Belayı Davet Etmek: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Belayı Davet Etmek konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

11 kelime Tehlike İle İlgili İngilizce Deyimler
to [bell] the cat /bˈɛl ðə kˈæt/ ifade

kediye bini asmak

Bir grubun tüm üyelerine fayda sağlayan riskli bir şey yaparak cesaret göstermek ve yapmak.

"Who will bell the cat?"Kediye kim bini asacak?

(leap|jump) in the dark /lˈiːp ɔːɹ dʒˈʌmp ɪnðə dˈɑːɹk/ ifade

karanlıkta atlamak

sonuçlarını düşünmeden alınan riskli ya da cesur hareket

"It was a leap in dark."Bu karanlıkta bir atlamaydı.

to [push] {one's} luck /pˈʊʃ wˈʌnz lˈʌk/ ifade

şansını zorlamak

şimdiye kadar bir sonuçla karşılaşmadığı için risk almaya devam etmek

"Do not push your luck today."Bugün şansını zorlamayın.

to [sail] close to the wind /sˈeɪl klˈoʊs nˌɪɹ tə ðə wˈɪnd/ ifade

rüzgara yakın yelken açmak

tehlikeli, uygunsuz ya da yasa dışı olabilecek bir şey yapmak

"He sails close to the wind with his jokes."Şakalarıyla rüzgara yakın yelken açıyor.

a mug's game /mˈʌɡz ɡˈeɪm/ ifade

kazanıksız iş

kişiye hiçbir fayda sağlamayan bir eylem

"Gambling is a mug's game."Kumar bir kazanıksız iştir.

to [roll] the dice /ɹˈoʊl ðə dˈaɪs/ ifade

zar atmak

bir işi şansa bırakmak

"I am ready to roll the dice on a new venture."Yeni bir girişime zar atmaya hazırım.

to [play] with fire /plˈeɪ wɪð fˈaɪɚ/ ifade

ateşle oynamak

tehlikeli, riskli ya da aptalca bir şey yapmak

"You are playing with fire now."Şu anda ateşle oynuyorsun.

to [have] a death wish /hæv ɐ dˈɛθ wˈɪʃ/ ifade

ölüm arzusu taşımak

tehlikeli, riskli ya da pervasız davranmak

"Riding a motorcycle without a helmet is like having a death wish."Kask takmadan motosiklet sürmek ölüm arzusu taşımak gibidir.

to [ask] for trouble /ˈæsk fɔːɹ tɹˈʌbəl/ ifade

başını belaya sokmak

sonuçta sıkıntı ya da zorluk doğurması çok muhtemel bir şey yapmak

"Driving in this storm is asking for trouble."Bu fırtınada araba sürmek başını belaya sokmaktır.

to [be] cruising for a bruising /biː kɹˈuːzɪŋ fɚɹə bɹˈuːzɪŋ/ ifade

kendi kendine bela bulmak

Bilinçli olarak başını belaya sokacak bir davranışta bulunmak.

"You are cruising for a bruising."Kendi kendine bela buluyorsun.

to [live] on the edge /lˈaɪv ɑːnðɪ ˈɛdʒ/ ifade

uçurumun kenarında yaşamak

çok tehlikeli ve riskli bir hayat sürmek

"He loves to live on the edge."Uçurumun kenarında yaşamayı seviyor.

Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Tehlike İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular