Sorumlu Olmak: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Sorumlu Olmak konusundaki 16 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

16 kelime Karar ve Kontrol İle İlgili İngilizce Deyimler
{one's} life [is] in {one's} hands /wˈʌnz lˈaɪf ɪz ɪn wˈʌnz hˈændz/ kalıp

hayatın ellerinde

Birinin yaşamının tamamen başka birinin kararına bağlı olduğunu ifade eder.

"My life is in hands."Hayatın ellerinde.

to [throw] {one's} weight around /θɹˈoʊ wˈʌnz wˈeɪt ɐɹˈaʊnd/ ifade

ağırlığını koymak

İstediğini elde etmek için gücünü veya etkisini kullanmak, özellikle agresif ve baskıcı bir şekilde davranarak.

"He likes to throw his weight around."Ağırlığını koymayı sever.

to [lay] down the law /lˈeɪ dˌaʊn ðə lˈɔː/ ifade

kanunları koymak

İnsanlara ne yapmaları gerektiğini güçlü ve otoriter bir şekilde söylemek.

"The boss laid down the law."Patron kanunları koydu.

to [wear] the pants /wˈɛɹ ðə pˈænts/ ifade

kararları elinde tutmak

bir ilişkide ya da ailede en önemli kararları veren, tam kontrol sahibi olan kişi olmak

"She wears the pants here."Burada kararları elinde tutan o.

at the helm of {sth} /æt ðə hˈɛlm ʌv ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

direksiyonda olmak

Belirli bir kişi veya şeyin tam kontrolünde olmak veya genel sorumluluğuna sahip olmak.

"He is at the helm of the company."Şirketin direksiyonda o.

on {one's} watch /ˌɑːn wˈʌnz wˈɑːtʃ/ ifade

gözetimimde

Bir şeyden sorumlu olduğun sürece, yetkin olduğu sürece.

"Nothing bad happened on my watch."Benim gözetimimde kötü bir şey olmadı.

to [call] the (shots|tune) /kˈɔːl ðə ʃˈɑːts tˈuːn/ ifade

kararları elinde tutmak

Bir durumun kontrolünü elinde bulundurmak ve ne yapılacağına karar vermek.

"She calls the shots here."Burada kararları o veriyor.

upper hand /ˌʌpɚ hˈænd/ isim

üstün konum

Bir durumu ya da insanları tamamen kontrol edebilecek kadar yüksek güç ya da otorite sahibi olmak.

"The manager had the upper hand."Ev sahibi takım üstün konuma geldi.

to [rule] the roost /ɹˈuːl ðə ɹˈuːst/ ifade

sözü geçmek

Bir grupta veya bir durumda kontrol sahibi olmak ve mutlak güce sahip olmak.

"She rules the roost at home."Evde onun sözü geçer.

big brother /bˈɪɡ bɹˈʌðɚ/ isim

büyük abi

insanların hareketlerini kontrol edip izleyerek mahremiyetlerine el koyan güçlü kişi ya da kuruluş

"Big brother is watching."Büyük abi seni izliyor.

(last|final) word /lˈæst fˈaɪnəl wˈɜːd/ ifade

son söz

Bir konu hakkında verilen en son ve kesin karar ya da beyan.

"She had the last word."Onun son sözü vardı.

to [get] {one's} hooks into {sb/sth} /ɡɛt wˈʌnz hˈʊks ˌɪntʊ ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

birinin/ bir şeyin üzerine kanca takmak

tam kontrol sağlamak ya da birini/ bir şeyi büyük ölçüde etkilemek

"The ad got its hooks into me."Reklam beni etkisi altına aldı.

to [hold] the reins /hˈoʊld ðə ɹˈeɪnz/ ifade

gemileri yönetmek

Belirli bir şirket, organizasyon vb.nin başında olmak.

"She likes to hold the reins."Gemileri yönetmeyi sever.

in {one's} hands /ɪn wˈʌnz hˈændz/ ifade

elinde

Bir şey üzerinde kontrol, sorumluluk ya da yetki sahibi olmak anlamında kullanılan ifade

"Your future is in your own hands."Geleceğin senin elinde.

captain of {one's} own ship /kˈæptɪn ʌv wˈʌnz ˈoʊn ʃˈɪp/ ifade

kendi gemisinin kaptanı olmak

kendi hayatı ve kararları üzerinde otorite ve kontrol sahibi olmak

"Be the captain of your own ship."Kendi geminin kaptanı ol.

lastword /lastword*/ ifade

son söz

Bir konu hakkında nihai ve kesin beyan veya karar.

"That's the lastword."Bu son söz.

Bu listedeki 16 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Karar ve Kontrol İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular