köy evi
özellikle kırsal bölgede veya köyde bulunan küçük ev
"The cottage is charming."Köy evi küçük.
Face2Face Orta Kelime Listesi listesindeki "Ünite 5 - 5A" ile ilgili 20 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.
köy evi
özellikle kırsal bölgede veya köyde bulunan küçük ev
"The cottage is charming."Köy evi küçük.
konut bölgesi
İnsanların yaşadığı, çoğunlukla ev ve apartmanlardan oluşan, ofis ve dükkanların az olduğu yer
"The quiet residential area has many trees."Sakin konut bölgesinde birçok ağaç var.
müstakil ev
Diğer binalara bağlı olmayan, genellikle kendi bahçesi ya da avlusuna sahip tek aile konutu.
"The detached house stands alone on its lot."Müstakil ev, arsasında tek başına duruyor.
çatı
Bir aracın, binanın vb. dış üst kısmını oluşturan yapı.
"The rain hit the roof."Yağmur çatıya vurdu.
sıralı ev
Bir veya daha fazla evle yan yana, ortak duvarları paylaşan ve benzer mimariye sahip konut tipi.
"He lives in a small terraced house in the city."Şehirde küçük bir sıralı evde yaşıyor.
merdiven
Bir binanın iki katını birbirine bağlayan basamaklar dizisi, özellikle bir binanın içine inşa edilmiş
"The stair is broken."Merdiven kırık.
şehir merkezi
Şehrin ana iş yerlerinin ve mağazaların bulunduğu bölge.
"The hotel is in the city center."Otel şehir merkezinde.
apartman kompleksi
Farklı katlarda birden çok dairenin bulunduğu, genellikle konut amaçlı büyük bina.
"The new apartment block has twenty floors."Yeni apartman kompleksi yirmi katlı.
kırsal alan
şehirlerin ve kasabaların dışında, çiftliklerin, tarlaların ve ağaçların bulunduğu bölge
"She lives in the country near a farm."Kırsal alanda, bir çiftliğin yanında yaşıyor.
çatı katı
Bir evin çatı altında bulunan ve depolama ya da yaşam alanı olarak kullanılan oda.
"The loft has storage boxes."Çatı katı, ana oturma alanını gözetler.
banliyö
şehrin dışındaki konut alanı
"Many families live in quiet suburb."Birçok aile sakin bir banliyöde yaşar.
çalışma odası
Bir kişinin bir şeyler okuduğu veya yazdığı evdeki bir oda.
"I work in study."Çalışma odasında çalışıyorum.
sessiz
Az ya da hiç ses çıkarmayan
"The library is quiet."Kütüphane sessiz.
canlı
(bir yer ya da atmosfer) heyecan ve enerji dolu
"The music is lively."Müzik canlıdır.
samimi
(bir kişi ya da onun tavrı açısından) başkalarına karşı nazik ve iyi olan
"The neighbor is friendly."Komşu samimidir.
mahalle
bir kişinin, yerin veya şeyin etrafındaki alan
"I like this neighborhood."Bu mahalleyi seviyorum.
garaj
Genellikle bir evin yanında veya bitişiğinde bulunan, arabaların veya diğer araçların saklandığı bir bina.
"Park your car in the garage."Arabanı garaja park et.
zemin
bir odada yürüdüğümüz taban
"Walk on the clean floor."Zemin temiz.
ev
Genellikle ailemizle birlikte yaşadığımız yer.
"I am going home."Eve gidiyorum.
balkon
Bir binanın dış duvarında, üst kattan girilebilen, yer seviyesinin üzerinde bulunan bir platform.
"The balcony looks pretty."Balkon güzel görünüyor.
Bu listedeki 20 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla