körük
Bir ateşi üflemek veya bir müzik aletinde ses çıkarmak için bir hava akımı üreten mekanik bir alet (çoğul).
"Bellows blow air for fire."Körükler ateş için hava üfler.
Müzik Aletlerinin Parçaları konusundaki 26 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
körük
Bir ateşi üflemek veya bir müzik aletinde ses çıkarmak için bir hava akımı üreten mekanik bir alet (çoğul).
"Bellows blow air for fire."Körükler ateş için hava üfler.
kedi bağı
hayvan bağırsaklarından elde edilen dayanıklı bir kord türü; müzik aletlerinin tellerinde kullanılır
"Catgut is string material."Kedi bağı tel malzemesidir.
perde
tel enstrümanının sapında, belirli bir notayı elde etmek için parmakla bastırılan ince metal çubuk
"Press the fret firmly."Perde, klavye tahtasını bölümlere ayırır.
pedal
Piyano ya da org gibi bir müzik aletinde ayakla bastırılarak sesin süresini ya da perdesini değiştiren düz çubuk.
"Press the sustain pedal."Pedal, sustain ya da perdeyi kontrol eder.
plektrum
Gitar, çembalo gibi çalgıların tellerini çekmek için kullanılan küçük, düz plastik, ahşap vb. parça.
"The plectrum plucked the strings."Plektrum, gitar mızrağıdır.
rezonatör
Bir müzik aletinin içindeki boş kısım ya da tek bir ses dalgasını titreştirerek ses yükselten ekipman.
"Resonator amplifies sound."Rezonatör sesi yükseltir.
yumuşak pedal
Piyanoda daha hafif bir ton elde etmek için basılan pedal.
"Soft pedal reduces volume."Yumuşak pedal ses seviyesini düşürür.
akort vidası
Müzik aletinin tellerini ayarlamak için döndürülen ahşap, metal ya da plastik vida.
"Turn the tuning peg."Akort vidası perdeyi ayarlar.
parmaklık (gitar/keman parmak tahtası)
Tellere basarak farklı notalar elde edilen, telli çalgıların sapında bulunan dar ve düz yüzey
"The violinist's fingers moved along the fingerboard."Kemanistin parmakları parmaklık üzerinde hareket etti.
ses kutusu
Gitar ya da keman gibi telli bir çalgının titreşimleri artıran boş kısmı.
"Soundbox amplifies vibrations."Ses kutusu titreşimleri yükseltir.
başlık
tel enstrümanların boyun ucunda bulunan, akort pimlerini ya da makine başlarını tutan kısım
"The guitar's headstock is ornate."Başlık akort pimlerini tutar.
kapstan
gerilim uygulamak için dönen bir mil; genellikle müzik aletlerinde ve diğer mekanik cihazlarda kullanılır
"The capstan tightened the string."Kapstan piyano tellerini sarar.
üst gövde kısmı
keman, viola ya da çello gibi telli çalgıların gövdesinin, enine kısmın üst kısmında, boyun ile F deliklerinin üst kısmı arasında yer alan kavisli bölüm
"The upper bout is curved."Üst gövde kısmı gitarın üst eğrisidir.
alt gövde kısmı
gitar ya da keman gibi telli çalgıların gövdesinin alt kısmında bulunan geniş kavisli bölüm
"The lower bout is rounded."Alt gövde kısmı gitarın geniş kısmıdır.
ses deliği
telli çalgının gövdesinde sesin yayılmasını artıran açıklık
"Sound hole projects sound."Ses deliği sesi dışarıya yönlendirir.
pickguard
telli çalgının gövdesine takılan, pena ya da parmak darbelerinden kaynaklanan çizik ve hasarı önleyen koruyucu plaka
"The pickguard protects the guitar."Pickguard gitarın üst kısmını korur.
ses tahtası
telli çalgının titreşen tellerin sesini yükselten ahşap yüzeyi
"Soundboard vibrates to produce tone."Ses tahtası titreşerek ton üretir.
pickup
tellerin titreşimlerini yakalayıp elektrik sinyaline dönüştüren transdüser cihaz
"The pickup amplifies the sound."Pickup, tel titreşimini elektrik sinyaline çevirir.
gitar çıkış jakı
gitarın bir kablo aracılığıyla amplifikatör ya da diğer ses ekipmanlarına bağlanmasını sağlayan bağlantı yuvası
"Output jack connects to amplifier."Çıkış jakı amplifikatöre bağlanır.
ton düğmesi
Elektrik gitarı ya da benzeri elektronik enstrümanda, çalgıcının sesin tonal özelliklerini, genellikle belirli frekansları artırıp azaltarak ayarlamasını sağlayan kontrol.
"Tone knob adjusts EQ."Ton düğmesi EQ'yu ayarlar.
potansiyometre
Direnci ayarlanabilir bir direnç elemanı; devrede akım miktarını direnç değerini değiştirerek kontrol eder.
"Potentiometer controls volume resistance."Potansiyometre, ses seviyesinin direncini kontrol eder.
bas çubuğu
Keman ya da çello gibi yaylı çalgıların gövdesinin içinde bulunan, üst tabla üzerindeki tel baskısını destekleyen yapısal eleman.
"Bass bar supports bass strings."Bas çubuğu, bas tellerinin baskısını destekler.
akort kutusu
Yaylı çalgının akort pimlerinin bulunduğu bölüm.
"Peg box holds tuning pegs."Akort kutusu akort pimlerini tutar.
kuyruk parçası
Keman, çello, gitar gibi telli çalgıların telleri alt uçta tutan ve çalgının gövdesine bağlayan parça.
"Tailpiece anchors strings."Kuyruk parçası telleri sabitler.
piyano aksiyonu
Piyanodaki tuşların basılmasını çekiçlerin tellere vurulmasına çeviren mekanik düzenek; dinamik ve ifade kontrolünü sağlar.
"Piano action transfers key to hammer."Piyano aksiyonu tuş hareketini çekiçlere aktarır.
kapak paneli
Piyanonun klavyesini korumak için kaldırılıp indirilebilen menteşeli kapak.
"Fallboard covers piano keys."Kapak paneli piyano tuşlarını örter.
Bu listedeki 26 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla