Bir Eylem Gerçekleştirme veya Deneyimleme (After & Past): İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Bir Eylem Gerçekleştirme veya Deneyimleme (After & Past) konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Together Against Apart Others Phrasal Verb'leri
ask after /ˈæsk ˈæftɚ/ fiil

halini sormak

Birinin nasıl olduğunu öğrenmek, özellikle uzun süredir görüşülmemiş ya da duyulmamışsa.

"He asked after your health."Sağlığını sordu.

come after /kˈʌm ˈæftɚ/ fiil

peşine düşmek

birini yakalamak ya da ulaşmak amacıyla takip etmek

"The police came after the thief."Polis hırsızın peşine düştü.

go after /ɡˌoʊ ˈæftɚ/ fiil

peşinden gitmek

Birini ya da bir şeyi kovalamak, yakalamaya çalışmak.

"The dog went after the cat."Köpek kedinin peşinden gitti.

look after /lˈʊk ˈæftɚ/ fiil

bakmak / ilgilenmek

birinin ya da bir şeyin ihtiyaç, sağlık, güvenlik vb. hususlarını gözetmek, ona bakım sağlamak

"Who looks after your dog?"Köpeğine kim bakıyor?

make after /mˌeɪk ˈæftɚ/ fiil

peşine düşmek

Birini ya da bir şeyi yakalamak amacıyla ona doğru gitmek.

"The dog made after the cat."Köpek kedinin peşine düştü.

name after /nˈeɪm ˈæftɚ/ fiil

adı vermek

birine ya da bir şeye, bir başka kişi ya da nesneyi anmak ya da hatırlamak amacıyla isim takmak

"He was named after his grandfather."Büyükbabasıyla aynı adı aldı.

run after /ɹˈʌn ˈæftɚ/ fiil

koşarak yakalamak

Birini ya da bir şeyi yakalamak amacıyla onu takip etmek.

"The dog runs after the cat."Köpek kedinin peşinden koşar.

blow past /blˈoʊ pˈæst/ fiil

hızla geçmek

Birinin yanından yüksek hızla geçmek.

"The car blew past us."Araba yanımızdan hızla geçti.

go past /ɡˌoʊ pˈæst/ fiil

geçmek

Belirli bir konum, nesne ya da kişinin yanından ilerlemek.

"Go past the traffic lights."Trafik ışıklarının yanından geç.

run past /ɹˈʌn pˈæst/ fiil

fikrini sormak

Bir fikri veya öneriyi, görüşlerini veya onaylarını almak amacıyla birine sunmak.

"Run past your idea now."Fikrini şimdi sor.

get after /gɪt ˈæftər/ fiil

peşine düşmek

bir şeyi takip etmek veya elde etmek için harekete geçmek veya çaba göstermek

"He will get after it."Peşine düşecek.

take after /tˈeɪk ˈæftɚ/ fiil

çekmek (birini andırmak)

özellikle anne gibi yaşlı bir aile üzerine görünüş veya davranış bakımından benzemek

"She takes after mom."Babasının görünüşünü çekmiş.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Together Against Apart Others Phrasal Verb'leri — Konular