Ünite 3 - 3C · Face2Face Orta Kelime Listesi

Face2Face Orta Kelime Listesi listesindeki "Ünite 3 - 3C" ile ilgili 43 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

43 kelime Face2Face Orta Kelime Listesi
patience /ˈpeɪʃəns/ isim

sabır

zorlu ya da sinir bozucu durumları şikayet etmeden ya da öfkelenmeden kabul edip dayanabilme yeteneği

"This puzzle requires patience and skill."Bu bulmaca sabır ve beceri ister.

comfort /ˈkəmfɝt/ isim

rahatlık/huzur

Ağrı, endişe veya diğer hoş olmayan duygulardan uzak olma durumu

"The kind words brought her great comfort."Nazik sözleri ona büyük bir rahatlık verdi.

difficulty /ˈdɪfɪˌkʌlti/ isim

zorluk

bir hedefe ulaşmaya ya da bir işi tamamlamaya çalışırken karşılaşılan engel ya da durum

"Difficulty can be useful."Zorluk faydalı olabilir.

danger /ˈdeɪnʤɚ/ isim

tehlike

Zarar, hasar veya yaralanma yaşama olasılığı.

"Danger is everywhere."Tehlike her yerdedir.

popularity /ˌpɑpjəˈɫɛɹəti/ isim

popülerlik

Birçok insan tarafından sevilme, beğenilme ya da desteklenme durumu.

"The song has popularity."Şarkıcının popülerliği her hit şarkısıyla artıyor.

knowledgeable /ˈnɑlɪʤəbəl/ sıfat

bilgili

belirli bir konu ya da alanda çokça bilgi ya da uzmanlığa sahip olmak

"She is knowledgeable."O, bilgili bir kişidir.

sadness /ˈsædnəs/ isim

hüzün

üzgün ve mutlu olmama hissi

"A deep sadness filled the room at the news."Haberle birlikte odada derin bir hüzün yayıldı.

noisy /ˈnɔɪzi/ sıfat

gürültülü

çok fazla yüksek ve istenmeyen ses üretmek veya sahip olmak.

"The city is noisy."Şehir gürültülüdür.

adventurous /ædˈvɛntʃɝəs/, /ədˈvɛntʃɝəs/ sıfat

macera sever

Yeni fikirleri, heyecan verici şeyleri denemeye ve risk almaya istekli kişi.

"He is adventurous."O, macera sever bir kişidir.

activity /ækˈtɪvɪti/ isim

etkinlik

Bir kişinin belirli bir amaca ulaşmak için zaman harcadığı şey

"This activity is fun."Bu eğlenceli bir etkinlik.

honesty /ˈɑnəsti/ isim

dürüstlük

Doğru ve aldatmadan uzak bir şekilde davranma ya da konuşma niteliği.

"He values honesty."Dürüstlük en iyi politikadır.

famous /ˈfeɪməs/ sıfat

ünlü

birçok kişi tarafından bilinen

"He is a famous singer."O, ünlü bir şarkıcıdır.

touristy /tˈʊɹɪsti/ sıfat

turistik

Turistlerin ilgisini çekecek şekilde tasarlanmış, fakat genellikle beğenilmeyen.

"The area is touristy."Bölge turistik.

importance /ˌɪmˈpɔɹtəns/ isim

önem

Bir şeyin değerli, etkili ya da güçlü bir etkiye sahip olma niteliği

"The importance of clean water cannot be overstated."Temiz suyun önemi abartılamaz.

laziness /ˈɫeɪzinəs/ isim

tembellik

(Teolojide) Ahlaki veya erdemli uygulamada kayıtsızlık veya atalet, ölümcül bir günah olarak kabul edilir.

"Laziness made him late."Tembellik onu geç bıraktı.

modesty /ˈmɑdəsti/ isim

alçakgönüllülük

Kişinin yetenek ya da başarıları hakkında aşırı gururlu olmama, kendini fazla ön plana çıkarmama hâli.

"His modesty is genuine."Onun alçakgönüllülüğü, başarılarını övmesini engeller.

tradition /trəˈdɪʃən/ isim

gelenek

belirli bir insan grubu arasında yerleşik bir düşünce veya bir şeyi yapma şekli.

"This tradition is old."Bu gelenek eskidir.

confident /ˈkɑnfɪdənt/ sıfat

kendine güvenen

Kişinin yeteneklerine ya da niteliklerine güçlü bir inanç beslemesi.

"She is confident."O kendine güvenen birisi.

adventure /ədˈvɛnʧɚ/ isim

macera

genellikle risk veya fiziksel aktivite içeren heyecan verici veya olağanüstü bir deneyim

"The adventure was exciting."Macera heyecanlıydı.

possible /ˈpɑsəbəl/ sıfat

mümkün

Var olabilen, gerçekleşebilen ya da yapılabilen

"It is possible."Bu mümkün.

fame /ˈfeɪm/ isim

ün

genellikle kayda değer başarılar, yetenekler ya da eylemler nedeniyle geniş çapta tanınmış olma durumu

"His fame spreads quickly after the movie release."Filmin çıkışının ardından ünü hızla yayıldı.

important /ɪmˈpɔrtənt/ sıfat

önemli

Çok değerli, kıymetli

"This is important."Bu önemli.

lazy /ˈleɪzi/ sıfat

tembel

Çalışmaktan kaçınan, mümkün olduğunca az şey yapmayı tercih eden

"He is lazy."O tembel.

kindness /ˈkaɪndnəs/ isim

iyilik

insanlara, hayvanlara veya bitkilere karşı şefkatli olma niteliği

"Her kindness was touching."Onun iyiliği dokunaklıydı.

comfortable /ˈkəmfərtəbəl/ sıfat

rahat

fiziksel olarak rahat ve ağrı, stres, korku vb. hissetmeyen

"The bed is comfortable."Yatak rahat.

healthy /ˈhɛlθi/ sıfat

sağlıklı

(bir kişi için) fiziksel veya zihinsel sorunları olmayan

"Eating vegetables is healthy."Sebze yemek sağlıklıdır.

nature /ˈneɪtʃɚ/ isim

doğa

Dünya'da var olan veya meydana gelen her şey, insanların yaptığı veya kontrol ettiği şeyler hariç.

"Enjoying nature is good."Doğanın tadını çıkarmak iyidir.

dangerous /ˈdeɪnʤərəs/ sıfat

tehlikeli

bir kişiye veya şeye zarar verme veya yok etme potansiyeline sahip olan

"The snake is dangerous."Yılan tehlikelidir.

difficult /ˈdɪfɪˌkʌlt/ sıfat

zor

Yapmak, anlamak ya da üstesinden gelmek için çok çalışma ya da beceri gerektiren.

"The question is difficult."Soru zor.

popular /ˈpɑpjələr/ sıfat

popüler

birçok kişi tarafından çok sevilen ve ilgi gören

"This song is popular."Bu şarkı popüler.

kind /kaɪnd/ sıfat

nazik

Başkalarının duygularına karşı iyi ve duyarlı olmak

"The neighbor is kind."Komşu naziktir.

health /hɛlθ/ isim

sağlık

bir kişinin zihninin veya bedeninin genel durumu

"Good health is important."İyi sağlık önemlidir.

patient /ˈpeɪʃənt/ sıfat

sabırlı

Zor ya da sıkıntılı durumlarda sinirlenmeden, sakin kalabilen.

"The teacher is patient."Öğretmen sabırlıdır.

natural /ˈnætʃərəl/ sıfat

doğal

Doğadan kaynaklanan veya doğa tarafından yaratılmış; insan eliyle yapılmış veya insan kaynaklı olmayan

"The color is natural."Odadaki doğal ışık, herhangi bir lamba veya tavan aydınlatmasına gerek kalmadan ortamı sıcak ve davetkar hissettiriyordu.

traditional /trəˈdɪʃənəl/ sıfat

geleneksel

Yeni ya da farklı yöntemlerin aksine, eskiye ait, uzun süredir uygulanan yöntem ya da düşüncelere ait.

"The food is traditional."Yemek geleneksel bir tarife göre hazırlanıyor.

confidence /ˈkɑnfədɛns/ isim

güven

birinin hedeflere ulaşma ve istenen sonuçları alma konusundaki kendi yeteneğine olan inancı

"She has confidence."Ona güveni var.

musical /ˈmjuːzɪkəl/ sıfat

müzikal

Müzikle ilgili veya müzik içeren.

"A musical instrument."O müzikal bir insan.

possibility /ˌpɑsəˈbɪləˌti/ isim

olasılık

bir şeyin olma veya var olma durumunu veya bir şeyin olma veya doğru olma potansiyel olasılığını ifade eder

"There is a possibility of rain."Yağmur olasılığı var.

fashionable /ˈfæʃənəbəl/ sıfat

modaya uygun

belirli bir dönemde en son veya en popüler tarzları ve eğilimleri takip eden

"Her coat is fashionable."Elbisesi modaya uygun.

noise /nɔɪz/ isim

gürültü

Genellikle istenmeyen veya yüksek sesli sesler

"The noise is loud."Gürültü çok yüksek.

active /ˈæktɪv/ sıfat

aktif

(bir kişi için) çok enerjiyle birçok şey yapan

"My dog is active."Köpeğim aktif.

fashion /ˈfæʃən/ isim

moda

Bir şeyin yapıldığı veya gerçekleştiği belirli bir yol.

"That is the fashion."Bu modadır.

modest /mɑdəst/ sıfat

mütevazı

Yeteneklerini, başarılarını veya sahip olduklarıyla övünmeyen

"He is modest about his success."Başarısı karşısında mütevazı.

Bu listedeki 43 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Face2Face Orta Kelime Listesi — Konular