Hayvan Yavruları: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Hayvan Yavruları konusundaki 17 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

17 kelime Hayvanlar İle İlgili İngilizce Kelimeler
hatchling /hˈætʃlɪŋ/ isim

yumurtadan çıkmış yavru

Kabuğundan yeni yeni çıkan hayvan.

"New hatchling emerged."Yeni yumurtadan çıkmış yavru ortaya çıktı.

joey /ˈdʒəʊi/ isim

kanguru yavrusu

genç bir kanguru

"The joey stays inside its mother's pouch for six months."Kanguru yavrusu altı ay boyunca annesinin kesesinde kalır.

filly /ˈfɪɫi/ isim

tay

dört yaşından küçük, özellikle genç dişi at

"That filly will grow into a fine mare someday."O tay bir gün iyi bir kısrak olacak.

tadpole /ˈtædˌpoʊɫ/ isim

iribaş

larva evresindeki bir amfibi

"The tadpole swims in shallow water until it grows legs."İribaş bacakları uzayana kadar sığ suda yüzer.

cygnet /sˈɪɡnɪt/ isim

yavru kuğu

Yeni doğmuş kuğu yavrusu.

"A cygnet has gray feathers unlike its white parents."Yavru kuğunun tüyleri, beyaz ebeveynlerinin aksine gri renktedir.

piglet /ˈpɪɡɫɪt/ isim

domuzcuk

küçük, genç bir domuz

"The piglet rolled in the mud."Domuzcuk çamurda yuvarlandı.

colt /ˈkoʊɫt/ isim

erkek tay

dört yaşından küçük, hadım edilmemiş genç erkek at

"The colt runs beside its mother across the open field."Erkek tay, annesinin yanında açık alanda koşar.

nestling /ˈnɛsɫɪŋ/, /ˈnɛstɫɪŋ/ isim

yuva yavrusu

Henüz uçmayı öğrenememiş, anne-babasının yaptığı yuvada kalan genç kuş.

"Young nestling fed."Genç yuva yavrusu beslendi.

pup /ˈpəp/ isim

yavru köpek

genç bir köpek, kurt, fok vb.

"The seal pup rests on the beach while its mother hunts."Fok yavrusu annesi avlanırken sahilde dinlenir.

gosling /ɡˈɑːslɪŋ/ isim

kaz yavrusu

yeni çıkmış kaz

"Goslings stay close to their parents for protection."Kaz yavruları, korunmak için ebeveynlerine yakın durur.

larva /ˈɫɑɹvə/ isim

larva

yumurtadan çıkan ancak henüz yetişkin haline gelmemiş genç böcek ya da hayvan formu

"The larva will become a butterfly."Larva bir kelebek haline gelecektir.

kitten /ˈkɪtən/ isim

kedi yavrusu

genç kedi

"The kitten pounces on a ball of yarn and rolls away."Kedi yavrusu bir iplik topuna atlayıp yuvarlandı.

cub /ˈkəb/ isim

yavru

ayı, aslan, tilki gibi etçil memelilerin genç bireyi

"Lion cub played happily."Aslan yavrusu neşeyle oynadı.

maggot /ˈmæɡət/ isim

kurtçuk

çürüyen organik maddelerde bulunabilen, sinek gibi iki kanatlı bir böceğin yumuşak ve bacaksız larvası

"Maggots appear on rotting food within a few days."Kurtçuklar birkaç gün içinde çürüyen yiyeceklerin üzerinde belirir.

leveret /lˈɛvɚɹət/ isim

yavru tavşan

bir yaşından küçük ve henüz tam büyümesini geliştirmemiş genç bir tavşan veya yaban tavşanı

"The leveret hides in the grass while its mother searches for food."Yavru tavşan annesi yiyecek ararken çimenlerin içinde saklanır.

foal /ˈfoʊɫ/ isim

tay

genç bir at, özellikle bir yaşından büyük olmayan

"The foal takes its first wobbly steps this morning."Tay bu sabah ilk titrek adımlarını atıyor.

whelp /wˈɛlp/ isim

yavru

köpek, kurt ya da benzeri etçil memelilerin genç nesli

"The wolf whelp howls for the first time last night."Kurt yavrusu geçen gece ilk kez uludu.

Bu listedeki 17 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Hayvanlar İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular