Ünite 8 - 8B · Face2Face Orta Kelime Listesi

Face2Face Orta Kelime Listesi listesindeki "Ünite 8 - 8B" ile ilgili 27 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

27 kelime Face2Face Orta Kelime Listesi
carbon /ˈkɑrbən/ isim

karbon

tüm organik bileşiklerde ve canlılıklarda bulunabilen ametal bir element

"Carbon is important."Karbon önemlidir.

jar /dʒɑr/ isim

kavanoz

geniş ağızlı ve kapaklı, genellikle cam veya porselenden yapılmış; bal, reçel, turşu gibi gıdaların saklanmasında kullanılan kap

"The jar is closed."Kavanoz kapalı.

milk /mɪlk/ isim

süt

ineklerden, koyunlardan veya keçilerden elde ettiğimiz, içtiğimiz ve peynir, tereyağı yapımında kullandığımız beyaz sıvı

"The milk is cold."Süt soğuk.

cat food /kˈæt fˈuːd/ isim

kedi maması

Kediler için özel olarak formüle edilmiş, genellikle et, tahıl ve vitamin‑minerallerden oluşan yiyecek ürünleri.

"He forgets to buy cat food for his pet."Evcil hayvanı için kedi mamasını almayı unutuyor.

orange juice /ˈɔːɹɪndʒ dʒˈuːs/ isim

portakal suyu

Portakalın suyunun sıkılmasıyla elde edilen, genellikle ferahlatıcı bir içecek.

"He drinks a glass of fresh orange juice every morning."Her sabah taze bir bardak portakal suyu içer.

beer /bɪr/ isim

bira

Alkollü ve çeşitli tahıl türlerinden yapılan bir içecek

"He ordered a glass of cold beer."Soğuk bir bira bardak sipariş etti.

marmalade /ˈmɑrməˌleɪd/ isim

reçel

Pişmiş limon, portakal gibi meyvelerden yapılan, şekerle tatlandırılmış ve genellikle sürülebilen ya da dolgu olarak kullanılan yiyecek.

"I spread marmalade on toast."Tostun üzerine reçel sürdüm.

ketchup /ˈkɛtʃəp/ isim

ketçap

Domatesten yapılan, kıvamı yoğun ve soğuk servis edilen bir sos.

"Ketchup is sweet."Ketçap tatlıdır.

soup /suːp/ isim

çorba

Et, balık veya sebzeler gibi malzemelerin su ile pişirilmesiyle yapılan sıvı yiyecek

"The soup is hot."Çorba sıcak.

potato /pəˈteɪtoʊ/ isim

patates

toprak altında yetişen, açık kahverengi kabuklu, yuvarlak sebze; pişirilerek veya kızartılarak kullanılır

"The potato is still hot."Patates hâlâ sıcak.

olive oil /ˈɑːlɪv ˈɔɪl/ isim

zeytinyağı

Zeytinlerden elde edilen, sarımtırak ya da yeşilimsi renkli, genellikle salatalarda ve yemek pişirmede kullanılan yağ.

"Extra virgin olive oil is used for salad dressings."Sızma zeytinyağı salata soslarında tercih edilir.

lemonade /ˌlɛməˈneɪd/ isim

limonata

Su, şeker ve limon suyu ile yapılan bir içecek

"The lemonade is sour."Limonata ekşidir.

container /kənˈteɪnɚ/ isim

kap

şişe, kutu gibi bir şeyi saklamak için kullanılabilecek herhangi bir nesne

"The container is large."Kap büyük.

bottle /ˈbɑːtəl/ isim

şişe

Genellikle dar ağızlı, cam veya plastikten yapılan, içecek veya başka sıvıları saklamak için kullanılan kap.

"There is water in the bottle."Şişede su var.

bag /bæɡ/ isim

çanta

özellikle seyahat ederken veya alışveriş yaparken eşya taşımak için kullanılan deri, kumaş, plastik veya kâğıttan yapılan taşıma aracı

"The bag is heavy."Çanta ağır.

tin /ˈtɪn/ isim

teneke

kuru gıdaların saklandığı ve satıldığı metal kap

"The cookies are stored in a tin box."Kurabiyeler teneke bir kutuda saklanıyor.

box /bɑːks/ isim

kutu

Genellikle dört yanı, tabanı ve kapağı olan bir kap; taşımak veya bir şeyleri saklamak için kullanılır.

"The box is under the table."Kutu masanın altında.

can /kæn/ isim

kutu

yiyecek ya da içecek saklamak için kullanılan metal bir kap

"She opens a can of soda."O, bir kutu gazoz açıyor.

packet /ˈpækɪt/ isim

paket

tipik olarak kağıt, plastik vb. yapılmış, çay, şeker veya baharat gibi çeşitli şeyler içerebilen küçük bir torba

"The packet is sealed."Paket mühürlü.

honey /ˈhʌni/ isim

bal

arıların ürettiği, sarı veya kahverengi, tatlı, yapışkan, koyu sıvı; yiyecek olarak tüketilebilen doğal ürün

"The honey is sweet."Bal tatlı.

tuna /ˈtunə/ isim

ton balığı

Sıcak denizlerde bulunan büyük bir balık türü.

"I ate tuna for lunch."Öğle yemeğinde ton balığı yedim.

biscuit /ˈbɪskət/ isim

bisküvi

Genellikle çikolata parçaları, fındık veya kuru meyve gibi malzemeler içeren küçük, gevrek, tatlı bir fırın ürünü.

"The biscuit had chocolate."Bisküvide çikolata vardı.

sweet /swit/ isim

tatlı

şeker ve bazen çikolata içeren küçük bir yiyecek parçası

"I want a sweet."Bir tatlı istiyorum.

chocolate /ˈtʃɑklɪt/ isim

çikolata

Kavrulmuş ve öğütülmış kakao çekirdeklerinden hazırlanan bir gıda

"Chocolate tastes sweet."Çikolata tatlı tadı var.

bean /biːn/ isim

fasulye

Tırmanıcı bir bitkinin uzun kapsüllerinde yetişen ve sebze olarak tohumu yenen tohum.

"The bean is small and soft."Fasulye küçük ve yumuşak.

tissue /ˈtɪʃu/ isim

mendil

Atılabilir, yumuşak ve ince bir kağıt parçası, temizlik için kullanılır

"I need a tissue."Bir mendile ihtiyacım var.

crisp /krɪsp/ isim

cips

sıcak yağda pişirilmiş ve atıştırmalık olarak soğuk yenen ince, yuvarlak patates dilimi

"I like a crisp."Bir cips severim.

Bu listedeki 27 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Face2Face Orta Kelime Listesi — Konular