Öğrenme Bozuklukları: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Öğrenme Bozuklukları konusundaki 13 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

13 kelime Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler
dyslexia /dɪˈsɫɛksiə/ isim

disleksi

zeka düzeyi normal olan bireylerde okuma ve heceleme güçlüğüyle kendini gösteren özgül nörobiyolojik bir bozukluk.

"Dyslexia makes reading difficult."Disleksi okuma güçlüğüne neden olur.

dysgraphia /dɪsɡɹˈæfiə/ isim

disgrafi

Yazma becerilerini etkileyen spesifik bir öğrenme bozukluğu; el yazısı, heceleme ve yazılı ifade konularında zorluklar görülür.

"Dysgraphia impairs writing ability."Disgrafi, yazma yetisini bozar.

dyscalculia /dˌɪskɐlkjˈuːliə/ isim

diskalkuli

Matematiksel kavramları ve hesaplamaları anlama ve gerçekleştirme güçlüğü ile karakterize edilen bir öğrenme bozukluğu.

"She has dyscalculia."Onun diskalkulisi var.

dyspraxia /dɪspɹˈeɪksiə/ isim

dyspraxia

koordinasyon, hareket ve planlama konularında zorluk yaşayan, günlük yaşam ve akademik performansı etkileyen nörolojik bir durum

"Dyspraxia affects coordination and motor skills."Dyspraxia, koordinasyon ve motor becerileri etkiler.

dyscravia /dɪskɹˈeɪviə/ isim

dyskravia

Yazılı sembolleri anlama ve işleme güçlüğü ile karakterize edilen, genellikle okuma ve yazma zorluklarına yol açan bir öğrenme bozukluğu.

"Dyscravia impairs writing."Dyskravia yazmayı bozar.

aphasia /əˈfeɪʒə/ isim

afazi

Dil anlama ya da üretimini etkileyen nörolojik bir bozukluk.

"Aphasia results from brain damage."Afazi beyin hasarının bir sonucudur.

auditory processing disorder /ˈɔːdɪtˌoːɹi pɹˈɑːsɛsɪŋ dɪsˈoːɹdɚ/ isim

işitsel işleme bozukluğu

Normal işitme duyusuna sahip olmasına rağmen, işitsel bilgiyi anlama ve yorumlamada güçlük çekilen bir durum.

"She has auditory processing disorder symptoms."O, işitsel işleme bozukluğu belirtileri gösteriyor.

attention deficit hyperactivity disorder /ɐtˈɛnʃən dˈɛfɪsˌɪt hˌaɪpɚɹɐktˈɪvɪɾi dɪsˈoːɹdɚ/ isim

dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu

Çoğunlukla çocuklarda görülen, kişiyi huzursuz, odaklanamayan ve dürtüsel davranan bir hale getiren bir durum.

"ADHD causes restlessness and impulsivity."Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, odaklanma güçlüğüne neden olur.

language disorder /lˈæŋɡwɪdʒ dɪsˈoːɹdɚ/ isim

dil bozukluğu

Bireyin dil anlama ya da üretiminde güçlük çektiği, iletişimini ve dilin uygun kullanımını çeşitli bağlamlarda etkileyen bir durum.

"Language disorder impairs communication."Dil bozukluğu iletişimi bozar.

visual motor deficit /vˈɪʒuːəl mˈoʊɾɚ dˈɛfɪsˌɪt/ isim

görsel-motor eksikliği

gözle gördüklerini el hareketleriyle eşleştirmede güçlük çekilen, yazma, çizme ve el‑göz koordinasyonu gibi görevleri zorlaştıran bir durum

"Visual motor deficit affects hand-eye coordination."Görsel-motor eksikliği el‑göz koordinasyonunu etkiler.

dysorthography /dˌaɪsɔːɹθˈɑːɡɹəfi/ isim

disortografi

harflerin görsel temsili ve kelimelerdeki düzeniyle ilgili sorunlar nedeniyle doğru heceleme yapmada zorluk yaşayan bir durum

"Dysorthography causes spelling difficulties."Disortografi, heceleme güçlüğüne yol açar.

intellectual disability /ˌɪntəlˈɛktʃuːəl dˌɪsɐbˈɪləɾi/ isim

zeka geriliği

düşünme ve anlama becerilerindeki zorluklar nedeniyle öğrenme ve günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmede güçlük çeken bir durum

"Intellectual disability limits adaptive functioning."Zeka geriliği, uyumlu işlevselliği sınırlar.

mild cognitive impairment /mˈaɪld kˈɑːɡnɪtˌɪv ɪmpˈɛɹmənt/ isim

hafif kognitif bozukluk

bireyin yaşı ve eğitim düzeyine göre beklenenden daha fazla olan ancak günlük yaşamı önemli ölçüde etkilemeyin bilişsel gerileme

"He was diagnosed with mild cognitive impairment."Hafif kognitif bozukluk teşhisi kondu.

Bu listedeki 13 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular