hedefe çok yakın olmak
bir şeyin elde edilmek üzere olduğu, çok yakın bir konumda bulunması
"She is within striking distance now."Şimdi hedefe çok yakın.
Mesafe konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
hedefe çok yakın olmak
bir şeyin elde edilmek üzere olduğu, çok yakın bir konumda bulunması
"She is within striking distance now."Şimdi hedefe çok yakın.
taş atma mesafesi
Çok kısa bir mesafe.
"It is a stone's throw away."Taş atma mesafesinde.
yan yana, birbirine çok yakın
Birbirine çok yakın konumda olmak.
"We live cheek by jowl in this crowded city."Bu kalabalık şehirde yan yana yaşıyoruz.
a noktasından B noktasına
Bir konumdan başka bir konuma gitmek.
"I just need a car to get from A to B."A noktasından B noktasına gitmek için bir arabaya ihtiyacım var.
az bilinen bir yolda
İnsanların genellikle gitmediği, çok uzak ve keşfedilmemiş bir yerde.
"We found a lovely cabin off the beaten track."Kalabalık olmayan bir yolda güzel bir kulübe bulduk.
kapının önünde, hemen yakınında
Eve ya da bulunduğun yere çok yakın bir yerde.
"The beach is right on our doorstep."Plaj tam kapımızın önünde.
yakın mesafede
önemli ölçüde küçük bir mesafede
"The target is within striking distance."Hedef yakın mesafede.
hemen yakında
belirli bir kişiye, yere veya şeye çok yakın olan bir şeyi ifade etmek için kullanılır
"The shop is around the corner."Dükkan hemen yakında.
yakınlarda
ulaşılabilir bir mesafede
"Help is at hand."Yardım yakında.
baş başa
yarışta iki ya da daha fazla katılımcının birbirine çok yakın olması ve kazanma şansının eşit olması durumu
"The two horses ran neck and neck."İki at baş başa koştu.
el altında
Erişilebilir ve yakın bir yerde bulunan kişi ya da şey anlamında kullanılır
"We have plenty of food on hand."Yanımızda bol miktarda yiyecek var.
Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla