Empati ve Anlayış: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Empati ve Anlayış konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

11 kelime İnsan İlişkileri İle İlgili İngilizce Atasözleri
charity begins at home /tʃˈæɹɪɾi bɪɡˈɪnz æt hˈoʊm/ kalıp

yardımseverlik evden başlar

Önce kendi aile ve çevremize bakmalı, sonra başkalarına yardım etmeliyiz.

"Charity starts at home."Önce kendi insanına bak — yardımseverlik evden başlar.

a gentle heart is tied with an easy thread /ɐ dʒˈɛntəl hˈɑːɹt ɪz tˈaɪd wɪð ɐn ˈiːzi θɹˈɛd/ kalıp

nazik kalp, ince bir iplikle bağlanır

Şefkatli insanlar, basit iyilik ve sevgiye kolayca bağlanır.

"Kind people are easily moved — a gentle heart is tied with an easy thread."Nazik insanlar kolayca etkilenir — nazik kalp, ince bir iplikle bağlanır.

do unto others as you would have them do unto you /dˈuː ˌʌntʊ ˈʌðɚz æz juː wʊdhɐv ðˌɛm dˈuː ˌʌntʊ juː/ kalıp

başkasına kendine yapılmasını istediğin gibi davran

İnsanlara, kendine nasıl muamele edilmesini istiyorsan, aynı şekilde davranılmalı.

"Treat others as you wish to be treated — do unto others as you would have them do unto you."Başkalarına istediğin gibi davran — başkasına kendine yapılmasını istediğin gibi davran.

pity is akin to love /pˈɪɾi ɪz ɐkˈɪn tə lˈʌv/ kalıp

acımak sevgiye yakındır

Acıma ve sevgi duygularının birbirine çok yakın olduğunu, birine acıdıkça ona karşı empati ve sevgi besleyebileceğimizi ifade eder.

"Feeling sorry for someone is close to love — pity is akin to love."Birine acıma duymak sevgiye yakındır — acımak sevgiye yakındır.

love covers a multitude of sins /lˈʌv kˈʌvɚz ɐ mˈʌltɪtˌuːd ʌv sˈɪnz/ kalıp

sevgi pek çok günahı örter

Gerçekten sevildiğinde, birinin kusurlarını ya da hatalarını göz ardı etme ya da affetme eğiliminde olacağımızı, sevginin eksiklikleri aşma gücünü vurgular.

"Love forgives many faults."Sevgi pek çok kusuru bağışlayabilir — sevgi pek çok günahı örter.

he that is warm thinks all so /hiː ðæt ɪz wˈɔːɹm θˈɪŋks ˈɔːl sˈoʊ/ kalıp

sıcak oturan herkes aynı düşünür

Rahat ve memnun olan birinin işleri daha olumlu gördüğünü, başkalarının zorluklarını hafife alabileceğini ima eder.

"Those who are comfortable assume everyone is — he that is warm thinks all so."Rahat olanlar herkesin aynı düşündüğünü varsayar — sıcak oturan herkes aynı düşünür.

it takes one to know one /ɪt tˈeɪks wˈʌn tə nˈoʊ wˌʌn/ kalıp

birini tanımak için birine sahip olmak gerekir

Birini gerçekten anlayabilmek için, kişinin kendisinin de benzer niteliklere, deneyimlere veya özelliklere sahip olması gerektiğini öne sürmek için kullanılır.

"You need similar experience to recognise something — it takes one to know one."Bir şeyi tanımak için benzer deneyime ihtiyacınız var — birini tanımak için birine sahip olmak gerekir.

to know all is to forgive all /tə nˈoʊ ˈɔːl ɪz tə fəɡˈɪv ˈɔːl/ kalıp

her şeyi bilmek, her şeyi affetmektir

Birinin davranışının arkasındaki tüm koşulları anladığımızda, onu affetmeye daha yatkın olacağımızı ifade eder.

"Understanding someone fully means forgiving them — to know all is to forgive all."Birini tam anlamak, onu affetmek demektir — her şeyi bilmek, her şeyi affetmektir.

life is too short to make others' shorter /lˈaɪf ɪz tˈuː ʃˈɔːɹt tə mˌeɪk ˈʌðɚz ʃˈɔːɹɾɚ/ kalıp

hayat çok kısadır, başkalarının hayatını kısaltma

Hayatın değerli ve sınırlı olduğunu hatırlatarak, başkalarına zarar vermekten, zorlaştırmaktan kaçınmanın önemini vurgular.

"Don't make others sad."Başkalarının hayatını zorlaştırma — hayat çok kısadır, başkalarının hayatını kısaltma.

there but for the grace of God go I /ðɛɹ bˌʌt fɚðə ɡɹˈeɪs ʌv ɡˈɑːd ɡˌoʊ ˈaɪ/ kalıp

tanrı'nın lütfu olmasaydı, ben de orada olurdum

Kişinin mevcut durumunun, Tanrı'nın lütfu olmadan farklı olabileceğini kabul eden alçakgönüllülük ve şükran duygusunu ifade eder.

"He lost everything through no fault of his own — there but for the grace of God go I."Hiçbir suçu olmadan her şeyini kaybetti — Tanrı'nın lütfu olmasaydı, ben de orada olurdum.

there but for the grace of god go i /ðɛr bət fər ðə greɪs əv gɑd goʊ aɪ/ kalıp

orada ama tanrının lütfu olmasaydı ben giderdim

bireyleri, kendi kontrolleri dışındaki dış etkenler olmasaydı zorluklarla karşılaşanların durumunda olabileceklerini hatırlatarak, minnettarlık ve empatiyi teşvik etmek için kullanılır.

"There but for the grace of god go I."Orada ama tanrının lütfu olmasaydı ben giderdim.

Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

İnsan İlişkileri İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular