dönel kavşak
Merkezde bir ada bulunan ve trafiğin adanın etrafında tek yön akmasıyla işleyen dairesel kavşak.
"The roundabout yields to traffic already in the circle."Dönel kavşakta, zaten dairede bulunan trafiğe yol verilmelidir.
New Headway Temel Kelime Listesi listesindeki "Günlük İngilizce (Unit 9)" ile ilgili 23 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.
dönel kavşak
Merkezde bir ada bulunan ve trafiğin adanın etrafında tek yön akmasıyla işleyen dairesel kavşak.
"The roundabout yields to traffic already in the circle."Dönel kavşakta, zaten dairede bulunan trafiğe yol verilmelidir.
otopark
araçların belli bir süre park edilebildiği alan
"The car park is full on weekends."Hafta sonları otopark dolu.
trafik ışıkları
kırmızı, sarı ve yeşil renklerde olup yoldaki trafiği kontrol eden ışık seti
"The traffic lights changed from red to green."Trafik ışıkları kırmızıdan yeşile geçti.
tren istasyonu
trenlerin yolcuların binip inmesi için düzenli olarak durduğu yer
"Go to the train station."Tren istasyonu şehir merkezinde.
yaya geçidi
Yayaların karşıdan karşıya güvenli bir şekilde geçebilmesi için yol üzerinde belirlenmiş alan.
"The pedestrian crossing is marked by zebra stripes."Yaya geçidi zebra çizgileriyle işaretlenmiştir.
trafik işareti
Yol ve karayolları boyunca yerleştirilen, bilgi, talimat veya uyarı vererek trafiği düzenleyen ve yol güvenliğini sağlayan işaret.
"The traffic sign indicates a sharp curve ahead."Trafik işareti, ileride keskin bir viraj olduğunu gösterir.
belediye binası
Şehrin ya da kasabanın yöneticilerinin çalıştığı bina
"The town hall was busy."Belediye binası yoğundu.
müze
önemli kültürel, sanatsal, tarihsel veya bilimsel esyaların korunduğu ve halka sergilendiği yer
"The museum has ancient statues."Müzede antik heykeller var.
yön
birinin veya bir şeyin baktığı, işaret ettiği veya doğru hareket ettiği konum
"Which direction should we go?"Hangi yöne gitmeliyiz?
üzerinden
bir taraftan diğer tarafa doğru
"He jumped over the fence."Çitin üzerinden atladı.
yukarı
daha yüksek bir seviyede veya konumda veya ona doğru
"Look up now."Dik dur.
altında
Bir şeyin doğrudan altında ve daha alçak bir konumda olmak.
"The book is under table."Kitap masanın altında.
birlikte
birisiyle veya bir şeyle birlikte veya eşlik ederek
"We walked along the beach."Sahil boyunca yürüdük.
boyunca / içinden
Bir şeyin bir girişinden girip karşı çıkışından çıkma hareketini belirtmek için kullanılır.
"The train passed through the tunnel."Tren tünelden geçti.
üzerinde
Bir yüzeyle temas halinde ve onun tarafından desteklenen
"The book is on the table."Kitap masanın üzerinde.
-de/-da
Belirli bir yeri veya konumu göstermek için kullanılır
"Meet me at the station."Benimle istasyonda buluş.
aşağı
daha düşük bir seviyede veya konumda veya ona doğru
"Look down there."Lütfen otur.
üzerine
bir yerin veya nesnenin üzerindeki bir konuma hareketi göstermek için kullanılır
"Jump onto the mat."Sahneye atladı.
geçerek
Bir şeyin bir tarafından diğer tarafına.
"Go past the shop."Dükkanın yanından geç.
istasyon
tren veya otobüse binebileceğiniz veya inebileceğiniz yer veya bina
"The station is very busy."İstasyon çok kalabalık.
kilise
Hristiyanların ibadet ettiğini ve dinlerini uyguladıkları yapı
"They go to church every Sunday."Her Pazar kiliseye giderler.
banka
para södüren, ödünç veren ve diğer finansal hizmetler sunan kurum
"The bank is closed today."Banka bugün kapalı.
okul
çocukların öğretmenlerden öğrendikleri bir yer
"The school is near my house."Okul evime yakın.
Bu listedeki 23 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla