Eğitim Personeli (Öğretmen, Profesör, Dekan vb.) · Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler

Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler listesindeki "Eğitim Personeli (Öğretmen, Profesör, Dekan vb.)" ile ilgili 20 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

20 kelime Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler
teacher /ˈtiːtʃɚ/ isim

öğretmen

özellikle okulda insanlara bir şeyler öğreten kişi

"The teacher explained the lesson."Öğretmen dersi anlattı.

educator /ˈɛʤəˌkeɪtɚ/ isim

eğitimci

İnsanlara öğretme işiyle uğraşan kişi.

"The educator received an award for teaching excellence."Eğitimci, öğretim mükemmeliyeti ödülünü kazandı.

preceptor /pɹɪsˈɛptɚ/ isim

eğitmen

Özellikle belirli bir alanda öğrencilere ya da stajyerlere rehberlik, gözetim ve mentorluk yapan öğretmen ya da eğitmen

"The preceptor trains new medical residents."Eğitmen yeni tıp asistanlarını eğitir.

teacher trainer /tˈiːtʃɚ tɹˈeɪnɚ/ isim

öğretmen eğitmeni

Diğer öğretmenlerin becerilerini ve uygulamalarını geliştirmek amacıyla eğitim ve mesleki gelişim sağlayan eğitimci

"The teacher trainer observes the classroom."Öğretmen eğitmeni sınıfı gözlemler.

professor /prəˈfɛsɚ/ isim

profesör

Bir üniversitede veya kolejde belirli bir konuda uzmanlaşmış ve sıklıkla araştırma yapan deneyimli öğretim üyesi

"The professor gave a fascinating talk."Profesör büyüleyici bir konuşma yaptı.

full professor /fʊl prəˈfɛsər/ isim

tam profesör

üniversitede en yüksek akademik rütbeye sahip profesör

"She became a full professor recently"Kısa süre önce tam profesör oldu.

lector /ˈɫɛktɝ/ isim

lektör

Avrupa üniversitelerinde ders veren, öğretim ve araştırma gibi görevleri bulunan akademik personel

"The lector reads passages at the university."Lektör üniversitede pasajları okur.

proctor /ˈpɹɑktɝ/ isim

sınav gözetmeni

Sınavları denetlemek, düzeni sağlamak ve kuralları uygulamakla görevli resmi görevli

"The proctor monitors the exam room."Sınav gözetmeni sınav odasını izler.

invigilator /ɪnvˈɪdʒᵻlˌeɪɾɚ/ isim

denetleyici

Sınavların adil bir şekilde yapılmasını sağlamak için gözetim yapan resmi görevli

"The invigilator checks identification at the exam."Denetleyici sınavda kimlik kontrolü yapar.

paraprofessional /pˌæɹəpɹəfˈɛʃənəl/ isim

yardımcı personel

genellikle eğitim veya sağlık alanlarında, profesyonellere destek veren eğitimli asistan

"The paraprofessional assists the classroom teacher."Yardımcı personel sınıf öğretmenine yardımcı olur.

crossing guard /kɹˈɔsɪŋ ɡˈɑːɹd/ isim

yaya geçidi görevlisi

Yaya, özellikle çocukların, yolları ya da kavşakları güvenli bir şekilde geçmelerine yardımcı olan kişi.

"The crossing guard holds up a stop sign."Yaya geçidi görevlisi dur işareti kaldırır.

guidance counselor /ɡˈaɪdəns kˈaʊnsɛlɚ/ isim

rehberlik danışmanı

Öğrencilere eğitim ve kişisel konularda tavsiye vermekten sorumlu kişi.

"School guidance counselor helps."Okul rehberlik danışmanı öğrencilere yardımcı olur.

deputy /ˈdɛpjəti/, /ˈdɛpjuti/ isim

vekil

Üst düzey bir yetkilinin yokluğunda ona yardımcı olmak ve onun adına hareket etmek üzere atanan kişi.

"The deputy principal handles discipline."Vekil müdür disiplin işlerini yürütür.

don /ˈdɑn/ isim

profesör (don)

Oxford ve Cambridge gibi üniversitelerde görev yapan kıdemli akademisyen ya da öğretim üyesi.

"The don lectures at Oxford."Prof. don Oxford’da ders verir.

dean /ˈdin/ isim

dekan

Bir üniversitede bir fakülte veya bölüm başkanı

"The dean spoke to the students."Dekan öğrencilerle konuştu.

registrar /ˈɹɛdʒɪˌstɹɑɹ/ isim

kayıt memuru

Bir kolej ya da üniversitede öğrenci kayıtlarını tutmaktan sorumlu idari görevli.

"The registrar manages course enrollment."Kayıt memuru ders kayıtlarını yönetir.

provost /ˈpɹoʊvoʊst/ isim

rektör yardımcısı (provost)

Bir kolej ya da üniversitenin akademik işlerinden sorumlu en üst düzey yöneticisi.

"The provost oversees academic affairs."Rektör yardımcısı akademik işleri denetler.

vice chancellor /vˈaɪs tʃˈænsɛlɚ/ isim

rektör yardımcısı (vice chancellor)

Rektörün yardımcısı ya da asistanı; genellikle Britanya üniversitelerinde ikinci en yüksek yürütme görevlisidir.

"The vice chancellor represents the university."Rektör yardımcısı üniversiteyi temsil eder.

vice-principal /vˈaɪspɹˈɪnsɪpəl/ isim

müdür yardımcısı

Müdüre okulun günlük işleyişinde yardımcı olan idari personel.

"The vice-principal covers when the principal is absent."Müdür yokken müdür yardımcısı görev yapar.

visiting /ˈvɪzɪtɪŋ/ sıfat

misafir öğretim üyesi

Geçici olarak bir kurumda ders veren ya da araştırma yapan akademisyen.

"She is a visiting professor."O, misafir öğretim üyesidir.

Bu listedeki 20 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular