if you lie down with dogs, you will get up with fleas/ɪf juː lˈaɪ dˌaʊn wɪð dˈɑːɡz juː wɪl ɡɛt ˌʌp wɪð flˈiːz/kalıp
köpeklerle yatan pire alır
Kötü karakterli ya da olumsuz davranışları olan kişilerle dostluk kurmanın, aynı olumsuz özelliklerin kişiye de geçeceğini vurgular.
"Bad company influences you negatively — if you lie down with dogs, you will get up with fleas."Kötü arkadaşlık seni de olumsuz etkiler — köpeklerle yatan pire alır.
a goose quill is more dangerous than a lion's claw/ɐ ɡˈuːs kwˈɪl ɪz mˈoːɹ dˈeɪndʒɚɹəs ðˌænə lˈaɪənz klˈɔː/kalıp
kaz tüyü aslan pençesinden daha tehlikelidir
Yazılı kelimenin fiziksel güç veya şiddetten daha etkili ve güçlü olabileceğini ima etmek için kullanılır.
"Written words are more powerful and lasting than physical force — a goose quill is more dangerous than a lion's claw."Yazılı kelimeler fiziksel güçten daha güçlü ve kalıcıdır — kaz tüyü aslan pençesinden daha tehlikelidir.
evil communications (more often than not|) (tend to|) corrupt good manners/ˈiːvəl kəmjˌuːnɪkˈeɪʃənz mˈoːɹ ˈɔfən ðɐn nˌɑːt tˈɛnd tʊ kɚɹˈʌpt ɡˈʊd mˈænɚz/kalıp
kötü muhabbet iyi ahlakı bozar
Kötü arkadaşlık ya da çevrelerin, bir kişinin davranış ve karakterini olumsuz etkilediğini vurgular.
"Bad influences corrupt good people — evil communications corrupt good manners."Kötü etkiler iyi insanları bozar — kötü muhabbet iyi ahlakı bozar.
he (that|who) touches pitch shall be defiled/hiː ðæt hˌuː tˈʌtʃᵻz pˈɪtʃ ʃˌæl biː dɪfˈaɪld/kalıp
katran dokunan kirlenir
Yanlış ya da ahlâksız bir işe karışanların itibarının ve ahlâkının zarar göreceğini uyarır.
"Associating with bad things makes you bad — he that touches pitch shall be defiled."Kötü şeylerle ilişki kurmak seni de kirletir — katran dokunan kirlenir.
the rotten (apple|tooth) injures its neighbors/ðə ɹˈɑːʔn̩ ˈæpəl tˈuːθ ˈɪndʒɚz ɪts nˈeɪbɚz/kalıp
çürük elma komşusunu bozar
Kötü karakterli bir kişinin çevresindekileri olumsuz etkileyip zarar verebileceğini ifade eder.
"One bad person damages everyone around them — the rotten tooth injures its neighbours."Bir kötü insan çevresindekileri mahveder — çürük elma komşusunu bozar.
(rotten|bad) apple [spoil] the (whole|) (barrel|bushel|bunch)/ɹˈɑːʔn̩ bˈæd ˈæpəl spˈɔɪl ðə hˈoʊl bˈæɹəl bˈʊʃəl bˈʌntʃ/kalıp
çürük elma bütün sepeti bozar
Bir grup içindeki tek bir kötü veya olumsuz unsurun tüm grup üzerinde zararlı veya yozlaştırıcı bir etkisi olabileceğini, genel kalitede veya bütünlükte bir düşüşe yol açabileceğini ima etmek için kullanılır.
"One bad apple spoils the whole bunch."Bir çürük elma bütün sepeti bozar.
bad company corrupts good morals/bˈæd kˈʌmpəni kɚɹˈʌpts ɡˈʊd mˈɔːɹəlz/kalıp
kötü arkadaşlık iyi ahlakı bozar
Kötü alışkanlıkları ya da ahlâksız davranışları olan kişilerle dost olmanın, bireyin değer ve davranışlarını olumsuz etkilediğini ifade eder.
"Bad friends change you for the worse — bad company corrupts good morals."Kötü arkadaşlar seni kötüye sürükler — kötü arkadaşlık iyi ahlakı bozar.
Bu listedeki 7 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren