mümkün kılmak
Bir şeyin gerçekleşmesine ya da var olmasına izin verme.
"This admits no excuse."Durum gecikmeye müsaade etmez.
Bir Eylem Gerçekleştirme (Of & Between) konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
mümkün kılmak
Bir şeyin gerçekleşmesine ya da var olmasına izin verme.
"This admits no excuse."Durum gecikmeye müsaade etmez.
ne olacak
Birinin ya da bir şeyin ne durumda kalacağını, ne olacağını sorma ifadesi.
"What will become of us now?"Şimdi bizimle ne olacak?
oluşmak
Belirli parçalar ya da öğelerden meydana gelmek.
"The team consists of five members."Takım beş üyeden oluşur.
mahrum bırakmak
birine bir şeyi alıp vermek ya da sahip olmasını engellemek
"Do not deprive yourself of sleep."Uykudan mahrum kalmayın.
katkıda bulunmak
Zaman, enerji gibi kaynakları, genellikle başkalarının yararı ya da daha büyük bir amaç için özverili bir şekilde vermek.
"Give of your time generously."Zamanını cömertçe katkıda bulun.
duymak / haber almak
bir kişi ya da şey hakkında bilgi ya da haber edinmek
"I have never heard of him."Onu hiç duymadım.
haberi olmak
Bir kişi ya da şey hakkında bir miktar bilgiye sahip olmak, ancak bu bilginin sınırlı olabileceği anlamına gelir.
"I know of that place."O yerin haberi var benim.
bahsetmek
Bir şeyi işaret etmek, öngörmek ya da ima etmek.
"Clouds speak of rain."Şeytanın adı anıldığında ortaya çıkar.
araya girmek
İki ya da daha fazla taraf arasında bölünmeye ya da çatışmaya neden olmak.
"Do not come between them."Araya girmeyin onlara.
arasında sıkışmak
İki nesne ya da kişi arasında dar bir alanda bulunmak.
"He was sandwiched between two large men."İki büyük adamın arasında sıkışmıştı.
düşünmek
belirli bir kavramı, öneriyi veya faktörü kabul etmek
"Did you think of that?"Bunu düşündün mü?
Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla