fil
çok büyük, kalın gri derili, dört bacaklı, hortum denen çok uzun burnu olan ve çoğunlukla Asya'da ve Afrika'da yaşayan hayvan
"The elephant sprayed water with its trunk."Fil hortumuyla su püskürttü.
Büyük Memeliler konusundaki 15 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
fil
çok büyük, kalın gri derili, dört bacaklı, hortum denen çok uzun burnu olan ve çoğunlukla Asya'da ve Afrika'da yaşayan hayvan
"The elephant sprayed water with its trunk."Fil hortumuyla su püskürttü.
su aygırı
kalın gri derili, büyük çeneli ve dişli, su kenarlarında yaşayan büyük bir Afrika memelisi.
"The hippopotamus stayed in water."Su aygırı suda kaldı.
gergedan
Kalın gri derisi ve burnunda bir ya da iki boynuz bulunan, otobur ve Afrika ile Güney Asya'ya özgü çok büyük bir memeli.
"The rhinoceros charged forward."Gergedan devasa göründü.
zürafa
sarı kılları üzerinde kahverengi benekleri olan, çok uzun boyun ve bacaklarıyla uzun boylu bir hayvan
"The giraffe ate leaves."Zürafa yapraktan yedi.
goril
Kuyruksuz, bafanın büyük kafası ve kısa boynu olan bir Afrika maymunu türü
"The gorilla looked powerful."Goril çok güçlü görünüyordu.
panda
Siyah‑beyaz tüyleri olan, ayı benzeri büyük bir memeli; bambu yiyerek beslenir ve genellikle Çin'de bulunur.
"The panda ate bamboo at the zoo."Panda hayvanat bahçesinde bambu yedi.
geyik
Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'nın kuzey ormanlarında bulunan, palmet boynuzlu, uzun, sarkık burunlu ve omuzlarında hörgüçlü büyük bir geyik türü.
"A big moose walked."Büyük bir geyik yürüdü.
yak
Tibet’te evcilleştirilmiş, kabarık tüyleri ve uzun boynuzları olan büyük bir yabani öküz
"The yak carried heavy supplies through the mountain pass."Yak, dağ geçidinden ağır malzemeleri taşıdı.
deniz ineği
Sıcak kıyı sularında yaşayan, otobur, yuvarlak kuyruğu olan büyük bir deniz memelisi.
"A manatee swam by."Deniz inekliği, ılık bahar suyunda yavaşça yüzdü.
deniz aslanı
Dış kulak kepçeleri bulunan, esasen Pasifik kıyılarında görülen büyük bir fok türü.
"The sea lion barked."Deniz aslanı bir topu dengeledi.
fok
yüzgeçleri olan, balıkla beslenen, karada ve suda yaşayabilen, tüyleri için insanlar tarafından avlanan büyük bir deniz hayvanı
"A seal rested on the rock."Bir fok kaya üzerinde dinleniyordu.
mors
Buzlu Arktik bölgelerde yaşayan, iki büyük dişi bulunan büyük bir deniz memelisi.
"The walrus had tusks."Mors, uzun dişlerini kullanarak kendini buza çekti.
yaban domuzu
Sahra altı Afrika’da yaşayan, iki dişi bulunan ve sebzelerle beslenen vahşi bir domuz.
"A warthog ran fast."Yaban domuzu kuyruğunu havada tutarak kaçtı.
deniz kunduzu
Sevimli görünümü, yoğun kürkü, oyuncu tavırları ve besin ararken alet kullanma yeteneğiyle tanınan deniz memelisi.
"The sea otter floated."Deniz kunduzu sırt üstü yüzerken bir kabuğu kırdı.
bizon
Kuzey Amerika ya da Avrupa’da bulunan, uzun tüylü, sığır familyasından büyük yabani memeli.
"The bison herd grazed peacefully."Bizon sürüsü huzur içinde otluyordu.
Bu listedeki 15 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla