Olasılık: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Olasılık konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Kesinlik İle İlgili İngilizce Deyimler
ten to one /tˈɛn tə wˌʌn/ ifade

on üzerinden on

Son derece muhtemel.

"Ten to one, it will rain today."On üzerinden on, bugün yağmur yağacak.

the sky is the limit /ðə skˈaɪ ɪz ðə lˈɪmɪt/ kalıp

gökyüzü sınırdır

başarıya ulaşmasını engelleyecek bir şeyin olmadığını söylemek için kullanılır

"You are talented and young — the sky is the limit!"Yeteneklisin ve gençsin — gökyüzü sınırdır!

while the getting [is] good /wˌaɪl ðə ɡˌɛɾɪŋ ɪz ɡˈʊd/ ifade

fırsat iyiyken

bir şey yapma ya da elde etme fırsatı geçmeden önce

"He quit while the getting was good."Fırsat iyiyken işten ayrıldı.

to [come] {one's} way /kˈʌm wˈʌnz wˈeɪ/ ifade

karşına çıkan

(iyi bir şeyin) sana gelmesi ya da senin için ortaya çıkması

"Good luck will come my way."Karşına çıkan her fırsatı değerlendiririm.

to [be] in the air /biː ɪnðɪ ˈɛɹ/ ifade

havada olmak

bir şeyin gerçekleşmek üzere olduğu hissine kapılmak

"There is excitement in the air tonight."Bu gece havada bir heyecan var.

if worst comes to worst /ɪf wˈɜːst kˈʌmz tə wˈɜːst/ kalıp

en kötüsü gerçekleşirse

en kötü durum ya da en zor şey olursa demek için kullanılır

"If worst comes to worst, we can sleep in the car."En kötüsü gerçekleşirse, arabada uyuyabiliriz.

storm is brewing /stˈoːɹm ɪz bɹˈuːɪŋ/ kalıp

fırtına kopmak üzere

kötü ya da hoş olmayan bir şeyin gerçekleşeceğini söylemek için kullanılır

"There is tension in the office — a storm is brewing."Ofiste bir gerginlik var — fırtına kopmak üzere.

when push [come] to shove /wɛn ɪf pˈʊʃ kˈʌmz tə ʃˈʌv/ ifade

işin zorlaştığı an

bir durum kritik bir noktaya ulaştığında harekete geçmek gerektiğini ifade eden deyim

"When push comes to shove, he always helps."İşin zorlaştığı an, o her zaman yardım eder.

to [stand] a chance /stˈænd ɐ tʃˈæns/ ifade

şansının olması

Başarı ya da istenen sonuca ulaşma ihtimaline sahip olmak

"Do you stand a chance of winning?"Kazanma şansın var mı?

to [read] the tea leaves /ɹˈiːd ðə tˈiː lˈiːvz/ ifade

geleceği okumak

gelecekte ne olacağını söyleyebilmek veya tahmin edebilmek

"He read tea leaves."Geleceği okudu.

on paper /ˌɑːn pˈeɪpɚ/ ifade

kağıt üzerinde

teorik olarak, pratikte değil

"It looks good on paper."Plan kağıt üzerinde güzel görünüyor.

cloud on the horizon /klˈaʊd ɑːnðə hɚɹˈaɪzən/ ifade

ufukta bir bulut

yakın gelecekte sorun yaratacak bir durum

"There is a cloud on the horizon regarding our funding."Finansman konusunda ufukta bir bulut var.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Kesinlik İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular