gözlerine/duyularına inanamamak
gördüklerine ya da duyduklarına inanmakta zorlanmak
"I could not believe my ears when I heard the news."Haberi duyduğumda kulaklarıma inanamadım.
İnanılmaz konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
gözlerine/duyularına inanamamak
gördüklerine ya da duyduklarına inanmakta zorlanmak
"I could not believe my ears when I heard the news."Haberi duyduğumda kulaklarıma inanamadım.
iki kez bakmak
şaşkınlık, karışıklık ya da inanılmazlık nedeniyle bir şeye iki kez bakmak
"The strange noise makes him do a double take."Garip ses onu iki kez bakmaya itti.
şapkanı tut
heyecanlı, yoğun ya da tahmin edilemez bir olay için kendini hazırlamak
"Hold on to your hat, this is going to be fast."Şapkanı tut, bu çok hızlı geçecek.
sözcük bulamamak
şok, şaşkınlık ya da yoğun duygu nedeniyle ne söyleyeceğini geçici olarak düşünememek
"I was lost for words when I saw her."Onu gördüğümde sözcük bulamıyordum.
kaşları kaldırmak
alışılmadık, beklenmedik veya tartışmalı bir şey nedeniyle insanlarda şaşkınlık, merak veya hafif şok uyandırmak
"His actions raised eyebrows."Hareketleri kaşları kaldırdı.
beklenmedik bir anda
büyük bir sürprize neden olan haber veya olay
"The announcement came like a bolt out of the blue."Duyuru beklenmedik bir anda geldi.
görmeye kadar yaşamak
belirsiz, önemli ya da uzun zamandır beklenen bir olay gerçekleşene kadar hayatta kalmak
"I never thought I would live to see the day."Bu günü göreceğime hiç inanmamıştım.
ağzı açık kalmak
aşırı derecede şaşırmış veya şok olmuş olmak, ağzın şaşkınlıkla genişçe açılmasına neden olmak
"The news almost made me drop my teeth."Haber neredeyse ağzımın açık kalmasına neden oldu.
birini bir tüy kadar şaşırtmak
bir kişiyi çok şaşırtmak, hayrete düşürmek ya da kafasını karıştırmak
"The news knocked me down completely."Haber beni tamamen bir tüy kadar şaşırttı.
sözler yetmez
çok şaşkın, öfkeli ya da sarsılmış olduğundan sözcük bulamamak
"I have no words — words fail me."Sözler yetmez — ne diyeceğimi bilemedim.
tamamen durmak
Aşırı şaşkınlık, korku ya da hayranlık nedeniyle aniden hareket etmeyi bırakmak.
"The deer stopped dead in its tracks."Geyik tamamen durdu.
Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla