Evler ve Binalar: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Evler ve Binalar konusundaki 27 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

B1 27 kelime B1 Seviyesi İngilizce Kelimeler
guest house /ˈɡɛst ˌhaʊs/ isim

misafirhane

ana yapıdan ayrı, misafirlerin konaklayabileceği küçük ev

"The guest house is cozy."Misafirhane çok samimi ve rahat bir yer.

apartment building /əˈpɑrtmənt ˈbɪldɪŋ/ isim

apartman binası

Her katta bir veya birkaç daire bulunan yüksek bina.

"The apartment building is tall."Apartman binası yüksek.

country house /ˈkʌntri ˌhaʊs/ isim

kır evi

Kırsalda, genellikle geniş arazisi veya bahçeleri olan büyük bir ev.

"The country house is peaceful."Kır evi huzurlu.

fireplace /ˈfaɪɚˌpleɪs/ isim

şömine

duvarda ateş yakmak için yapılmış boşluk veya yer

"They sat by the fireplace on cold nights."Soğuk gecelerde şöminenin başında otururlardı.

chimney /ˈʧɪmni/ isim

baca

ateşten çıkan dumanın binanın çatısından dışarı çıkmasını sağlayan kanal veya geçit

"Smoke came from the chimney."Bacadan duman yükseliyordu.

driveway /ˈdraɪvˌweɪ/ isim

giriş yolu

Sokaktan bir eve, binaya vb. giden özel yol veya cadde, genellikle araç erişimi ve park için kullanılır.

"Park in driveway."Giriş yoluna park et.

walkway /ˈwɔˌkweɪ/ isim

yürüyüş yolu

Yürümek için yapılmış, genellikle açık havada ve yer seviyesinin üzerinde inşa edilmiş patika.

"The walkway is clean."Yürüyüş yolu temiz.

back door /ˈbæk ˌdɔr/ isim

arka kapı

Bir binanın arkasında veya yanında bulunan kapı.

"The back door was open."Arka kapı açıktı.

front door /ˈfrʌnt ˌdɔr/ isim

ön kapı

Bir kişinin evine ana giriş.

"The front door is locked."Ön kapı kilitli.

guest room /ˈɡɛst ˌrum/ isim

misafir odası

Evde misafirlerin kalması veya uyuması için ayrılmış yatak odası.

"The guest room is ready."Misafir odası hazır.

storeroom /ˈstɔrˌruːm/ isim

depo odası

Eşyaların ihtiyaç duyulmadığı veya kullanılmadığı sürece muhafaza edildiği oda.

"The storeroom is full."Depo odası dolu.

swimming pool /ˈswɪmɪŋ ˌpul/ isim

yüzme havuzu

İnsanların yüzmesi için su tutmak amacıyla özel olarak tasarlanmış yapı.

"The hotel has a heated swimming pool."Otelde ısıtmalı bir yüzme havuzu var.

shelf /ʃɛlf/ isim

raf

duvara asılan, eşyaların üzerine konulması için kullanılan tahta, metal vb. malzemelerden yapılmış düz, dar yapı.

"The shelf is empty."Raf boş.

porch /pɔrtʃ/ isim

veranda

Bir evin girişinde çatısı olan ancak duvarı olmayan yapı.

"The porch is shaded."Veranda gölgeli.

accommodations /əˌkɑməˈdeɪʃənz/ isim

konaklama yeri

kısa süreli kalınacak, genellikle yemek veya başka hizmetlerin de sunulduğu yer.

"The accommodations were comfortable."Konaklama yeri rahat ve konforluydu.

rent /rɛnt/ isim

kira

başkasına ait bir dairenin, odanın vb. kullanımı için düzenli olarak ödenen para.

"The rent is expensive."Kira pahalı.

palace /ˈpæləs/ isim

saray

kral, kraliçe, papa gibi güçlü veya çok önemli kişilerin resmi ikametgâhı olan büyük yapı

"The palace was enormous."Saray çok devasa bir yapıydı.

cabin /ˈkæbɪn/ isim

kulübe

Ormanda veya dağlarda inşa edilmiş küçük ahşap ev veya barınak.

"The cabin was warm."Kulübe sıcaktı.

studio /ˈstudiˌoʊ/ isim

stüdyo

sadece bir ana odası olan minicik bir daire

"It is a studio apartment."Bu bir stüdyo dairedir.

floor /flɔr/ isim

kat

bir binanın aynı seviyedeki tüm odaları

"The store is on this floor."Mağaza bu katta.

step /stɛp/ isim

basamak

Yukarı veya aşağı inmek için kullanılan bir dizi düz yüzey.

"Climb the step."Basamağa tırman.

corridor /ˈkɔrɪˌdɔr/ isim

koridor

her iki tarafında farklı odalara açılan kapılar bulunan, uzun ve dar bir geçit

"The school corridor was very long."Okulun koridoru çok uzundu.

drain /dreɪn/ isim

süzgeç

Bir lavabo, küvet vb.nin dibinde kirli suyun aktığı boru.

"The drain is blocked."Süzgeç tıkalı.

family room /ˈfæmɪli ˈrum/ isim

aile odası

Bir ev veya dairede ailenin televizyon izlemek, dinlenmek vb. amaçlarla toplandığı oda.

"The family room is bright."Aile odası aydınlık.

study /ˈstʌdi/ isim

çalışma odası

Bir kişinin bir şeyler okuduğu veya yazdığı evdeki bir oda.

"I work in study."Çalışma odasında çalışıyorum.

resident /ˈrɛzɪdənt/ isim

sakin

belli bir yerde, genellikle uzun süreli olarak yaşayan kişi.

"The resident is happy."Sakin taşındı.

rent /rɛnt/ fiil

kiralamak

Birinin malını, arabasını vb. belirli bir süre karşılığında kullanmasına izin vermek

"I rent a room."Bir oda kiralıyorum.

Bu listedeki 27 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

B1 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular