saman olmadan tuğla yapmak
gerekli kaynaklar olmadan zor ya da imkânsız bir işi yapmak zorunda kalmak
"You cannot make bricks without straw."Saman olmadan tuğla yapamazsın.
Araçlar ve Çözümler konusundaki 8 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
saman olmadan tuğla yapmak
gerekli kaynaklar olmadan zor ya da imkânsız bir işi yapmak zorunda kalmak
"You cannot make bricks without straw."Saman olmadan tuğla yapamazsın.
irade varsa, yol bulunur
Bir kişinin bir şeyi yapmaya kararlı olması durumunda, karşılaştığı engelleri aşmak için bir yol bulacağını vurgular.
"It is hard, but where there is a will, there is a way."Zor, ama irade varsa, yol bulunur.
çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısın
Bir sorunu çözmek için harekete geçmemeyi, sorunun devamına katkıda bulunmakla eşdeğer tutar.
"If you do not help solve a problem, you are making it worse — if you are not part of the solution, you are part of the problem."Bir sorunu çözmeye yardımcı olmazsan, onu daha da kötüleştirirsin — çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısın.
kirli su her ateşi söndürür
Hızlı bir çözüm geçici olarak işe yarar gibi görünse de, uzun vadede daha fazla zarar verebileceğini anlatır.
"Quick fixes can backfire."Her çözüm hiç olmamaktan iyidir — kirli su her ateşi söndürür.
uzak su, anlık susuzluğunu gidermez
Uzakta ya da erişilemez bir çözüm, acil ihtiyacı karşılayamaz; pratik ve anlık çözümler gerekir.
"A solution far away is no use right now — distant water will not quench your immediate thirst."Uzakta bir çözüm şu anda işe yaramaz — uzak su, anlık susuzluğunu gidermez.
az söylenirse, çabuk düzelir
Bir sorun ya da çatışma hakkında mümkün olduğunca az konuşmanın, durumu daha da kötüleştirmemek için en iyi yol olabileceğini ifade eder.
"The less you say about a problem, the faster it heals — least said, soonest mended."Bir sorun hakkında ne kadar az konuşursan, o kadar çabuk iyileşir — az söylenirse, çabuk düzelir.
endişe tedavi değildir
Bir soruna sadece kaygı duymanın, sorunu çözmek için yeterli olmadığını ifade eder.
"Worrying does not fix anything — care is no cure."Endişelenmek bir şeyi düzeltmez — endişe tedavi değildir.
çukurdaysan kazmayı bırak
Bir kişi zor bir durumdayken, durumu daha da kötüleştiren şeyleri yapmayı bırakmanın ve bunun yerine bir çözüm bulmaya odaklanmanın önemli olduğunu ima etmek için kullanılır.
"Stop digging when you are in trouble."Başın beladayken kazmayı bırak.
Bu listedeki 8 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla