tamamen ileri gitmek
biriyle cinsel ilişkiye girmek
"They decided to go all the way."Tamamen ileri gitmeye karar verdiler.
Cinsel İlişkiler konusundaki 10 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
tamamen ileri gitmek
biriyle cinsel ilişkiye girmek
"They decided to go all the way."Tamamen ileri gitmeye karar verdiler.
birini kutsal anlamda tanımak
Cinsel ilişkiye girmek ya da bir cinsel bağ kurmak.
"They knew each other biblically."Onlar birbirlerini kutsal anlamda tanıdılar.
vahşi yulaf ekmek
Gençlik döneminde sorumluluk taşımayan, bağlayıcı olmayan cinsel ilişkilerde bulunmak.
"He sowed his wild oats."O, vahşi yulafını ekti.
birini çılgına çevirmek
Özellikle cinsel anlamda yoğun heyecan ya da coşku uyandırmak.
"His dancing drives her wild."Onun gülümsemesi onu çılgına çeviriyor.
ikinci üsse ulaşmak
Öpüşmenin ötesinde, belden yukarıya dokunma ya da okşama gibi daha yakın fiziksel temaslarda bulunmak.
"They got to second base on the first date."İlk buluşmada ikinci üsse ulaştılar.
birlikte olmak
Birisiyle cinsel ilişki içinde olmayı ifade eder, özellikle ahlaksız veya yanlış bir ilişkiyi belirtir.
"She is in bed with him."Onunla birlikte.
birini kendine benzetmek
Bir kişiyle cinsel ilişki kurmak, özellikle üzerinde etkisi veya kontrolü olan biriyle.
"He got his way with her."Onu kendine benzetti.
şanslı olmak
Cinsel ilişkiye girmek.
"He went to the bar hoping to get lucky."Barda şanslı olmayı umuyordu.
cinsel ilişki yaşamama dönemi
herhangi bir cinsel ilişki içinde bulunmadan geçen bir zaman dilimi
"He is in a dry spell."Cinsel ilişki yaşamama döneminde.
istekli
Cinsel aktivite için istekli veya hazır.
"She is hot to trot."Çok istekli.
Bu listedeki 10 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla