Saf Sevgi: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Saf Sevgi konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

11 kelime İlişkiler İle İlgili İngilizce Deyimler
to [think] the world of {sb} /θˈɪŋk ðə wˈɜːld ʌv ˌɛsbˈiː/ ifade

dünyanın en değerli insanı gibi görmek

birine karşı çok sevgi beslemek ya da onu büyük ölçüde hayranlıkla izlemek

"She thinks the world of him."O, onu dünyanın en değerli insanı gibi görüyor.

to [put|place] {sb} on a pedestal /pˌʊt plˈeɪs ˌɛsbˈiː ˌɑːn ɐ pˈɛdɪstəl/ ifade

gözünde büyütmek

birini kusursuz, hatasız veya eksiksiz olarak algılamak ve ona büyük hayranlık duymak

"Don't put her on pedestal."Onu gözünde büyütme.

(other|better) half /ˈʌðɚɹ ɔːɹ bˈɛɾɚ hˈæf/ ifade

diğer yarım

evli olunulan ya da romantik bir ilişkide bulunulan kişi

"She is my better half."Önce diğer yarıma danışacağım.

Mr. Right /mˈɪstɚ ɹˈaɪt/ isim

mister Right

Hayat boyu sürecek mükemmel erkek partner.

"She is looking for Mr. Right."O hâlâ Mister Right'ı arıyor.

(Ms.|Miss|Mrs.) Right /ˌɛmˈɛs dˈɑːt mˈɪs mˈɪsɪz ɹˈaɪt/ ifade

mrs. Right

Hayatının geri kalanını birlikte geçirmek istediği ideal kadın.

"He found Mrs. Right."O, Mrs. Right'ı buldu.

the light of {one's} life /ðə lˈaɪt ʌv wˈʌnz lˈaɪf/ ifade

hayatının ışığı

Birine neşe, mutluluk ve anlam katan kişi ya da şey.

"His daughter is the light of his life."Kızı onun hayatının ışığıdır.

to [have] eyes for {sb} /hæv ˈaɪz fɔːɹ ˌɛsbˈiː/ ifade

birine göz koymak

Sadece bir kişiye karşı çekim hissetmek, ona bağlanmak.

"She has eyes for him."Onun gözleri sadece ona açıktı.

to [be] made for each other /biː mˌeɪd fɔːɹ ˈiːtʃ ˈʌðɚ/ ifade

birbirine göre yaratılmış olmak

(İki kişi için) birbirine mükemmel uyum sağlayan, ideal eşleşme olmak.

"They are made for each other."Onlar birbirine göre yaratılmışlar.

head over heels (for|over|with) {sb} /hˈɛd ˌoʊvɚ hˈiːlz fɔːɹ ˌoʊvɚ ˌɛsbˈiː/ ifade

aşık olmak

birine karşı yoğun ve tutkulu bir sevgi beslemek

"He is head over heels in love with her."O, ona çılgınca aşık.

to [think] the sun [rises] and [sets] on {sb} /θˈɪŋk ðə sˈʌn ɹˈaɪzᵻz ænd sˈɛts ˌɑːn ˌɛsbˈiː/ ifade

güneşin doğup batması gibi birine bağlanmak

Mantığa aykırı bir şekilde birini hayranlıkla ya da aşkla sevmek.

"He thinks sun rises and sets on his wife."O, karısının üzerine güneşin doğup batması gibi bağlanmıştı.

to [have] a soft spot for {sb/sth} /hæv ɐ sˈɔft spˈɑːt fɔːɹ ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

yumuşak bir yeri olmak

Birine ya da bir şeye karşı özel bir sevgi beslemek

"I have a soft spot for puppies."Köpek yavrularına yumuşak bir yerim var.

Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

İlişkiler İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular