Ünite 2 · New Headway Temel Kelime Listesi

New Headway Temel Kelime Listesi listesindeki "Ünite 2" ile ilgili 25 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

25 kelime New Headway Temel Kelime Listesi
job /dʒɑːb/ isim

para kazanmak için düzenli olarak yaptığımız çalışma

"He found a new job."Yeni bir iş buldu.

architect /ˈɑɹkəˌtɛkt/ isim

mimar

Binaları tasarlayan ve genellikle inşaatlarını denetleyen kişi.

"The architect designed a modern glass building."Mimar modern bir cam bina tasarladı.

dentist /ˈdɛntɪst/ isim

diş hekimi

dişlerimizi tedavi etmeye ve bakımına yetkili olan kişi

"The dentist cleaned my teeth."Diş hekimi dişlerimi temizledi.

hairdresser /ˈhɛrˌdrɛsɚ/ isim

kuaför

mesleği saç kesmek, yıkamak ve şekil vermek olan kişi

"The hairdresser cut ten centimeters off her hair."Kuaför saçından on santimi kesti.

taxi driver /tˈæksi dɹˈaɪvɚ/ isim

taksi şoförü

İşinin insanları farklı yerlere götürmek olduğu taksi sürücüsü

"The taxi driver knows a shortcut through the side streets."Taksi şoförü yan sokaklardan geçen bir kestirme yolu biliyor.

nurse /nɝːs/ isim

hemşire

özellikle hastanede yaralı veya hasta insanlara bakım yapmak için eğitilmiş kişi

"The nurse checked the patient's blood pressure."Hemşire hastanın kan basıncını ölçtü.

receptionist /rɪˈsɛpʃənɪst/ isim

resepsiyonist

bir otel, ofis binası, doktor muayenehanesi vb. yere gelen veya arayan kişilerle ilgilenen kişi

"The receptionist greeted us politely."Resepsiyonist bizi nazikçer karşıladı.

journalist /ˈdʒɝnəlɪst/ isim

gazeteci

haberleri yayınlanmak üzere hazırlayan veya gazeteler, dergiler veya haber siteleri için yazan kişi

"The journalist wrote a report."Gazeteci bir haber yazdı.

lawyer /ˈɫɔɪɝ/ isim

avukat

Hukuk uygulayan veya inceleyen, insanlara hukuk hakkında tavsiyede bulunan veya onları mahkemede temsil eden kişi.

"She is a good lawyer."İyi bir avukat.

accountant /əˈkaʊntənt/ isim

muhasebeci

Finansal hesapları tutan ya da denetleyen kişi

"Professional accountant works."Profesyonel muhasebeci çalışıyor.

teach /tiːtʃ/ fiil

öğretmek

üniversitede, kolejde, okulda vb. öğrencilere ders vermek

"She wants to teach English abroad."Yurtdışında İngilizce öğretmek istiyor.

learn /lɝːn/ fiil

öğrenmek

Bir konuda bilgi ya da beceri kazanmak için çalışmak, okumak ya da öğretilmek

"Children learn new things daily."Çocuklar her gün yeni şeyler öğrenir.

to [go] to bed /ɡoʊ tə bɛd/ ifade

yatmaya gitmek

Gece yatakta uyumak için yatakta yatmak, ister gece olsun ister gündüz kestirme olsun

"It is time to go to bed."Yatma zamanı geldi.

evening /ˈivnɪŋ/ isim

akşam

Güneşin batmaya başladığı andan gökyüzü tamamen kararmaya başlayana kadar geçen zaman dilimi

"We went out in the evening."Akşam dışarı çıktık.

pilot /ˈpaɪlət/ isim

pilot

uçak kullanmakla görevli kişi

"The pilot landed safely."Pilot güvenlikle iniş yaptı.

early /ˈɝli/ sıfat

erken

Alışılmış ya da planlanan zamandan önce gerçekleşen ya da yapılan

"The train is early."Tren erken geldi.

late /leɪt/ sıfat

geç

alışılmış veya beklenen zamandan sonra yapmak veya olmak.

"The bus is late."Otobüs geç kaldı.

big /bɪɡ/ sıfat

büyük

boyut veya kapsam bakımından ortalamanın üzerinde olan

"The elephant is big."Fil büyüktür.

little /ˈlɪtəl/ sıfat

küçük

ortalamanın altında boyutta

"A little dog barked."Yavru kedi çok küçük.

play /pleɪ/ fiil

oynamak

eğlenmek ve çocukların yaptığı gibi eğlence için bir şeyler yapmak

"Children like to play."Çocuklar oynamayı sever.

work /wərk/ fiil

çalışmak

bir sonuç elde etmek veya işimizin bir parçası olarak belirli fiziksel veya zihinsel faaliyetlerde bulunmak

"I work hard every day."Her gün çok çalışıyorum.

get up /gɪt əp/ fiil

kalkmak

uyanmak ve yataktan çıkmak

"I get up early."Erken kalkarım.

morning /ˈmɔrnɪŋ/ isim

sabah

Güneşin doğmaya başladığı andan öğlen saat 12’ye kadar olan zaman dilimi.

"I study in the morning."Sabahları ders çalışırım.

start /stɑːrt/ fiil

başlamak

Yeni bir şeye başlamak ve onu yapmaya, hissetmeye vb. devam etmek.

"Start a new project."Yeni bir projeye başla.

stop /stɑp/ fiil

durmak

artık hareket etmemek

"The car will stop."Araba duracak.

Bu listedeki 25 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

New Headway Temel Kelime Listesi — Konular