dünyanın en değerli insanı gibi görmek
birine karşı çok sevgi beslemek ya da onu büyük ölçüde hayranlıkla izlemek
"She thinks the world of him."O, onu dünyanın en değerli insanı gibi görüyor.
Saf Sevgi konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
dünyanın en değerli insanı gibi görmek
birine karşı çok sevgi beslemek ya da onu büyük ölçüde hayranlıkla izlemek
"She thinks the world of him."O, onu dünyanın en değerli insanı gibi görüyor.
gözünde büyütmek
birini kusursuz, hatasız veya eksiksiz olarak algılamak ve ona büyük hayranlık duymak
"Don't put her on pedestal."Onu gözünde büyütme.
diğer yarım
evli olunulan ya da romantik bir ilişkide bulunulan kişi
"She is my better half."Önce diğer yarıma danışacağım.
mister Right
Hayat boyu sürecek mükemmel erkek partner.
"She is looking for Mr. Right."O hâlâ Mister Right'ı arıyor.
mrs. Right
Hayatının geri kalanını birlikte geçirmek istediği ideal kadın.
"He found Mrs. Right."O, Mrs. Right'ı buldu.
hayatının ışığı
Birine neşe, mutluluk ve anlam katan kişi ya da şey.
"His daughter is the light of his life."Kızı onun hayatının ışığıdır.
birine göz koymak
Sadece bir kişiye karşı çekim hissetmek, ona bağlanmak.
"She has eyes for him."Onun gözleri sadece ona açıktı.
birbirine göre yaratılmış olmak
(İki kişi için) birbirine mükemmel uyum sağlayan, ideal eşleşme olmak.
"They are made for each other."Onlar birbirine göre yaratılmışlar.
aşık olmak
birine karşı yoğun ve tutkulu bir sevgi beslemek
"He is head over heels in love with her."O, ona çılgınca aşık.
güneşin doğup batması gibi birine bağlanmak
Mantığa aykırı bir şekilde birini hayranlıkla ya da aşkla sevmek.
"He thinks sun rises and sets on his wife."O, karısının üzerine güneşin doğup batması gibi bağlanmıştı.
yumuşak bir yeri olmak
Birine ya da bir şeye karşı özel bir sevgi beslemek
"I have a soft spot for puppies."Köpek yavrularına yumuşak bir yerim var.
Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla