Eleştiri: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Eleştiri konusundaki 17 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

17 kelime Görüş İle İlgili İngilizce Deyimler
a flea in {one's} [ear] /ɐ flˈiː ɪn wˈʌnz ˈɪɹ/ ifade

sert bir çıkışmak

birinin eylemi veya davranışı sonucunda ona karşı sert bir hoşnutsuzluk veya eleştiri ifadesi

"I sent him away with a flea in his ear."Onu sert bir çıkışmayla gönderdim.

to [have] a go /hæv ɐ ɡˈoʊ/ ifade

denemek

bir şeyi yapmayı ya da başarmayı deneme girişiminde bulunmak

"I want to have a go at painting."Resim yapmayı denemek istiyorum.

to [read] {sb} the riot act /ɹˈiːd ˌɛsbˈiː ðə ɹˈaɪət ˈækt/ ifade

sert bir uyarı yapmak

birinin aynı hatayı tekrarlamaması için öfkeyle uyarıp tehdit etmek

"Mom read me the riot act."Anne bana sert bir uyarı yaptı.

to [rake] {sb/sth} over the coals /ɹˈeɪk ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ ˌoʊvɚ ðə kˈoʊlz/ ifade

ateşe tutmak

birini hatası nedeniyle şiddetle eleştirmek

"They raked him over the coals."Onu ateşe tuttular.

to [drag] {sb/sth} over the coals /dɹˈæɡ ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ ˌoʊvɚ ðə kˈoʊlz/ ifade

ateşe tutmak

birini şiddetli eleştiriye maruz bırakmak

"They dragged him over the coals."Onu ateşe tuttular.

[let] {sb} have it /lˈɛt ˌɛsbˈiː hˈæv ɪt/ kalıp

ona haddini bildirmek

Bir kişiyi yaptığı veya söylediği şey hakkında şiddetle eleştirmek veya cezalandırmak.

"The boss let him have it."Patron ona haddini bildirdi.

to [whale] on {sb/sth} /wˈeɪl ˌɑːn ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

birini/bir şeyi dövmek

Birine veya bir şeye şiddetle ve defalarca vurmak

"He will whale on him."Bana saldıracak!

water off a duck's back /wˈɔːɾɚɹ ˈɔf ɐ dˈʌks bˈæk/ ifade

ördek sırtından su damlası gibi

(eleştiriler veya uyarılar için) bir kişi üzerinde hiçbir etki bırakmamak

"His criticism is water off a duck's back."Onun eleştirisi ördek sırtından su damlası gibi.

(in|on) the firing line /ɪn ˌɑːn ðə fˈaɪɚɹɪŋ lˈaɪn/ ifade

ateş hattında olmak

çok fazla eleştiri alma olasılığı olmak

"He was on the firing line."Ateş hattındaydı.

[be] on the receiving end /ɑːnðə ɹɪsˈiːvɪŋ ˈɛnd/ ifade

alıcı konumunda olmak

eylemlerin veya sonuçların etkilerini, genellikle başkalarından deneyimlemek

"He was on the receiving end today."Bugün alıcı konumundaydı.

in full cry /ɪn fˈʊl kɹˈaɪ/ ifade

coşkuyla

bir şeyi büyük bir enerji ve heyecanla yapma eylemini ifade etmek için kullanılır

"They were in full cry."Coşkuyla yapıyorlardı.

to [throw|pour] cold water on {sth} /θɹˈoʊ pˈoːɹ kˈoʊld wˈɔːɾɚɹ ˌɑːn ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

soğuk su dökmek

Birinin planlarını ya da görüşlerini olumsuz konuşarak motivasyonunu kırmak.

"Don't throw cold water on ideas."Fikirlere soğuk su dökmeyin.

the pot calling the kettle black /ðə pˈɑːt kˈɔːlɪŋ ðə kˈɛɾəl blˈæk/ ifade

tencere dibin kara, seninki benden kara

birinin kendisinde de bulunan bir kusur için başka birini eleştirmesi durumunda kullanılır

"That's the pot calling the kettle black."Bu tencere dibin kara, seninki benden kara.

to [take] a beating /tˈeɪk ɐ bˈiːɾɪŋ/ ifade

ağır darbe almak

Belirli bir durumda önemli bir kayıp, başarısızlık veya aksilik yaşamak.

"Our team took a beating yesterday."Takımımız dün ağır darbe aldı.

have a go /hæv ə goʊ/ ifade

sertçe eleştirmek

söyledikleri veya yaptıkları nedeniyle birini şiddetle eleştirmek

"They will have a go."Sertçe eleştirecekler.

whale on somebody or something /weɪl ɔn ˈsəmˌbɑdi ər ˈsəmθɪŋ/ ifade

acımasızca eleştirmek

meydana gelen olumsuz bir şey için birini veya bir şeyi şiddetle eleştirmek

"They will whale on it."Acımasızca eleştirecekler.

take a beating /teɪk ə ˈbitɪŋ/ ifade

sert tepkiyle karşılaşmak

güçlü olumsuz geri bildirim veya sözlü tacizle yüzleşmek

"He will take a beating."Sert tepkiyle karşılaşacak.

Bu listedeki 17 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Görüş İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular