Materyalizm: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Materyalizm konusundaki 10 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

10 kelime Zenginlik ve Başarı İle İlgili İngilizce Atasözleri
he that hath a full purse never wanted a friend /hiː ðæt hæθ ɐ fˈʊl pˈɜːs nˈɛvɚ wˈɑːntᵻd ɐ fɹˈɛnd/ kalıp

dolmuş cüzdanı olanın dostu eksik olmaz

Zengin ya da kaynakları bol olan kişilerin, daha kolay arkadaş edinip dostlarını koruyabildiklerini söyler.

"A rich man always has friends — he that has a full purse never wanted a friend."Zengin adamın her zaman dostları vardır — dolmuş cüzdanı olanın dostu eksik olmaz.

a great dowry is a bed full of brambles /ɐ ɡɹˈeɪt dˈaʊɹi ɪz ɐ bˈɛd fˈʊl ʌv bɹˈæmbəlz/ kalıp

büyük çeyiz diken dolu bir yataktır

Büyük bir çeyize sahip olmanın veya bir evlilikte yalnızca maddi zenginliğe odaklanmanın zorluklara, engellere ve hatta mutsuzluğa yol açabileceğini öne sürmek için kullanılır.

"A large dowry causes more problems than it solves — a great dowry is a bed full of brambles."Büyük bir çeyiz, çözümden daha fazla sorun yaratır — büyük çeyiz diken dolu bir yataktır.

no man loves his fetters, be they made of gold /nˈoʊ mˈæn lˈʌvz hɪz fˈɛɾɚz biː ðeɪ mˌeɪd ʌv ɡˈoʊld/ kalıp

hiç kimse prangalarını sevmez, altın olsa bile

Maddi zenginlik peşinde koşmanın kişisel özgürlük veya gerçek mutluluk pahasına olmaması gerektiğini öne sürmek için kullanılır.

"Even golden chains are still chains — no man loves his fetters, be they made of gold."Altın zincirler bile zincirdir — hiç kimse prangalarını sevmez, altın olsa bile.

you cannot take it with you when you (die|go) /juː kænˈɑːt tˈeɪk ɪt wɪð juː wɛn juː dˈaɪ ɡˈoʊ/ kalıp

ölünce yanına alamazsın

Maddi eşyaların nihayetinde geçici olduğunu ve ilişkiler, deneyimler ve kişisel gelişime odaklanmanın uzun vadede daha anlamlı olduğunu vurgulamak için kullanılır.

"You cannot take your money with you when you die — you cannot take it with you when you go."Ölünce paranı yanına alamazsın — ölünce yanına alamazsın.

the best things in life are free /ðə bˈɛst θˈɪŋz ɪn lˈaɪf ɑːɹ fɹˈiː/ kalıp

en güzel şeyler bedava

Hayattaki en değerli şeylerin (mutluluk, sevgi vb.) satın alınamayacağını, deneyim ve ilişkilerin paradan daha önemli olduğunu ifade eder.

"The most valuable things in life are free — the best things in life are free."Hayattaki en kıymetli şeyler ücretsizdir — en güzel şeyler bedava.

man (does not|cannot) live by bread alone /mˈæn dʌznˌɑːt kænˈɑːt lˈaɪv baɪ bɹˈɛd ɐlˈoʊn/ kalıp

insan sadece ekmekle yaşamaz

Maddi ihtiyaçların ötesinde, duygusal, sosyal ve manevi gereksinimlerin de mutluluk için zorunlu olduğunu vurgular.

"You need more than money and food to be happy — man does not live by bread alone."Mutlu olmak için sadece para ve yemek yetmez — insan sadece ekmekle yaşamaz.

money cannot buy happiness /mˈʌni kænˈɑːt bˈaɪ hˈæpɪnəs/ kalıp

para mutluluğu satın alamaz

Maddi zenginliğin mutluluk ya da tatmin getirmediğini, gerçek huzurun başka şeylerden kaynaklandığını söyler.

"Money does not make you truly happy — money cannot buy happiness."Para gerçek mutluluğu getirmez — para mutluluğu satın alamaz.

the things you own end up owning you /ðə θˈɪŋz juː ˈoʊn ˈɛnd ˌʌp ˈoʊnɪŋ juː/ kalıp

sahip oldukların sana hükmeder

Maddi eşyalarına aşırı bağlanmanın, kişisel özgürlüğü ve kontrolü elinden alabileceğini ifade eder.

"Your possessions control you as much as you control them — the things you own end up owning you."Eşyaların seni kontrol eder, sen de onları kontrol edersin — sahip oldukların sana hükmeder.

money is not everything /mˈʌni ɪz nˌɑːt ˈɛvɹɪθˌɪŋ/ kalıp

para her şey değildir

Sağlık, ilişkiler, kişisel gelişim gibi değerlerin paradan daha önemli olduğunu, maddi başarının tek ölçüt olmaması gerektiğini vurgular.

"There are more important things than money — money is not everything."Paradan daha kıymetli şeyler vardır — para her şey değildir.

a moneyless man goes fast through the market /ɐ mˈʌnɪləs mˈæn ɡoʊz fˈæst θɹuː ðə mˈɑːɹkɪt/ kalıp

parasız adam pazarda hızlı geçer

Para harcamadan, pazara ilgi duymadığını ve bu yüzden orada çok zaman harcamayacağını ima etmek için kullanılır.

"A poor person has no power in the market — a moneyless man goes fast through the market."Fakir adamın pazarda gücü yoktur — parasız adam pazarda hızlı geçer.

Bu listedeki 10 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Zenginlik ve Başarı İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular