Yaş: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Yaş konusundaki 13 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

13 kelime İnsanları Tanımlama İle İlgili İngilizce Deyimler
spring chicken /spɹˈɪŋ tʃˈɪkɪn/ isim

genç ve deneyimsiz

Henüz genç ve az tecrübesi olan kişi

"At seventy he is no spring chicken."Yetmişinde artık genç ve deneyimsiz sayılmaz.

young blood /jˈʌŋ blˈʌd/ isim

genç kan

gruba yeni fikir, enerji ve canlılık getiren genç, dinamik kişi

"The team needs some young blood."Takıma biraz genç kan lazım.

at {one's} mother's knee /æt wˈʌnz mˈʌðɚz nˈiː/ ifade

annesinin dizinin dibinde

bir şeyi çok küçük yaştan öğrenmek ya da deneyimlemek

"She learned to sew at her mother's knee."Dikişi annesinin dizinin dibinde öğrendi.

on the (other|wrong) side of {num} /ɑːnðə ˈʌðɚ sˈaɪd ʌv/ ifade

{sayı} yaşının {diğer|yanlış} tarafında olmak

Yaşlarından daha yaşlı görünen kişilere atıfta bulunmak için kullanılır.

"He is on the wrong side of forty."Kırk yaşının yanlış tarafında.

ripe old age /ɹˈaɪp ˈoʊld ˈeɪdʒ/ ifade

olgun yaş

Uzun bir ömür ve büyük bilgelikle karakterize edilen yaşamın ileri bir aşaması.

"She lived to a ripe old age."Olgun yaşa kadar yaşadı.

old as the hills /ˈoʊld æz ðə hˈɪlz/ ifade

dağlar kadar eski

çok eski ve uzun zamandır var olan şey ya da kişi için kullanılan ifade

"That joke is as old as the hills."O fıkra dağlar kadar eski.

long in the tooth /lˈɑːŋ ɪnðə tˈuːθ/ ifade

yaşlı

Uzun yıllar yaşamış ve yaşlılık nedeniyle bazı işleri yapamayan kişi ya da hayvan

"My horse is getting a bit long in the tooth."Atım artık biraz yaşlı.

hale and hearty /hˈeɪl ænd hˈɑːɹɾi/ ifade

sağlıklı ve dinç

hâlâ çok aktif ve sağlıklı olan yaşlı bir kişiyi tanımlamak için kullanılır

"My grandfather is hale and hearty."Dedem sağlıklı ve dinçtir.

silver surfer /sˈɪlvɚ sˈɜːfɚ/ isim

gümüş sörfçü

İnterneti çok sık kullanan yaşlı bir vatandaş.

"My grandma is a silver surfer."Büyükannem bir gümüş sörfçü.

old enough to be {one's} (mother|father) /ˈoʊld ɪnˈʌf təbi wˈʌnz mˈʌðɚ/ ifade

{birinin} annesi/babası olacak kadar yaşlı olmak

İki kişi arasındaki önemli bir yaş farkına, özellikle romantik olarak ilgili olanlara atıfta bulunmak için kullanılır.

"She is old enough to be my mother."Benim annem olacak kadar yaşlı.

over the hill /ˌoʊvɚ ðə hˈɪl/ ifade

yaşlanmış

artık en iyi durumda olmadığı düşünülen, yaşlı sayılan

"Some say he is over the hill."Bazıları onun yaşlanmış olduğunu söyler.

knee-high to a grasshopper /nˈiːhˈaɪ tʊ ɐ ɡɹˈæshɑːpɚ/ ifade

bir çekirge boyunda

(Bir kişi için) Çok genç veya çok küçük.

"I was knee-high to a grasshopper."Bir çekirge boyundaydım.

salad days /sˈæləd dˈeɪz/ isim

gençlik günleri

genç, tecrübesiz ve kaygısız bir dönemi tanımlayan ifade

"She remembers her salad days fondly."Gençlik günlerini özlemle anıyor.

Bu listedeki 13 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

İnsanları Tanımlama İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular