes its own nest."O, her zaman memleketine dönmek ister — her kuş kendi yuvasını sever.
Bu listedeki 10 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren