Fiziksel Eylemler (Take): İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Fiziksel Eylemler (Take) konusundaki 21 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

21 kelime Collocations Make Take Have İngilizce Kelimeleri
to [take] action /tˈeɪk ˈækʃən/ ifade

hareket etmek

belirli bir duruma yanıt olarak bir şey yapmak, genellikle bir sorunu çözmek ya da bir hedefe ulaşmak için

"We need to take action now."Şimdi hareket etmemiz gerekiyor.

to [take] a bath /tˈeɪk ɐ bˈæθ/ ifade

banyo yapmak

su dolu bir küvette vücudu yıkamak

"I want to take a bath."Banyo yapmak istiyorum.

to [take] a bite /tˈeɪk ɐ bˈaɪt/ ifade

bir ısırık almak

yiyeceğin bir kısmını dişle keserek ya da parçalayarak yemek

"He took a bite of the apple."Elmanın bir ısırığını aldı.

to [take] a bow /tˈeɪk ɐ bˈoʊ/ ifade

selam vermek

performans ya da başarı sonrası alkış ya da takdir karşısında başı ya da üst vücudu eğerek teşekkür etmek

"The actor took a bow after the play."Oyuncu oyundan sonra selam verdi.

to [take] a call /tˈeɪk ɐ kˈɔːl/ ifade

telefonu açmak

gelen bir telefon görüşmesini yanıtlamak

"I need to take this call."Bu telefonu açmam gerekiyor.

to [take] exercise /tˈeɪk ˈɛksɚsˌaɪz/ ifade

egzersiz yapmak

sağlık, kondisyon ya da genel iyilik hali için fiziksel aktiviteye katılmak

"You should take exercise every day."Her gün egzersiz yapmalısın.

to [take] a look /tˈeɪk ɐ lˈʊk/ ifade

bir göz atmak

bir şeyi kısa ve rahat bir şekilde incelemek ya da bakmak

"Can you take a look here?"Buraya bir göz atabilir misin?

to [take] a seat /tˈeɪk ɐ sˈiːt/ ifade

oturmak

Oturmak veya oturma pozisyonu almak.

"Please take a seat and wait."Lütfen oturun ve bekleyin.

to [take] a shower /tˈeɪk ɐ ʃˈaʊɚ/ ifade

duş almak

duş başından akan suyla vücudu yıkamak

"I will take a shower now."Şimdi duş alacağım.

to [take] a sip /tˈeɪk ɐ sˈɪp/ ifade

bir yudum almak

az miktarda sıvı içmek

"She took a sip of her coffee."Kahvesinden bir yudum aldı.

to [take] a step /tˈeɪk ɐ stˈɛp/ ifade

adım atmak

Bir hedefe doğru ilerlemek ya da harekete geçmek.

"You need to take a step forward."İleriye doğru bir adım atmalısın.

to [take] a walk /tˈeɪk ɐ wˈɔːk/ ifade

yürüyüşe çıkmak

eğlence ya da egzersiz amacıyla dışarı çıkıp ayaklarıyla hareket etmek

"Let us take a walk."Haydi yürüyüşe çıkalım.

to [take] a sideswipe from {sb} /tˈeɪk ɐ sˈaɪdswaɪp fɹʌm ˌɛsbˈiː/ ifade

eleştiri almak

beklenmedik ve genellikle dolaylı bir eleştiri ya da hakaret duymak

"The senator took a sideswipe from the press."Senatör basından eleştiri aldı.

to [take] a sideswipe at {sb/sth} /tˈeɪk ɐ sˈaɪdswaɪp æt ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

hakaret yöneltmek

birine ya da bir şeye, çoğunlukla dolaylı bir şekilde, hakaret ya da eleştiri yapmak

"He took a sideswipe at his opponent."Rakibine bir hakaret yöneltti.

to [take] a flight /tˈeɪk ɐ flˈaɪt/ ifade

uçuşa binmek

bir uçakla bir yerden başka bir yere seyahat etmek

"We took a flight to Paris."Paris'e bir uçuşa bindik.

to [take] a turn /tˈeɪk ɐ tˈɜːn/ ifade

yön değiştirmek

yürürken, seyahat ederken ya da bir yolu takip ederken yönü değiştirmek

"The road took a turn."Sohbet kötü bir yöne döndü.

to [take] the trick /tˈeɪk ðə tɹˈɪk/ ifade

trik kazanmak

(köprü, spades gibi kart oyunlarında) turda oynanan kartlar arasında en yüksek değerdeki kartı oynayarak turu kazanmak

"He took the trick in the card game."Kart oyununda triki kazandı.

to [take] the wicket /tˈeɪk ðə wˈɪkɪt/ ifade

vuruş alarak topu çıkarmak

(krikette bir bowlere) bir batsmanı dışarı çıkarmak

"The bowler took the wicket."Bowler topu çıkardı.

to [take] the pitch /tˈeɪk ðə pˈɪtʃ/ ifade

pas geçmek

(Beyzbol veya softbolda vurucu için) Atılan topu vurmaya çalışmadan geçmesine izin vermek.

"He took the pitch."Topu pas geçti.

to [take|have] a ride /tˈeɪk ɔːɹ hæv ɐ ɹˈaɪd/ ifade

bir yolculuk yapmak

genellikle bir araçla (araba, bisiklet, tren vb.) bir mesafe kat etmek

"Would you like to take a ride in my car?"Arabamla bir yolculuk yapmak ister misin?

take a step /teɪk ə stɛp/ ifade

bir adım atmak

bir ayağı ileri doğru atmak veya ayakları hareket ettirerek pozisyonunu değiştirmek

"Please take a step back."Lütfen bir adım geri atın.

Bu listedeki 21 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Collocations Make Take Have İngilizce Kelimeleri — Konular