göz kamaştırıcı şekilde giyinmek
dikkat çekmek amacıyla çok şık ve moda bir şekilde giyinmiş olmak
"He was dressed to kill."O, göz kamaştırıcı şekilde giyinmişti.
Moda ve Kıyafetler konusundaki 7 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
göz kamaştırıcı şekilde giyinmek
dikkat çekmek amacıyla çok şık ve moda bir şekilde giyinmiş olmak
"He was dressed to kill."O, göz kamaştırıcı şekilde giyinmişti.
gösterişli giyinmek
çok şık ve çekici bir şekilde giyinmek
"She was dressed to the nines."O, gösterişli giyinmişti.
göz kamaştırmak
kendini şık ve etkileyici bir şekilde giyinmek ya da sergilemek
"She cut a dash at the party."Partide göz kamaştırdı.
şık ve tertipli
çok resmi ve çekici bir şekilde giyinmiş olmak
"He arrived suited and booted."Şık ve tertipli bir şekilde geldi.
en güzel kıyafet
özel günlerde giyilen, kişinin en şık ya da pahalı kıyafeti
"The children wore their Sunday best."Çocuklar en güzel kıyafetlerini giymişti.
tenini göstermek
(Özellikle kadınlar için) Başkalarını tahrik etme amacıyla, açık giysiler giymek.
"She likes to show skin."Tenini göstermeyi seviyor.
koyun etinin kuzu gibi giyinmesi
Genellikle yaşından daha genç görünmek amacıyla giyinen veya kendini sunan, tipik olarak daha yaşlı bir kişi.
"She is mutton dressed as lamb."Koyun etinin kuzu gibi giyiniyor.
Bu listedeki 7 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla