içecek
(Güney Afrika) özellikle alkollü bir içecek
"He had a dop of wine."Bir kadeh şarap içti.
Güney Afrika İngilizcesi konusundaki 30 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
içecek
(Güney Afrika) özellikle alkollü bir içecek
"He had a dop of wine."Bir kadeh şarap içti.
kanka
(Güney Afrika) yakın arkadaş, kardeş gibi
"The boet helped him fix the car."Kanka arabayı tamir etmesine yardım etti.
bıktım
(Güney Afrika) tamamen sıkılmış, çok rahatsız olmak
"I am gatvol."Bıktım.
sandviç
(Güney Afrika) bir sandviç
"He ate a cheese sarmie."Peynirli sandviç yedi.
kötü sarhoşluk
(Güney Afrika) şiddetli bir akşamdan kalma
"He has a bad babalaas today."Bugün kötü bir sarhoşluğu var.
harika
(Güney Afrika) çok iyi, mükemmel
"That is bakgat!"Bu harika.
bakire
(Güney Afrika) genç bir kadın arkadaşına maddi destek sağlayan, karşılığında ayrıcalıklar bekleyen zengin adam
"He is a blesser."Bakire kız arkadaşını destekliyor.
yemek
(Güney Afrika) yemek yemek, bir şeyler yemek
"Let's chow down on some pizza."Haydi pizza yiyelim.
teşekkür ederim
(Güney Afrika) birine teşekkür etmek için kullanılan ifade
"Dankie! Thank you very much."Dankie! Çok teşekkür ederim.
vurmak
(Güney Afrika) birini dövmek, çarpmak
"They donnered him."Dağın aşağısına hızlıca vurdu.
sigara
(Güney Afrika argosu) bir sigara.
"He lit an entjie."Bir sigara yaktı.
sigara
(Güney Afrika) sigara (slang)
"He asked for a gwaai."Bir sigara istedi.
vay be
(Güney Afrika) şaşkınlık, hayret ya da inanılmazlık ifadesi
"Haibo! That is very surprising."Vay be! Bu çok şaşırtıcı.
evet
(Güney Afrika) onaylamak ya da kabul etmek için kullanılan sözcük
"Ja, yes, I agree with you."Evet, sana katılıyorum.
parti
(Güney Afrika) eğlence, sosyal toplantı
"The party was a good jol."Parti çok keyifliydi.
vurmak
(Güney Afrika) bir şeyi ya da birini sertçe çarpmak, tokatlamak
"He klapped the ball into the net."Topu kaleye vurdu.
harika
(Güney Afrika) çok iyi, mükemmel, süper
"That party was kwaai!"Öğretmen harika.
selam
(Güney Afrika) gayri resmi selamlaşma
"Heita! Hello. How are you doing?"Selam! Nasılsın?
genç
(Güney Afrika) genç kişi, özellikle erkek çocuk
"The laaitie helped carry the shopping."Genç alışverişi taşımaya yardım etti.
şık
(Güney Afrika) zengin, stil sahibi, havalı kişi
"The laanie drove an expensive car."Şık adam pahalı bir araba sürdü.
dost
(Güney Afrika) arkadaş, yoldaş
"My maat how are you?"Dostum, nasılsın?
aptal
(Güney Afrika) akılsız, gülünç davranan kişi
"He acted like a mampara."Aptal gibi davrandı.
sönük
(Güney Afrika) zayıf, içeriği eksik
"The soup was pap."Yemek sönük.
kabadayı
(Güney Afrika) küçük suçlar işleyen, asi kişi
"The skollie stole the wallet."Kabadayı çantayı çaldı.
sigara
(Güney Afrika) sigara (slang)
"He lit a skyf."Bir sigara sardı.
hoşlanmak
(Güney Afrika) bir şeyi ya da birini beğenmek
"I smaak this new music style."Bu yeni müzik tarzını hoşlanıyorum.
sevgili
(Güney Afrika) kız arkadaş, romantik partner
"He met his stukkie."Sevgilisini sinemaya götürdü.
para
(Güney Afrika) para, nakit.
"He had no zak."Para boş.
spor ayakkabısı
(Güney Afrika) gündelik ya da spor amaçlı ayakkabı.
"His tackies are old and worn."Onun spor ayakkabıları eski ve yıpranmış.
iğrenç
(Güney Afrika) iğrenç, berbat, hoş olmayan
"That is sif."Bu iğrenç.
Bu listedeki 30 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla