soğuk algınlığına yakalanmak
Burun akıntısı, öksürük ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle hastalanmak
"I think I have a cold."Sanırım soğuk algınlığına yakalandım.
Sağlık ve Kişisel Bakım (Have) konusundaki 14 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
soğuk algınlığına yakalanmak
Burun akıntısı, öksürük ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle hastalanmak
"I think I have a cold."Sanırım soğuk algınlığına yakalandım.
saç kestirmek
Saçını bir kuaför veya berber tarafından kestirmek, şekillendirmek veya değiştirmek.
"I need to have a haircut."Saçımı kestirmem gerekiyor.
kısa bir dinlenme yapmak
Yatak ya da kanepe gibi düz bir yüzeyde kısa bir süre uzanarak rahatlamak
"I will have a lie down after work."İşten sonra kısa bir dinlenme yapacağım.
topallamak
Bir bacağındaki ağrı ya da sakatlık nedeniyle zor yürümek
"He has a limp after falling."Düştükten sonra topallıyor.
masaj yaptırmak
Kasları rahatlatmak ve gerginliği azaltmak amacıyla uzman birinin vücudu ovması ve bastırması
"She went to have a massage."Masaj yaptırmaya gitti.
kısa bir uyku çekmek
Gün içinde dinlenmek ve yenilenmek amacıyla kısa ve hafif bir uyku almak
"I want to have a nap now."Şimdi kısa bir uyku çekmek istiyorum.
dinlenmek
Fiziksel ya da zihinsel aktiviteden ara vererek rahatlamak
"You need to have a rest."Biraz dinlenmen gerekiyor.
oturmak
Bir sandalyeye ya da uygun bir yüzeye oturmak.
"Please have a seat."Lütfen oturun.
tıraş olmak
Yüz kıllarını bir jilet ya da benzeri bir aletle kısaltmak ya da tamamen almak.
"He had a shave this morning."Bu sabah tıraş oldu.
kısa bir uyku çekmek
Kısa ve hafif bir şekerleme yapmak, genellikle dinlenmek ya da canlanmak için.
"Grandpa is having a snooze."Büyükbaba kısa bir uyku çekiyor.
gerinmek
Kasları nazikçe uzatıp rahatlatmak için hareketler yapmak.
"I like to have a stretch when I wake up."Uyanınca gerinmekten hoşlanırım.
felç geçirmek
Beyne giden kan akışının kesintiye uğradığı, çeşitli sağlık sorunlarına yol açan tıbbi bir durumu aniden yaşamak.
"He had a stroke last year."Geçen yıl felç geçirdi.
ateşi olmak
Genellikle hastalığın bir belirtisi olarak vücut ısısının artmasını yaşamak.
"The child has a temperature."Çocuğun ateşi var.
yürüyüşe çıkmak
Keyif ya da egzersiz amacıyla dışarı çıkıp ayaklarıyla hareket etmek.
"Let's have a walk in the park."Parkta yürüyüşe çıkalım.
Bu listedeki 14 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla