birlikte çalışmak
Birisiyle iş birliği yapmak, ortak fayda sağlayan bir etkileşimde bulunmak.
"We need him to play ball with us."Onun bizimle birlikte çalışmasına ihtiyacımız var.
İşbirliği ve Takım Çalışması konusundaki 8 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
birlikte çalışmak
Birisiyle iş birliği yapmak, ortak fayda sağlayan bir etkileşimde bulunmak.
"We need him to play ball with us."Onun bizimle birlikte çalışmasına ihtiyacımız var.
payını yapmak
kişinin sorumluluklarının kendi payını yerine getirmesi
"Everyone should do their bit to help."Herkes yardım etmek için payını yapmalı.
bütünün parçalarından daha büyük
Bireysel olarak değil, bir bütün olarak çalıştığında kalite ya da etkililik açısından üstün olmak.
"This team is greater than its parts."Bu ekip parçalarından daha büyüktür.
payını vermek
Bir grup görevi, proje ya da işte sorumluluklarını yerine getirmek.
"Everyone must pull their weight here."Herkes burada payını vermeli.
suç ortağı
Birlikte plan yapıp bir işi başaran iki kişi.
"She is my partner in crime."O, benim suç ortağım.
el ele
Sıkı, neredeyse sorunsuz bir ortaklık içinde birlikte çalışmak.
"They work hand and glove together."Onlar el ele çalışıyorlar.
birlikte çalışmak
bir amaca ulaşmak için birbirleriyle
"We are in harness."Birlikte çalışıyoruz.
herkesin yardımı lazım
Zor bir durum için herkesin desteğinin gerektiğini ifade eder.
"All hands on deck — we need to finish this today!"Herkesin yardımı lazım — bunu bugün bitirmeliyiz!
Bu listedeki 8 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla