Seyahat ve Tatil: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Seyahat ve Tatil konusundaki 33 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

B1 33 kelime B1 Seviyesi İngilizce Kelimeler
backpack /ˈbækˌpæk/ fiil

sırt çantasıyla gezmek

Sırt çantasıyla giysilerini ve eşyalarını taşıyarak doğa yürüyüşü yapmak veya seyahat etmek.

"She backpacked through Europe for six months."Altı ay boyunca sırt çantasıyla Avrupa'yı gezdi.

bed and breakfast /bɛd ænd ˈbrɛkfəst/ ifade

pansiyon

misafirlere konaklama yeri ve kahvaltı sunan küçük otel veya misafirhane

"We stayed at a bed and breakfast."Bir pansiyonda kaldık.

brochure /broʊˈʃʊr/ isim

broşür

Genellikle küçük, bir ürün, hizmet, kuruluş veya etkinlik hakkında bilgi, görüntü ve ayrıntılar içeren kitapçık.

"Read the brochure."Broşür güzel görünüyor.

affordable /əˈfɔrdəbəl/ sıfat

uygun fiyatlı

Bir kişinin mali zorluk yaşamadan ödeyebileceği bir fiyata sahip olan

"The rent is affordable."Kira uygun fiyatlı.

campfire /ˈkæmpˌfaɪr/ isim

kamp ateşi

Genellikle bir kamp alanında ısınma, yemek pişirme vb. amaçlarla yapılan açık hava ateşi.

"The campfire burned."Kamp ateşi sıcaktı.

outdoors /ˈaʊtˌdɔrz/ zarf

açık havada

Bir binanın veya kapalı bir alanın dışında.

"We went outdoors."Çocuklar bütün öğleden sonra açık havada oynadılar.

keycard /ˈkiˌkɑrd/ isim

kart anahtar

Manyetik olarak çalışan ve tipik bir kapı anahtarı yerine kullanılan plastik kart.

"Use the keycard to enter."Giriş için kart anahtarı kullan.

check-in /ʧɛk ˈɪn/ isim

giriş işlemi

Bir havaalanı, otel vb. bir yere vararak varlığını bildirme süreci.

"Hotel check-in is at three."Giriş işlemi öğle vakti başlıyor.

reception desk /rɪˈsɛpʃən dɛsk/ isim

resepsiyon masası

Otel, hastane vb. bir yerde misafirlerin kayıt yaptığı, yardım aldığı teşkilat masası veya resepsiyon

"Go to the reception desk."Resepsiyon masası şurada.

desk clerk /dɛsk klɝːk/ isim

resepsiyonist

Otelde misafirleri karşılayıp yardım eden, telefonları yanıtlayan resepsiyon görevlisi

"The desk clerk is helpful."Resepsiyonist bize yardımcı oldu.

day trip /deɪ trɪp/ isim

günübirlik gezi

Bir gün içinde tamamlanan, gece kalma gerektirmeyen yolculuk

"We planned a day trip."Günübirlik geziye çıktık.

doorman /ˈdɔrˌmæn/ isim

kapıcı

Otel, bina vb. yerlerde misafirleri içeriye alıp taksi bulmalarına yardım eden erkek çalışan

"The doorman opened the door."Kapıcı kapıyı açtı.

front desk /frʌnt dɛsk/ isim

resepsiyon

Otel, bina vb. yerlerde kayıt yapılan, yardım alınan veya soru sorulan belirli alan

"Ask at the front desk."Resepsiyon meşgul.

tour guide /tʊr ɡaɪd/ isim

turist rehberi

işi turistleri ilgi çekici yerlere götürmek olan kişi

"The tour guide showed us around the ancient ruins."Turist rehberi bizi antik kalıntıların etrafında gezdirdi.

hostel /ˈhɑstəl/ isim

pansiyon

ziyaretçilere ucuz yemek ve konaklama imkânı sağlayan yer veya bina

"The youth hostel was cheap and clean."Gençlik pansiyonu ucuz ve temizdi.

minibar /ˈmɪniˌbɑr/ isim

minibar

Oda içinde çeşitli içecek ve atıştırmalık bulunduran küçük buzdolabı

"The minibar has drinks."Minibar pahalı.

luggage /ˈlʌɡɪʤ/ isim

bagaj

Seyahat ederken kişinin kıyafetlerini ve diğer eşyalarını saklamak için kullanılan bavullar, çantalar vb.

"My luggage is heavy."Bagajım ağır.

visitor /ˈvɪzɪtɚ/ isim

ziyaretçi

Belirli bir amaçla bir yere, binaya, şehire veya web sitesine giren kişi

"A visitor arrived today."Ziyaretçi erken geldi.

sunbathe /ˈsʌnˌbeɪð/ fiil

güneşlenmek

Tenini koyulaştırmak için güneşte uzanmak veya oturmak

"They sunbathe by pool."Turistler kumsalda güneşlenir.

stay /steɪ/ isim

konaklama

Birinin bir yerde kaldığı süre.

"Our stay was pleasant."Konaklamamız keyifliydi.

seaside /ˈsiˌsaɪd/ isim

deniz kıyısı

Deniz kenarında, özellikle tatil amaçlı gidilen bölge

"We love the seaside."Deniz kıyısı güzel.

safari /səˈfɑri/ isim

safari

Özellikle Afrika ülkelerinde, vahşi hayvanları doğal ortamlarında gözlemlemek ve fotoğraflamak için yapılan bir yolculuk.

"They went on safari."Safariye gittiler.

cottage /ˈkɑtɪʤ/ isim

köy evi

özellikle kırsal bölgede veya köyde bulunan küçük ev

"The cottage is charming."Köy evi küçük.

holiday /ˈhɑləˌdeɪ/ isim

tatil

Genellikle dinlenmek, eğlenmek ve kişinin keyif aldığı aktiviteleri yapmak için evden veya işten uzak bir zaman dilimi.

"We enjoy our holiday."Tatilimizin tadını çıkarıyoruz.

booking /ˈbʊkɪŋ/ isim

rezervasyon

Bir otel odası, bilet vb. ayırtmak için önceden yapılan düzenleme.

"The booking is made."Rezervasyon onaylandı.

camp /kæmp/ fiil

kamp kurmak

Genellikle açık havada veya vahşi doğada geçici bir barınak veya konaklama yeri oluşturmak.

"We will camp near the river."Nehrin yakınında kamp kuracağız.

double /ˈdəbəl/ isim

çift kişilik oda

iki kişi için tasarlanmış bir otel odası

"This is a double."Bu bir çift kişilik oda.

family room /ˈfæməli rum/ isim

aile odası

genellikle ebeveynler ve çocukları için üç veya dört kişinin kalabileceği ve uyuyabileceği bir otel odası

"This is a family room."Bu bir aile odası.

exchange /ɪksˈʧeɪnʤ/ isim

değişim

iki grubun veya farklı ülkelerden insanların birbirlerinin işlerini yaptığı veya birbirlerini ziyaret ettiği bir düzenleme

"This is an exchange."Bu bir değişim.

explore /ɪkˈsplɔr/ fiil

keşfetmek

Daha önce hiç görülmemiş yerleri ziyaret etmek veya incelemek.

"We will explore the ancient ruins."Antik kalıntıları keşfedeceğiz.

single /ˈsɪŋgəl/ isim

tek kişilik oda

tek bir kişi için tasarlanmış bir otel odası

"This is a single."Bu bir tek kişilik oda.

sight /saɪt/ isim

manzara

turistlerin ilgisini çeken, özellikle tarihi, kültürel veya doğal öneme sahip yerler

"What a sight!"Ne manzara!

tour /tʊr/ fiil

gezmek

Bir yeri, özellikle zevk için dolaşmak.

"We will tour the city."Şehri gezeceğiz.

Bu listedeki 33 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

B1 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular