gece gündüz demeden
gece çok geç ya da sabahın çok erken saatlerine kadar
"He studies until all hours every night."O, her gece gece gündüz demeden çalışır.
Geç veya Erken konusundaki 15 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
gece gündüz demeden
gece çok geç ya da sabahın çok erken saatlerine kadar
"He studies until all hours every night."O, her gece gece gündüz demeden çalışır.
günün ilerleyen saatlerinde
bir durumun ya da sürecin sonuna çok yaklaşmış, artık etkili olamayacak kadar geç
"It's too late in the day."Planları değiştirmek günün ilerleyen saatlerinde biraz geç.
çok geç kalmak
bir şey için artık çok geç bir zaman
"That's a day after the fair."Özrün çok geç kalmış.
şafak vakti
Güneşin yeni yeni doğduğu çok erken sabah saatinde
"I wake up at the crack of dawn."Şafak vakti uyanırım.
erken saatlerde
günün çok erken bir saatinde
"We left bright and early."Erken saatlerde vardiyamıza geldik.
ilk ışıkta
Güneşin yeni yeni doğduğu sabah vakti
"We arrived at first light."İlk ışıkta uyandılar.
en erken uygun olduğunuzda
bir işi yapabilmek için sizin için en uygun, en erken zaman
"Please call at your earliest convenience."Lütfen en erken uygun olduğunuzda yanıt verin.
zamanı gelmiş
Bir şeyin daha önce olmuş veya yapılmış olması gerektiğini belirtmek için kullanılır.
"It is high time now."Şimdi tam zamanı.
son anda
bir şeyi yapabilmek için hâlâ mümkün olan son an
"He arrived at the eleventh hour."O, son anda geldi.
gece yarısı saatleri
gece yarısından sonraki erken sabah saatlerini ifade etmek için kullanılır
"He worked the small hours."Gece yarısı saatlerine kadar uyanıktım.
bir gün geç ve bir dolar eksik
çok geç geldiği için hiçbir fayda sağlayamayan şey
"His help was late."Yardımı bir gün geç ve bir dolar eksikti.
mürekkep kurmadan önce
bir anlaşma, sözleşme vb. imzalandıktan hemen sonra
"He changed his mind before the ink was dry."Mürekkep kurmadan önce fikrini değiştirdi.
son dakikada
bir işi yapmak için kalan son an ya da son tarih
"Do not leave everything until the last minute."Her şeyi son dakikaya bırakma.
ışık yılları uzakta
gelecekte ya da geçmişte, teknolojik, kültürel ya da tarihsel açıdan büyük değişimlerin olduğu çok uzak bir dönem
"My dream job is light years away."Hayalimdeki iş ışık yılları uzakta.
en kısa zamanda
birinin bir şeyi yapması için mümkün veya uygun olan en erken zamanda
"Please reply at earliest convenience."Lütfen en kısa zamanda cevap verin.
Bu listedeki 15 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla