Batıl İnanç ve Folklor: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Batıl İnanç ve Folklor konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

11 kelime Duygular İle İlgili İngilizce Atasözleri
(early|) morning dreams come true /ˈɜːli ɔːɹ mˈɔːɹnɪŋ dɹˈiːmz kˈʌm tɹˈuː/ kalıp

sabahın erken saatlerindeki rüyalar gerçekleşir

Günün ilk saatlerinde görülen rüyaların gelecekteki olayları öngörebileceği düşüncesini taşır.

"Early morning dreams come true."Sabahın erken saatlerindeki rüyalar gerçekleşir.

dreams go by contraries /dɹˈiːmz ɡˌoʊ baɪ kˈɑːntɹɛɹiz/ kalıp

rüyalar tersine gider

Rüyada görülenin tam tersinin gerçekte olabileceğini ifade eder.

"I dreamed of sunshine so I brought an umbrella — dreams go by contraries."Güneşli bir rüya gördüm, bu yüzden şemsiye aldım — rüyalar tersine gider.

dream of a funeral and you hear of a marriage /dɹˈiːm əvə fjˈuːnɚɹəl ænd juː hˈɪɹ əvə mˈæɹɪdʒ/ kalıp

cenaze rüyası evlilik haberini getirir

Olumsuz bir rüyanın (cenaze) aslında olumlu bir gelişmeye (evlilik) işaret edebileceğini söyler.

"She dreamed of a funeral last night — dream of a funeral and you hear of a marriage, they say."Dün gece bir cenaze gördü — cenaze rüyası evlilik haberini getirir, derler.

bad things come in threes /ɡˈʊd bˈæd θˈɪŋz kˈʌm ɪn θɹˈiːz/ kalıp

kötü şeyler üçer üçer gelir

Talihsizliklerin genellikle üçlü gruplar halinde gerçekleştiği inancını ifade eder.

"First I lost my keys, then my wallet — bad things come in threes."Önce anahtarlarımı, sonra cüzdanımı kaybettim; kötü şeyler üçer üçer gelir.

a cat has nine lives /ɐ kˈæt hɐz nˈaɪn lˈaɪvz/ kalıp

kedi dokuz canlıdır

Kedilerin tehlikeli durumları atlatabilecek kadar dayanıklı olduğunu ifade eder.

"That cat has survived everything — a cat has nine lives."O kedi her şeye dayanabildi — kedi dokuz canlıdır.

sing before breakfast, (and|) you will cry before night /sˈɪŋ bɪfˌoːɹ bɹˈɛkfəst ænd ɔːɹ juː wɪl kɹˈaɪ bɪfˌoːɹ nˈaɪt/ kalıp

kahvaltıdan önce şarkı söyle, gece ağla

Günün başında aşırı iyimser ya da kendinden emin olmanın, ileride hayal kırıklığı ya da başarısızlıkla sonuçlanabileceğini, beklenmedik olayların ortaya çıkabileceğini anlatan bir atasözü.

"She was singing at breakfast and was crying by dinner — sing before breakfast, you will cry before night."Kahvaltıda şarkı söyleyip akşam yemeğe kadar ağladı — kahvaltıdan önce şarkı söyle, gece ağla.

(speak|talk) of the devil, and he (shall|will) appear /spˈiːk tˈɔːk ʌvðə dˈɛvəl ænd hiː ʃˌæl wɪl ɐpˈɪɹ/ kalıp

şeytanı konuş, o görünür

hakkında konuşulan birinin gelişini kabul etmek için kullanılır, konuşulan birinin dikkatini veya varlığını beklenmedik bir şekilde çekebileceğini ima eder

"Speak of the devil, he appears!"Şeytanı konuş, o görünür!

he that follows freits, freits (will|shall) follow him /hiː ðæt fˈɑːloʊz fɹˈeɪts fɹˈeɪts wɪl ɔːɹ ʃˌæl fˈɑːloʊ hˌɪm/ kalıp

kötü işaret peşinde koşan, kötü işareti bulur

Kötü alametlere inananların, bu inançları nedeniyle daha çok talihsizlik çekebileceğini, kendini gerçekleştiren bir kehanet olduğunu anlatır.

"He looks for bad signs everywhere and keeps finding them — he that follows freits, freits shall follow him."Her yerde kötü işaret arar, bulur — kötü işaret peşinde koşan, kötü işareti bulur.

May chickens come cheeping /mˈeɪ tʃˈɪkɪnz kˈʌm tʃˈiːpɪŋ/ kalıp

mayıs tavukları cıvıldayarak gelir

Mayıs ayında doğan çocukların hastalıklara veya sağlık sorunlarına daha yatkın olduğunu ima etmek için kullanılır

"The lambs born in May are always weak — May chickens come cheeping."Mayıs'ta doğan kuzular her zaman zayıftır; Mayıs tavukları cıvıldayarak gelir.

clear moon, frost soon /klˈɪɹ mˈuːn fɹˈɔst sˈuːn/ kalıp

açık ay, çabuk don

Açık ay ışığının, yakın gelecekte don ya da soğuk hava tahminiyle ilişkilendirildiği geleneksel inancı ifade eder.

"The sky is very clear tonight — clear moon, frost soon."Bu gece gökyüzü çok açık — açık ay, çabuk don.

beware of an oak, it draws the stroke /bɪwˈɛɹ əvən ˈoʊk ɪt dɹˈɔːz ðə stɹˈoʊk/ kalıp

meşe ağacına dikkat, yıldırım çeker

Fırtına sırasında özellikle meşe gibi büyük ağaçların yıldırıma daha yatkın olduğu için dikkatli olunması gerektiğini uyarır.

"Stand away from the oak in a storm — beware of an oak, it draws the stroke."Fırtınada meşeden uzak dur — meşe ağacına dikkat, yıldırım çeker.

Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Duygular İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular