Müzik Endüstrisi: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Müzik Endüstrisi konusundaki 16 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

16 kelime Müzik İle İlgili İngilizce Kelimeler
copyright /ˈkɑpiˌɹaɪt/ isim

telif hakkı

bir kitabın, filmin, müziğin vb. üretimini kontrol etmek için yasal izin

"The song has copyright."Şarkının telif hakkı var.

demo /ˈdɛmoʊ/ isim

demo

bir müzik grubunun veya sanatçının çalışmalarının örneği olarak hizmet eden kısa bir kayıt

"The band recorded a rough demo of their new track."Grup yeni parçalarının kaba bir demosunu kaydetti.

genre /ˈʒɑnrə/ isim

tür

kendine özgü özelliklere sahip sanat, müzik, edebiyat, film vb. tarzı

"My favorite genre of film is science fiction."En sevdiğim film türü bilim kurgudur.

A & R /ˈeɪɐnd ˈɑːɹ/ isim

A&R

Kayıt şirketinde sanatçıları keşfetmek, sözleşme imzalamak, geliştirmek ve kayıt süreçlerini yönetmekten sorumlu birim.

"A & R finds artists."A&R yeteneği keşfeder.

recording studio /ɹɪkˈoːɹdɪŋ stˈuːdɪˌoʊ/ isim

kayıt stüdyosu

Ses kayıtları ve müzik üretimi için tasarlanmış, ses yalıtımlı ekipmanlarla donatılmış mekan.

"Recording studio makes music."Kayıt stüdyosunda ses geçirmez odalar bulunur.

recording label /ɹɪkˈoːɹdɪŋ lˈeɪbəl/ isim

kayıt şirketi

kayıtlı müzik üreten ve pazarlayan, müzik kayıtlarının yapım, dağıtım ve tanıtımını yöneten şirket

"Recording label signs bands."Kayıt şirketi müzik yayınlar.

record company /ɹˈɛkɚd kˈʌmpəni/ isim

plak şirketi

kayıtlı müzik üretimi, dağıtımı ve tanıtımıyla uğraşan ticari kuruluş

"Record company sells music."Plak şirketi kayıtları satar.

EPK /ˈiː pˈiː kˈeɪ/ isim

elektronik basın kiti

bir kişi, şirket ya da etkinlik hakkında tanıtım materyalleri ve bilgileri içeren dijital paket

"EPK promotes the artist."EPK, sanatçıyı elektronik ortamda tanıtır.

digital service provider /dˈɪdʒɪɾəl sˈɜːvɪs pɹəvˈaɪdɚ/ isim

dijital hizmet sağlayıcısı

akış (streaming), bulut depolama ve yazılım gibi hizmetleri İnternet üzerinden sunan şirket.

"Digital service provider streams."Netflix bir dijital hizmet sağlayıcısıdır.

fangirl /ˈfænˌɡɝl/ isim

hayran kız

bir grup, çizgi roman, oyuncu vb. konulara aşırı derecede tutkulu ya da takıntılı genç kadın

"Fangirl loves the band."Hayran kız coşkulu bir kadın taraftır.

the performing arts /pɚˈfɔrmɪŋ ɑrts/ isim

sahne sanatları

Dans, drama ve müzik gibi bir izleyici kitlesi önünde sergilenen sanat türleri.

"The performing arts are popular."Sahne sanatları popülerdir.

back catalog /bˈæk kˈæɾɐlˌɑːɡ/ isim

geçmiş katalog

bir müzisyen ya da şirketin daha önce ürettiği kayıtların topluluğu

"Back catalog is old."Geçmiş katalog eski yayınları içerir.

remix /ɹɪmˈɪks/ isim

remiks

mevcut bir kaydın, onu yeniden düzenleyerek veya yeni parçalar ekleyerek özel bir cihaz kullanılarak yapılan yeni versiyonu

"A famous DJ released a remix of their hit song."Ünlü bir DJ hit şarkılarının bir remiksini yayımladı.

world music /wˈɜːld mjˈuːzɪk/ isim

dünya müziği

Batı dışı geleneksel müzik unsurlarını içeren ya da onlardan doğan popüler müzik

"World music is diverse."Dünya müziği Batı dışı müziklerdir.

audio mixing /ˈɔːdɪˌoʊ mˈɪksɪŋ/ isim

ses miksajı

bireysel ses izlerini (enstrüman, vokal, efekt vb.) birleştirip dengeleyerek nihai bir müzik ya da ses üretimi oluşturma süreci

"Audio mixing balances sound."Miksaj, ses izlerini dengeler.

independent music /ˌɪndɪpˈɛndənt mjˈuːzɪk/ isim

bağımsız müzik

büyük bir plak şirketinin kaynakları olmadan ya da sanatçı tarafından kendi kendine yayımlanan müzik

"Independent music is unique."Bağımsız müzik büyük plak şirketine ait değildir.

Bu listedeki 16 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Müzik İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular