motosiklet
motorla çalışan, iki tekerlekli bir araç
"He rides a motorcycle to work."O işe motosikletle gider.
Ulaşım konusundaki 16 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
motosiklet
motorla çalışan, iki tekerlekli bir araç
"He rides a motorcycle to work."O işe motosikletle gider.
kamyon
yük taşımak için kullanılan büyük bir karayolu aracı
"The truck is carrying boxes."Kamyon kutular taşıyor.
taksi
Bizi farklı yerlere götürmesi için para ödediğimiz, şoförlü bir araba.
"We took a taxi to the airport."Havaalanına taksiyle gittik.
metro
genellikle büyük şehirlerde yeraltında bulunan raylı ulaşım sistemi
"The subway was crowded."Metro kalabalıktı.
uçak
İnsanları ve malları gökyüzünden bir yerden başka bir yere taşıyan, sabit kanatlı uçan bir araç.
"The airplane flew above the clouds."Uçak bulutların üzerinde uçtu.
helikopter
üstünde dönen metal kanatları olan büyük bir hava aracı
"The helicopter landed on the roof."Helikopter çatıya indi.
gemi
yolcu veya mal taşımak için denizler boyunca kullanılan büyük tekne
"The ship crossed the ocean."Gemi okyanusu geçti.
tekne
su üzerinde seyahat etmek için kullanılan küçük bir araç türü
"The boat is small."Tekne küçük.
kamyonet
Arkada penceresi olmayan, kamyondan küçük, insan veya eşya taşımak için kullanılan büyük bir araç.
"The van is full of boxes."Kamyonet kutularla dolu.
havaalanı
Uçakların kalkıp indiği, yolcuların uçuşlarını beklemeleri için binaları ve tesisleri olan büyük bir yer.
"We arrived at the airport two hours early."Havaalanına iki saat erken vardık.
tren istasyonu
trenlerin yolcuların binip inmesi için düzenli olarak durduğu yer
"Go to the train station."Tren istasyonu şehir merkezinde.
araba
dört tekerlekli, motorlu ve birkaç kişilik koltuk bulunan bir karayolu aracı
"The car is parked outside."Araba dışarıda park edilmiş.
otobüs
karayoluyla çok sayıda yolcu taşıyan büyük bir araç.
"We rode the bus."Otobüse bindik.
tren
genellikle lokomotif çeken, raylar üzerinde giden birbirine bağlı vagonlardan oluşan ulaşım aracı
"The train arrived on time."Tren zamanında geldi.
bilet
otobüs, tren, sinema gibi bir hizmetten yararlanmayı ya da bir etkinliğe katılmayı gösteren kağıt ya da kart
"The ticket is expensive."Bilet pahalı.
istasyon
tren veya otobüse binebileceğiniz veya inebileceğiniz yer veya bina
"The station is very busy."İstasyon çok kalabalık.
Bu listedeki 16 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla