Bilgi: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Bilgi konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Bilgi İle İlgili İngilizce Deyimler
on a need-to-know basis /ˌɑːn ɐ nˈiːdtənˈoʊ bˈeɪsɪs/ ifade

gerektiği kadar bilgi verme esasına göre

Bilginin yalnızca görevini yerine getirmek için kesinlikle ihtiyaç duyan kişilere verilmesi uygulaması.

"I only tell you things on a need-to-know basis."Bilgileri sadece gerektiği kadar bilgi verme esasına göre paylaşıyorum.

back to front /bˈæk tə fɹˈʌnt/ ifade

tam ters

Bir şeyin tamamen yanlış ya da ters olduğunu belirtmek.

"I know this subject back to front."Gömleğini ters giymişsin.

to [know] {sth} like the back of {one's} hand /nˈoʊ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ lˈaɪk ðə bˈæk ʌv wˈʌnz hˈænd/ ifade

kulağının içi gibi bilmek

Bir şeyi çok iyi tanımak, ayrıntılarına kadar bilmek

"I know this town like the back of my hand."Bu kasabayı kulağının içi gibi biliyorum.

to [know] {sb/sth} inside out /nˈoʊ ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ ɪnsˈaɪd ˈaʊt/ ifade

içten dışına bilmek

Bir kişi ya da şey hakkında çok iyi ve ayrıntılı bilgiye sahip olmak.

"She knows this town inside out."Bu kasabayı içten dışına biliyor.

to [have] {sth} at {one's} fingertips /hæv ˌɛstˌiːˈeɪtʃ æt wˈʌnz fˈɪŋɡɚtˌɪps/ ifade

parmaklarının ucunda

bir şeye, genellikle bilgi veya kaynaklara kolay ve anında erişime sahip olmak

"She has facts at fingertips."Gerçekler parmaklarının ucunda.

to [have|know] {sth} down pat /hæv ɔːɹ nˈoʊ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ dˌaʊn pˈæt/ ifade

kavramak, ezberlemek

Bir şeyi o kadar iyi bilmek ki, düşünmeden, otomatik olarak yapabilmek.

"She knows it down pat."Bunu çok iyi biliyor.

the ins and outs of {sth} /ðɪ ˈɪnz ænd ˈaʊts ʌv ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

ince ayrıntılarıyla

bir şeyin nasıl yapıldığını ya da çalıştığını gösteren tüm detaylar

"He knows all the ins and outs of the system."Sistemin ince ayrıntılarını o çok iyi biliyor.

to [stand] on the shoulders of giants /stˈænd ɑːnðə ʃˈoʊldɚz ʌv dʒˈaɪənts/ ifade

devlerin omuzlarında durmak

Önceki büyük düşünürlerin, bilim insanlarının bulgularından yararlanarak ilerlemek.

"We stand on the shoulders of giants."Biz devlerin omuzlarında duruyoruz.

a thing or two /ɐ θˈɪŋ ɔːɹ tˈuː/ ifade

bir iki şey

İleride faydalı olabilecek birkaç bilgi ya da tecrübe.

"He can teach you a thing or two."Sana bir iki şey öğretebilir.

to [know] the score /nˈoʊ ðə skˈoːɹ/ ifade

durumu kavramak

Bir durum hakkında çok iyi bilgi sahibi olmak ve sonuçları tahmin edebilecek düzeye gelmek.

"He knows the score about office politics."Ofis politikalarını durumu kavramış.

street smarts /stɹˈiːt smˈɑːɹts/ isim

sokak zekâsı

Şehir ortamında hayatta kalmak ya da başarılı olmak için gerekli olan pratik bilgi ve tecrübe.

"He has street smarts from growing up in the city."Şehirde büyüdüğü için sokak zekâsı var.

up to speed /ˌʌp tə spˈiːd/ ifade

güncel olmak

Belirli bir konu ya da durum hakkında bilgi sahibi ve farkında olmak.

"Get up to speed."Seni yeni kurallarla güncel edeceğim.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Bilgi İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular