düğün yapmak
evlenmek, eş olmak
"They tied the knot in June."Haziran’da düğün yaptılar.
Evlilik konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
düğün yapmak
evlenmek, eş olmak
"They tied the knot in June."Haziran’da düğün yaptılar.
yaş farkı büyük bir ilişki yaşamak
kendi yaşından çok daha genç biriyle evlenmek ya da çıkmak
"He robbed the cradle last year."Geçen yıl yaş farkı büyük bir ilişki yaşadı.
evlenme teklifinde bulunmak
birine evlilik teklif etmek
"He finally popped the question."Nihayet evlenme teklifinde bulundu.
nikah masasından kaçmak
törenden hemen önce evlenmesi gereken kişiyi terk etmek
"He left her at altar."Onu nikah masasından kaçtı.
evlenmek
özel bir törenle birinin eşi olmak
"They got hitched last summer."Geçen yaz evlendiler.
rafda kalmak
Geleneksel evlenme yaşının üzerinde, hâlâ evlenmemiş kadın için kullanılan tabir.
"She felt she was on the shelf."Kendini rafda kalmış gibi hissediyordu.
evlenmek
özel bir tören sırasında birinin eşi olmak
"We finally took the plunge and got married."Sonunda evlendik.
paraya evlenmek
Aşk ya da kişisel nedenlerden ziyade maddi durum için evlenmek.
"She married money for security."Kardeşi paraya evlendi.
bir kadını evli kılmak
Bir kız ya da kadını evlilikle resmileştirmek.
"He made an honest woman of her."Sonunda onu evli kıldı.
ilk evlilik
Kısa süren, genellikle bir öğrenme deneyimi olan ilk evlilik.
"Their starter marriage ended quickly."İlk evlilikleri sadece iki yıl sürdü.
nikah masasına oturmak
özel bir tören sırasında birinin eşi olmak
"They will take the plunge."Nikah masasına oturacaklar.
Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla