Olası Olmayan Durumlar: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Olası Olmayan Durumlar konusundaki 16 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

16 kelime Kesinlik İle İlgili İngilizce Deyimler
to [be] a big if /biː ɐ bˈɪɡ ɪf/ ifade

büyük bir koşul

gerçekleşmesi belirsiz ya da zor bir şart ya da koşul

"It will be a big if."O kazanırsa büyük bir koşul olur.

cock-and-bull story /kˈɑːkændbˈʊl stˈoːɹi/ isim

uçuk masal

İmkânsız ya da inanılmaz bir hikâye; özellikle bahane olarak kullanılan bir yalan.

"The cock-and-bull story convinces no one."Uçuk masal kimseyi ikna etmez.

forget that noise /fɚɡˈɛt ðæt nˈɔɪz/ kalıp

boşver

Sinirli bir tavırla, birinin ya da bir şeyin umursanmadığını ifade etmek.

"Forget that noise, I quit."Boşver — ücretsiz fazla mesai yapmayacağım.

I will eat my hat /aɪ wɪl ˈiːt maɪ hˈæt/ kalıp

şapkamı yerim

bir şeyin asla gerçekleşmeyeceğini ya da doğru olmayacağını vurgulamak için söylenir

"If that is true, I will eat my hat."Eğer bu doğruysa şapkamı yerim.

to [cast] beyond the moon /kˈæst bɪjˌɑːnd ðə mˈuːn/ ifade

ay’a kadar uzanmak

gerçekçi olmayan, hayalperest düşüncelere dalmak

"Don't cast beyond the moon."Ay’a kadar uzanma, gerçekçi ol.

too good to be true /tˈuː ɡˈʊd təbi tɹˈuː/ ifade

gerçek olamayacak kadar iyi

beklentileri aşan, inanılması güç bir durum için kullanılır

"The job offer sounds too good to be true."İş teklifi gerçek olamayacak kadar iyi geliyor.

long shot /lˈɑːŋ ʃˈɑːt/ isim

çılgın bir girişim

Başarı ihtimali çok düşük olan, umutlu olmayan bir deneme.

"Very long shot."Bu çok çılgın bir girişim.

(at|) the end of the rainbow /æt ðɪ ˈɛnd ʌvðə ɹˈeɪnboʊ/ ifade

gökkuşağının sonunda

son derece arzu edilen ama neredeyse elde edilemeyen şeyleri tanımlamak için kullanılır

"Gold is at the end of the rainbow."Altın gökkuşağının sonunda.

jam tomorrow /dʒˈæm təmˈɔːɹoʊ/ isim

yarın reçeli

asla gerçekleşmeyecek bir vaat ya da hayal

"The promise of a raise was just jam tomorrow."Maaş zammı sözü sadece yarın reçeliydi.

to [swing] for the fences /swˈɪŋ fɚðə fˈɛnsᵻz/ ifade

çitleri aşmak

gerçek dışı ya da çok zor hedeflere yönelmek

"He will swing for the fences."Son şansında çitleri aştı.

pigs (can|might) fly /pˈɪɡz kæn mˌaɪt flˈaɪ/ kalıp

domuzlar uçar

Bir şeyin gerçekleşeceğine ya da doğru olacağına inanılmadığını ifade etmek için kullanılır.

"Will he ever apologise? Pigs might fly."Hiç özür diler mi? Domuzlar uçar.

pipe dream /pˈaɪp dɹˈiːm/ isim

hayal ürünü

pratik olmayan veya imkansız bir fikir, plan veya dilek

"Becoming a millionaire is a pipe dream."Milyoner olmak bir hayal ürünü.

ghost of a chance /ɡˈoʊst əvə tʃˈæns/ ifade

hayalet şansı

en ufak başarı ihtimali

"He does not have a ghost of a chance."Onun hayalet şansı yok.

to [promise] {sb} the (moon|earth|world) /pɹˈɑːmɪs ˌɛsbˈiː ðə mˈuːn ˈɜːθ wˈɜːld/ ifade

gerçek dışı vaatlerde bulunmak

gerçekleştirilemeyecek ya da tutulması imkânsız vaatlerde bulunmak

"He promised her the moon yesterday."Dün ona ayı vaat etti.

to {not} [look] back /nˌɑːt lˈʊk bˈæk/ ifade

arkasına bakmamak

Geçmiş koşullara dönme arzusu veya niyeti olmamak.

"She started her own business and never looked back."Kendi işini kurdu ve arkasına bakmadı.

tonotlook back /tonotlook* bæk/ ifade

geriye bakmamak

geçmiş koşullara dönmek için hiçbir istek veya niyet olmamak

"I will not look back."Geriye bakmayacağım.

Bu listedeki 16 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Kesinlik İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular