revenge is a dish best served cold/ɹɪvˈɛndʒ ɪz ɐ dˈɪʃ bˈɛst sˈɜːvd kˈoʊld/kalıp
intikam soğuk servilir
intikam alırken aceleci veya duygusal davranmak yerine bekleyip dikkatlice planlamanın daha etkili olduğunu belirtmek için kullanılan bir deyim
"Revenge is more effective when delivered calmly and at the right time — revenge is a dish best served cold."Intikam sakin ve doğru zamanda alındığında daha etkilidir — intikam soğuk servilir.
an eye for an eye makes the whole world blind/ɐn ˈaɪ fɚɹən ˈaɪ mˌeɪks ðə hˈoʊl wˈɜːld blˈaɪnd/kalıp
göze göz, dünyayı kör eder
İntikamın, karşılıklı bir körlük ve sürekli şiddet döngüsü yaratarak herkesi zarar görecek bir hâle getireceğini anlatır.
"Seeking revenge only causes more harm — an eye for an eye makes the whole world blind."İntikam sadece daha fazla zarara yol açar — göze göz, dünyayı kör eder.
blood will have blood/blˈʌd wɪl hæv blˈʌd/kalıp
kan, kanı bulur
Şiddetli ya da intikamcı davranışların, bir kan döngüsü yaratarak sürekli şiddete yol açacağını uyarır.
"Violence invites more violence — blood will have blood."Şiddet, daha fazla şiddeti çeker — kan, kanı bulur.
to forget (a|) wrong, is the best revenge/tə fɚɡˈɛt ɐ ɔːɹ ɹˈɔŋ ɪz ðə bˈɛst ɹɪvˈɛndʒ/kalıp
haksızlığı unutmak en iyi intikamdır
Birine karşı duyulan öfkeyi bırakıp hayatına devam etmenin, intikamdan daha etkili bir yanıt olduğunu ifade eder.
"The best way to get back at someone is to move on — to forget a wrong is the best revenge."En iyi intikam, affetmek ve devam etmektir — haksızlığı unutmak en iyi intikamdır.
two blacks {not} make a white/tˈuː blˈæks nˌɑːt mˌeɪk ɐ wˈaɪt/kalıp
iki yanlış bir doğru etmez
Kötü bir eyleme başka bir kötü eylemle karşılık vermenin doğru olmadığını, iki yanlışın doğru yapamayacağını ifade etmek için kullanılır
"Doing a wrong thing to counter another wrong does not make it right — two blacks do not make a white."Bir yanlışı karşılık olarak başka bir yanlış yapmak onu doğru kılmaz — iki yanlış bir doğru etmez.
two wrongs {not} make a right/tˈuː ɹˈɔŋz nˌɑːt mˌeɪk ɐ ɹˈaɪt/kalıp
iki yanlış bir doğru yapmaz
Bir haksızlığa başka bir haksızlıkla karşılık vermenin sorunu çözmediğini, aksine daha da kötüleştireceğini anlatır.
"Responding to a wrong with another wrong solves nothing — two wrongs do not make a right."Bir yanlışı başka bir yanlışıyla karşılamak bir çözüm değildir — iki yanlış bir doğru yapmaz.
{not} get mad, get even/nˌɑːt ɡɛt mˈæd ɡɛt ˈiːvən/kalıp
kızma, öcünü al
Haksızlığa uğramaya yanıt olarak, öfke veya hayal kırıklığıyla tepki vermek yerine, sakin ve hesaplı bir şekilde adalet veya intikam aranması gerektiğini ima etmek için kullanılır.
"He planned his revenge."İntikamını planladı.
turnabout is fair play/tˈɜːnɐbˌaʊt ɪz fˈɛɹ plˈeɪ/kalıp
intikam da adildir
Birine aynı şekilde karşılık vermenin kabul edilebilir olduğunu söylemek için kullanılır.
"He insulted me, turnabout is fair play."Sıra değişmek adildir — intikam da adildir.
revenge is sweet/ɹɪvˈɛndʒ ɪz swˈiːt/kalıp
intikam tatlıdır
Birine karşılık almanın tatmin edici ve hoş bir duygu verdiğini ima eder.
"Getting back at someone feels satisfying — revenge is sweet."Birine karşılık almak tatmin edicidir — intikam tatlıdır.
Bu listedeki 9 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren