Acele: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Acele konusundaki 15 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

15 kelime Zaman İle İlgili İngilizce Deyimler
twenty-three skidoo /twˈɛntiθɹˈiː skˈɪduː/ ifade

hızlıca kaçmak

ani bir şekilde gitmek, çabuk çekilmek

"He shouted twenty-three skidoo."‘Hızlıca kaç!’ diye bağırdı.

to [haul] ass /hˈɔːl ˈæs/ ifade

koşarak gitmek

Bir yere çabuk ulaşmak için aceleyle hareket etmek.

"We need to haul ass if we want to catch the bus."Otobüsü yakalamak istiyorsak koşarak gitmeliyiz.

to [move] {one's} [ass] /mˈuːv wˈʌnz ˈæs/ ifade

hızlıca hareket et

Birini aceleyle bir şey yapmaya ya da bir yerden ayrılmaya zorlamak.

"Move your ass, we are late."Hızlıca hareket et, geciktik.

against the clock /ɐɡˈɛnst ðə klˈɑːk/ ifade

zamanla yarışmak

Kısıtlı zaman nedeniyle olabildiğince hızlı çalışmak.

"We are working against the clock."Zamanla yarışıyoruz.

to [beat] the clock /bˈiːt ðə klˈɑːk/ ifade

zamanla yarışmak

Bir görevi ya da hedefi belirli bir sürenin bitiminden önce tamamlamak.

"We beat the clock and finished early."Zamanla yarıştık ve erken bitirdik.

to [cut] (it|things) close /kˈʌt ɪt θˈɪŋz klˈoʊs/ ifade

kısa süre kalmak

Zamanı azaldığı halde bir işi başarmak.

"I cut it close today."Bugün işi çok kısa sürede hallettim.

to [get] a move on /ɡɛt ɐ mˈuːv ˈɑːn/ ifade

hızlanmak / acele etmek

Geç kalmamak için bir işi daha çabuk yapmak.

"We need to get a move on, or we will be late."Hızlanmalıyız, yoksa geç kalırız.

to [get] {one's} [ass] (in|into) gear /ɡɛt wˈʌnz ˈæs ɪn ɡˈɪɹ/ ifade

hızlanmak

Bir işe daha hızlı bir şekilde başlamak.

"Get your ass in gear and start working."Hızlan ve işe başla.

to [jump] the gun /dʒˈʌmp ðə ɡˈʌn/ ifade

acele etmek

Bir şeyi doğru zamanından çok daha erken yapmak.

"Don't jump the gun now."Şimdi acele etme.

shake a leg /ʃˈeɪk ɐ lˈɛɡ/ kalıp

hızlan

Bir işe daha çabuk başlamak ya da devam etmek için söylenen uyarı.

"Shake a leg, hurry!"Hızlan — on dakikada çıkacağız!

the clock [is] ticking (down|) /ðə klˈɑːk ɪz tˈɪkɪŋ dˌaʊn/ kalıp

zaman daralıyor

Kalan sürenin azaldığını hatırlatmak için kullanılan uyarı.

"The clock is ticking — we need to decide now."Zaman daralıyor — şimdi karar vermeliyiz.

to [get] the lead out /ɡɛt ðə lˈiːd ˈaʊt/ ifade

hızlanmak

Daha çabuk hareket etmeye başlamak.

"Get the lead out now!"Şimdi hızlan!

a race against (time|the clock) /ɐ ɹˈeɪs ɐɡˈɛnst tˈaɪm ðə klˈɑːk/ ifade

zamanla yarışmak

Kısıtlı bir sürede bir işi tamamlamak için acele etmek.

"It is a race against time to save him."Onu kurtarmak bir zamanla yarış.

white rabbit /wˈaɪt ɹˈæbɪt/ isim

beyaz tavşan

Bir yere geç kalan ve oraya ulaşmaya endişeyle çalışan biri.

"White rabbit!" she said on the first day.""Beyaz tavşan!" dedi ilk gün.

pedal to the metal /ˈpɛdəl tɪ ðə ˈmɛtəl/ ifade

sonuna kadar gazlamak

bir şeyin büyük bir hız ve kararlılıkla yapıldığını söylemek için kullanılır

"Pedal to the metal now!"Sonuna kadar gazla!

Bu listedeki 15 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Zaman İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular