Kuruluşlar ve Akademiler: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Kuruluşlar ve Akademiler konusundaki 46 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

46 kelime Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler
day school /dˈeɪ skˈuːl/ isim

gündüz Okulu

Öğrencilerin gün içinde derslere katıldığı ve akşamları evlerine döndükleri okul

"The day school has no boarding facilities."Gündüz okulunun konaklama imkanı yoktur.

night school /nˈaɪt skˈuːl/ isim

gece okulu

çalışan yetişkinlerin gündüz saatleri dışındaki zamanlarda ders alabilmesi için akşamları eğitim veren okul

"Night school offers classes for working adults."Gece okulu, çalışan yetişkinler için dersler sunar.

state school /stˈeɪt skˈuːl/ isim

kamu okulu

devlet bütçesinden sağlanan ücretsiz eğitim sunan okul

"State school follows the national curriculum."Kamu okulu ulusal müfredatı uygular.

private school /ˈpraɪvɪt ˌskuːl/ isim

özel okul

hükümetten değil öğrencilerin ailelerinden para alan okul

"The private school has smaller class sizes."Özel okulda sınıf mevcutları daha küçüktür.

independent school /ˌɪndɪpˈɛndənt skˈuːl/ isim

özel okul

devlet kontrolünden bağımsız, genellikle öğrenim ücretleri, bağışlar ve vakıflar aracılığıyla finanse edilen özel eğitim kurumu

"Independent school charges tuition fees."Özel okul öğrenim ücreti alır.

boarding school /bˈoːɹdɪŋ skˈuːl/ isim

yatılı okul

Öğrencilerin okul yılı boyunca yaşadığı ve eğitim gördüğü okul

"The boy was sent to boarding school at age twelve."Oğlan on iki yaşında yatılı okula gönderildi.

state university /stˈeɪt jˌuːnɪvˈɜːsɪɾi/ isim

devlet üniversitesi

bulunduğu eyaletin hükümeti tarafından finanse edilen kamu üniversitesi

"The state university has low tuition for residents."Devlet üniversitesinin yerli öğrencilere düşük öğrenim ücreti vardır.

community college /kəmjˈuːnɪɾi kˈɑːlɪdʒ/ isim

topluluk koleji

Yerel topluluktan gelen öğrencilere yönelik iki yıllık yükseköğretim sağlayan kolej.

"Attend community college."Topluluk kolejine gidin.

special school /spˈɛʃəl skˈuːl/ isim

özel eğitim okulu

engelli ya da öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere ek destek sağlayan okul

"The special school serves students with disabilities."Özel eğitim okulu, engelli öğrencilere hizmet verir.

magnet school /mˈæɡnɪt skˈuːl/ isim

magnet okul

(ABD’de) standart müfredatın ötesinde uzmanlaşmış programlar sunmak üzere tasarlanmış, genellikle büyük şehirlerde bulunan devlet okulu

"This is a magnet school."Özel magnet okul.

vocational school /voʊkˈeɪʃənəl skˈuːl/ isim

meslek okulu

belirli bir meslek, beceri ya da sektöre yönelik uzmanlaşmış eğitim veren eğitim kurumu

"Vocational school trains electricians and plumbers."Meslek okulu, elektrikçi ve tesisatçıları eğitir.

charter school /tʃˈɑːɹɾɚ skˈuːl/ isim

charter okulu

kamu fonlarıyla çalışan ancak geleneksel devlet okulu sisteminden bağımsız, genellikle belirli bir eğitim yaklaşımına odaklanan okul

"The charter school operates independently of the district."Charter okulu, bölgeden bağımsız olarak faaliyet gösterir.

polytechnic school /pˌɑːlɪtˈɛknɪk skˈuːl/ isim

politeknik okul

mühendislik, bilgisayar teknolojisi gibi mesleki alanlarda uygulamalı beceriler kazandıran eğitim kurumu

"The polytechnic school focuses on engineering and technology."Politeknik okul, mühendislik ve teknolojiye odaklanır.

business school /bˈɪznəs skˈuːl/ isim

işletme fakültesi

Öğrencilerin ekonomi, yönetim ve finans gibi işletmeyle ilgili konuları inceledikleri üniversite veya yüksekokul.

"Business school teaches management and finance."İşletme fakültesi yönetim ve finans öğretir.

medical school /mˈɛdɪkəl skˈuːl/ isim

tıp fakültesi

öğrencilerin doktor olmak için tıp eğitimi aldığı kolej ya da üniversite bölümü

"Medical school requires four years of study."Tıp fakültesi dört yıllık bir eğitim gerektirir.

trade school /tɹˈeɪd skˈuːl/ isim

meslek yüksekokulu

belirli meslek ya da mesleki becerilere yönelik uygulamalı eğitim veren eğitim kurumu

"Trade school teaches welding and HVAC repair."Meslek yüksekokulu kaynakçılık ve HVAC tamiri öğretir.

law school /lˈɔː skˈuːl/ isim

hukuk fakültesi

Juris Doctor derecesi veren ve öğrencileri hukuk mesleğine hazırlayan lisansüstü okul.

"Law school prepares students for the bar exam."Hukuk fakültesi öğrencileri baro sınavına hazırlar.

engineering school /ˌɛndʒɪnˈɪɹɪŋ skˈuːl/ isim

mühendislik fakültesi

Mühendislik disiplinlerine odaklanan akademik programlar sunan yükseköğretim kurumu.

"The engineering school has a Formula SAE team."Mühendislik fakültesinin bir Formula SAE takımı var.

dental school /dˈɛntəl skˈuːl/ isim

diş hekimliği fakültesi

Diş hekimliği alanında mesleki eğitim ve öğretim veren uzman yükseköğretim kurumu.

"Dental school requires clinical practice."Diş hekimliği fakültesi klinik uygulama gerektirir.

pharmacy school /fˈɑːɹməsi skˈuːl/ isim

eczacılık fakültesi

Öğrencilerin eczacı olmak için eğitim ve uygulama aldığı kolej ya da üniversite.

"Pharmacy school includes rotations at hospitals."Eczacılık fakültesi hastanelerde rotasyonlar içerir.

art school /ˈɑːɹt skˈuːl/ isim

sanat okulu

görsel ya da güzel sanatlar alanında bireyleri eğitmek amacıyla kurulmuş eğitim kurumu

"Art school teaches artistic techniques."Sanat okulu sanatsal teknikleri öğretir.

drama school /dɹˈɑːmə skˈuːl/ isim

drama okulu

Öğrencilerin oyunculuk, sahne sanatları ve performans becerilerini öğrendiği eğitim kurumu.

"Drama school prepares students for stage and screen."Drama okulu öğrencileri sahne ve ekrana hazırlar.

film school /fˈɪlm skˈuːl/ isim

film okulu

Yönetmenlik, yapımcılık, senaryo yazımı ve sinematografi gibi film yapımının çeşitli yönlerini öğreten eğitim kurumu.

"Film school teaches directing and editing."Film okulu yönetmenlik ve kurgu öğretir.

music school /mjˈuːzɪk skˈuːl/ isim

müzik okulu

Performans, besteleme, teori ve müzik tarihi gibi alanlarda uzmanlaşmış eğitim veren kurum.

"The music school has practice rooms with pianos."Müzik okulunda piyanolu çalışma odaları bulunur.

cooking school /kˈʊkɪŋ skˈuːl/ isim

aşçılık okulu

öğrencilere yemek pişirme, mutfak teknikleri ve gıda hazırlığı konularında bilgi ve beceri kazandıran kolej ya da üniversite

"Cooking school teaches culinary techniques."Aşçılık okulu, mutfak tekniklerini öğretir.

journalism school /dʒˈɜːnəlˌɪzəm skˈuːl/ isim

gazetecilik okulu

Öğrencilerin haber toplama, yazma, düzenleme ve çoklu ortam anlatımı gibi gazetecilik becerileri aldığı eğitim kurumu.

"Journalism school requires an ethics course."Gazetecilik okulu etik dersi zorunlu kılar.

normal school /nˈoːɹməl skˈuːl/ isim

normal okul

Özellikle ilköğretim öğretmenliği eğitimi veren kurum.

"Normal school trained teachers in the 19th century."Normal okul 19. yüzyılda öğretmen yetiştirmiştir.

Ivy League /ˈaɪvi lˈiːɡ/ isim

ivy League

ABD’de akademik mükemmeliyeti, seçici kabul politikaları ve rekabetçi spor programlarıyla tanınan sekiz özel yükseköğretim kurumunun grubu

"Ivy League university."Ivy League üniversitesi.

deemed university /dˈiːmd jˌuːnɪvˈɜːsɪɾi/ isim

değerlendirilen üniversite

(Hindistan’da) akademik mükemmeliyeti ve araştırma‑öğretim kapasitesi nedeniyle hükümet tarafından üniversite statüsü verilen kurum.

"The deemed university has autonomous status."Değerlendirilen üniversitenin özerk statüsü vardır.

gymnasium /dʒɪmˈneɪziəm/ isim

gimnazyum

Öğrencileri yükseköğretime hazırlamaya odaklanan ortaöğretim türü.

"The German gymnasium prepares students for university."Alman gimnazyumu öğrencileri üniversiteye hazırlar.

graduate school /ɡɹˈædʒuːət skˈuːl/ isim

lisansüstü eğitim

üniversitede veya yükseköğretim kurumunda lisans mezunlarına ileri düzey veya yüksek lisans derecesi sunan bölüm

"Graduate school is demanding."Lisansüstü eğitim zordur.

seminary /ˈsɛməˌnɛɹi/ isim

ilahiyat fakültesi

Genellikle bir dini mezhebe bağlı, din adamı veya dini lider olmak isteyen kişilere eğitim ve öğretim sağlayan eğitim kurumu.

"The seminary trains priests and ministers."İlahiyat fakültesi papaz ve vaiz yetiştirir.

yeshiva /jɪˈʃivə/ isim

yeşiva

Öğrencilerin dini metin ve öğretileri incelediği Yahudi eğitim kurumu.

"The yeshiva studies the Talmud daily."Yeşiva her gün Talmud çalışır.

academy school /ɐkˈædəmi skˈuːl/ isim

akademi okulu

İngiltere’de müfredat ve bütçe üzerinde geleneksel okullara göre daha fazla özerkliğe sahip kamu okulu.

"The academy school is funded directly by the government."Akademi okulu doğrudan devlet tarafından finanse edilir.

secondary modern school /sˈɛkəndɚɹi mˈɑːdɚn skˈuːl/ isim

ikincil modern okul

Birleşik Krallık’ta grammar okullarına gitmeyen öğrencilere genel eğitim veren ortaöğretim türü.

"The secondary modern school focused on practical skills."İkincil modern okul pratik becerilere ağırlık verir.

crammer /ˈkɹæmɝ/ isim

sıkı kurs (crammer)

İngiltere’de sınavlara kısa sürede yüksek puan almayı hedefleyen yoğun hazırlık dersleri veren eğitim merkezi.

"Crammer courses intensify before final exams."Sıkı kurslar final sınavlarından önce yoğunlaşır.

City Technology College /sˈɪɾi tɛknˈɑːlədʒi kˈɑːlɪdʒ/ isim

şehir teknoloji koleji

İngiltere’de devlet tarafından finanse edilen ve teknoloji‑meslek alanlarına odaklanan ortaöğretim okulu.

"City Technology College specializes in science and technology."Şehir teknoloji koleji fen ve teknoloji alanında uzmanlaşmıştır.

community school /kəmjˈuːnɪɾi skˈuːl/ isim

toplum okulu

Birleşik Krallık'ta yerel yönetim tarafından işletilen ve genellikle normal eğitim dışı kulüpler, sağlık hizmetleri gibi hizmetler de sunan okul türü.

"The community school offers adult education classes."Toplum okulu yetişkin eğitim sınıfları sunmaktadır.

foundation school /faʊndˈeɪʃən skˈuːl/ isim

vakıf okulu

İngiltere ve Galler'de devlet tarafından finanse edilen ancak kendi işleyişi üzerinde daha fazla özgürlüğe sahip, genellikle bir yönetim kurulu ya da vakıf tarafından yönlendirilen okul türü.

"The foundation school has a religious character."Vakıf okulunun dini bir karakteri vardır.

university technical college /jˌuːnɪvˈɜːsɪɾi tˈɛknɪkəl kˈɑːlɪdʒ/ isim

üniversite teknik koleji

İngiltere'de yerel işletmeler ve üniversitelerle ortaklık içinde teknik ve mesleki eğitim veren ortaöğretim okulu.

"The university technical college focuses on engineering."Üniversite teknik koleji mühendisliğe odaklanmaktadır.

free school /fɹˈiː skˈuːl/ isim

serbest okul

İngiltere'de devlet tarafından finanse edilen ancak müfredat ve yönetim konusunda daha fazla özerkliğe sahip bağımsız okul türü.

"The free school was set up by parents and teachers."Serbest okul, veliler ve öğretmenler tarafından kurulmuştur.

voluntary aided school /vˈɑːləntɚɹi ˈeɪdᵻd skˈuːl/ isim

gönüllü destekli okul

İngiltere ve Galler'de devlet tarafından finanse edilen ancak dini ya da hayır kurumları tarafından idare edilen, kabul ve eğitimde dini etkisinin olduğu okul.

"The voluntary aided school maintains its own religious character."Gönüllü destekli okul kendi dini karakterini korur.

voluntary controlled school /vˈɑːləntɚɹi kəntɹˈoʊld skˈuːl/ isim

gönüllü kontrol edilen okul

İngiltere ve Galler'de çoğunlukla yerel otorite tarafından finanse ve yönetilen, ancak bir dini ya da hayır kuruluşu ile bağlantısı bulunan okul türü.

"The voluntary controlled school is funded by the local authority."Gönüllü kontrol edilen okul yerel otorite tarafından finanse edilir.

sixth-form college /sˈɪksθfˈɔːɹm kˈɑːlɪdʒ/ isim

altıncı sınıf koleji

Birleşik Krallık'ta 16‑18 yaş arasındaki öğrencilerin üniversiteye hazırlık ya da kariyere geçiş için ileri düzey dersler aldığı okul.

"The sixth-form college offers A-level courses."Altıncı sınıf koleji A-level dersleri sunmaktadır.

alma mater /ˈɑːlmə mˈeɪɾɚ/ isim

eski okul

Kişinin eğitim gördüğü üniversite, kolej ya da okul.

"Visit alma mater university."Eski okul üniversitesini ziyaret edin.

redbrick university /ɹˈɛdbɹɪk jˌuːnɪvˈɜːsɪɾi/ isim

kırmızı tuğla üniversitesi

Geleneksel akademik mükemmeliyeti ve kırmızı tuğla binalarıyla tanınan, İngiltere'nin büyük sanayi şehirlerinde 19. ve 20. yüzyıl başlarında kurulan prestijli yükseköğretim kurumları.

"Redbrick universities were founded in the 19th and early 20th centuries."Kırmızı tuğla üniversiteleri 19. ve 20. yüzyılın başlarında kurulmuştur.

Bu listedeki 46 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Eğitim İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular