sağ salim
hiç bir zarar görmeden, yaralanmadan
"The lost child is safe and sound."Eve sağ salim ulaştılar.
Sağlıklılık konusundaki 16 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
sağ salim
hiç bir zarar görmeden, yaralanmadan
"The lost child is safe and sound."Eve sağ salim ulaştılar.
at kadar sağlıklı
sağlık ve fiziksel dayanıklılık açısından çok iyi durumda olmak
"My grandma is healthy as a horse."Büyükannem at kadar sağlıklı.
tam anlamıyla iyileşmiş
Birinin ya da bir şeyin tamamen iyileştiğini ya da sorunsuz çalıştığını ifade eder.
"She feels right as rain."Kendini tamamen iyileşmiş gibi hissediyor.
öküz/meşe kadar güçlü
Muazzam bir güce sahip birini ifade etmek için kullanılır.
"He is strong as an oak tree."Meşe ağacı kadar güçlü.
sağlıklı, zinde
(Kişi) çok iyi bir fiziksel sağlık durumunda olmak.
"After the vacation, I am in the pink of health."Tatilden sonra sağlığım tam anlamıyla zinde.
kalkıp dolaşmak
hastalıktan ya da yaralıktan iyileşip artık yatakta kalmamak anlamında kullanılır
"He is up and about."Sabah erken kalkıp dolaşıyorum.
formda
(bir kişi için) sağlıklı veya fit bir vücuda sahip
"I try to stay in shape."Formda kalmaya çalışıyorum.
ayağa kalkmak / ayağa durmak
bir hastalık ya da yaralanmadan sonra sağlıklı hâle gelmek
"I am back on my feet."Ayaklarım üzerine tekrar duruyorum.
altın gibi iyi
Çok iyi davranan, itaatkar, özellikle çocuklar için kullanılan bir tanım.
"The kids were good as gold."Çocuklar altın gibi iyiydi.
solungaçları pembe/kızıl olmak
Görünüş olarak sağlıklı veya neşeli.
"She looks rosy about the gills."Solungaçları pembe görünüyor.
ayağa kalkmak / ayağa kalkıp durmak
düşüp yere yattıktan sonra tekrar dik durabilmek
"He regained his feet."Düştüm ama çabucak ayağa kalktım.
güzellik uykusu
fiziksel görünüm ve genel sağlık için gerekli olduğuna inanılan uyku
"She needs her beauty sleep."Onun güzellik uykusuna ihtiyacı var.
ayağa kalkmak
Bir hastalık veya yaralanma döneminden sonra sağlığına kavuşmak.
"He is on his feet."Ayağa kalktı.
altın gibi olmak
(bir kişi için) iyi sağlığa veya hayata olumlu bir bakış açısına sahip olmak
"He is as good as gold."Altın gibi.
iyileşmekte
bir hastalık ya da yaralanmadan sonra daha iyi hissetmeye ya da iyileşmeye başlamış olmak
"He is on the mend now."Şu anda iyileşiyor.
ayağa kalkmak
düştükten veya yere yıkıldıktan sonra ayakta durmayı başarmak
"He regained his feet."Ayağa kalktı.
Bu listedeki 16 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla