parçalanmak
Bir şeyi sökmek ya da ayrı parçalara ayrılmak.
"The book came apart."Oyuncak kolayca parçalandı.
Ayırma veya Ayırt Etme (Apart) konusundaki 10 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
parçalanmak
Bir şeyi sökmek ya da ayrı parçalara ayrılmak.
"The book came apart."Oyuncak kolayca parçalandı.
uzaklaşmak
ortak ilgi eksikliği ya da farklı yollar izleme nedeniyle zamanla daha az yakın ve bağlı hâle gelmek
"Old friends sometimes drift apart over time."Eski arkadaşlar zamanla uzaklaşabilir.
uzaklaşmak
İnsanlar ve ilişkileri için, yavaş yavaş daha az yakınlaşmak.
"Old friends sometimes grow apart naturally."Eski arkadaşlar bazen doğal olarak uzaklaşır.
parçalarına ayırmak
Bir şeyi bireysel parçalarına bölmek.
"Pick apart the flawed argument."Hatalı argümanı parçalarına ayır.
parçalanmak
Genellikle çok fazla kuvvet uygulandıktan sonra parçalanmak.
"The strong rope pulled apart."Sağlam ip parçalandı.
öne çıkmak
Birini ya da bir şeyi diğerlerinden ayırarak benzersiz ya da daha üstün kılmak.
"His talent sets him apart completely."Onun yeteneği onu tamamen öne çıkarıyor.
parçalamak
bir şeyi bileşenlerine ya da parçalarına ayırmak, sökmek
"Take apart the machine carefully."Makineyi dikkatlice parçala.
parçalamak
bir ülke, örgüt ya da grup içinde ciddi anlaşmazlıklar çıkararak ayırmak ya da yok etmek
"The argument tore them apart."Kavga onları tamamen parçalamıştı.
ayırt etmek
şeyler veya insanlar arasındaki farkları ayırt etmek
"Twins are hard to tell apart."İkizleri ayırt etmek zordur.
parçalanmak
çok kötü bir durumda olduğu için parçalarına ayrılmak, yıkılmak
"The old building falls apart slowly."Eski bina yavaş yavaş parçalanıyor.
Bu listedeki 10 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla