Ünite 10 · New Headway Temel Kelime Listesi

New Headway Temel Kelime Listesi listesindeki "Ünite 10" ile ilgili 32 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

32 kelime New Headway Temel Kelime Listesi
good-looking /ˈɡʊdˌlʊkɪŋ/ sıfat

göz alıcı

Çekici ve hoş bir görünüme sahip olmak.

"He is good-looking."O göz alıcı.

handsome /ˈhænsəm/ sıfat

yakışıklı

(erkek için) çekici bir yüze ve vücuda sahip olmak

"He is handsome."O yakışıklı.

curly /ˈkɝːli/ sıfat

kıvırcık

(saç için) spiral benzeri bir desen içeren.

"My hair is curly."Saçlarım kıvırcık.

brown /braʊn/ sıfat

kahverengi

çikolatalı dondurma rengine sahip

"The table is brown."Masa kahverengidir.

scarf /ˈskɑɹf/ isim

atkı

Genellikle boyun ya da baş etrafına sarılan, kare, dikdörtgen ya da üçgen biçiminde olabilen bir kumaş parçası.

"She wore a warm wool scarf."Sıcak tutan bir yün atkı taktı.

shirt /ʃɝːt/ isim

gömlek

genellikle erkekler tarafından üst vücutta giyilen, genellikle yakalı ve kollu, önü düğmeli bir giysi parçası

"His white shirt was stained with coffee."Beyaz gömleği kahve lekesi olmuştu.

T-shirt /ˈtiː ʃɝːt/ isim

tişört

yakası olmayan, genellikle pamuktan yapılmış, günlük kullanımlık kısa kollu gömlek

"I bought a new T-shirt."Yeni bir tişört aldım.

dress /drɛs/ isim

elbise

Kız ve kadınların giydiği, tek parça halinde yapılmış, bedeni bacaklara kadar kaplayan ancak her bacak için ayrı bölümü olmayan giysi.

"She wore a red dress."Kırmızı bir elbise giydi.

glasses /ˈɡlæsɪz/ isim

gözlük

burun ve kulaklara dayanan bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha net görmek için takılan mercek çifti

"My glasses are on the desk."Gözlüğüm masanın üzerinde.

shoe /ʃuː/ isim

ayakkabı

Ayaklarımızı örtmek ve korumak için giydiğimiz, genellikle deri veya plastik gibi dayanıklı malzemelerden yapılan giyecek.

"Put on your shoe."Ayakkabını giy.

boot /buːt/ isim

bot

Ayağı ve bileği, çoğu zaman bacağın alt kısmını da kaplayan dayanıklı bir ayakkabı türü.

"He cleaned his boots."Botlarını temizledi.

skirt /skɝːt/ isim

etek

Kız veya kadınların belden bağlanan ve bacaklara doğru sarkan bir giysi parçası.

"She bought a blue skirt."Mavi bir etek aldı.

hat /hæt/ isim

şapka

Genellikle kenarları olan, başa giyilen, sıcaklık, moda veya üniforma parçası olarak kullanılan giysi.

"He wore a hat."Bir şapka taktı.

pretty /ˈprɪti/ sıfat

güzel

görsel olarak hoş, çekici bir şekilde sevimli

"The flower is pretty."O çok güzel.

tall /tɔːl/ sıfat

uzun boylu

(kişi için) ortalama boydan daha yüksek bir boya sahip olmak

"He is very tall."Adam uzun boylu.

young /jʌŋ/ sıfat

genç

hayatın erken aşamalarında olan

"My sister is young."Kız kardeşim genç.

long /lɑːŋ/ sıfat

uzun

(iki nokta arasındaki) ortalamanın üzerindeki mesafeye sahip.

"The road is long."Yol uzun.

hair /hɛr/ isim

saç

başımızda büyüyen ince, iplik benzeri şeyler

"She has long hair."Uzun saçı var.

short /ʃɔrt/ sıfat

kısa

iki nokta arasında ortalamanın altında mesafeye sahip

"Her hair is short."Saçları kısa.

fair /fɛr/ sıfat

açık renk

Çok açık renkli (cilt veya saç için)

"She has fair skin."Açık renk cildi var.

dark /dɑrk/ sıfat

koyu

(saç, cilt veya gözler için) açık ila çok koyu tonlara kadar değişebilen derin kahverengi renkle karakterize edilen.

"Her eyes were dark."Gözleri koyuydu.

watch /wɑːtʃ/ isim

kol saati

bilezike takılan veya cepte taşınan küçük bir saat

"The watch is expensive."Kol saati pahalı.

beard /bɪrd/ isim

sakal

erkeklerin çenesi ve yanaklarında büyüyen kıllar

"He has a long beard."Uzun sakallı.

eye /aɪ/ isim

göz

görmek için kullandığımız yüzümüzdeki bir vücut parçası

"I see with my eye."Gözümle görüyorum.

blue /bluː/ sıfat

mavi

okyanusun veya gündüz vaktindeki berrak gökyüzünün rengine sahip

"The sky is blue."Gökyüzü mavidir.

red /rɛd/ sıfat

kırmızı

domatesin veya kanın rengine sahip

"The apple is red."Elma kırmızıdır.

suit /suːt/ isim

takım elbise

Aynı kumaştan yapılmış, birlikte giyilmesi gereken ceket ile pantolon veya etekten oluşan giysi.

"He wore a black suit."Siyah bir takım elbise giydi.

tie /taɪ/ isim

kravat

Özellikle erkeklerin yakasının etrafına bağladığı, uzun ve dar kumaş parçası.

"He wears a tie to work every day."Her gün işe kravat giyer.

jacket /ˈdʒækɪt/ isim

ceket

Bedenin üst kısmında giyilen, genellikle kollu ve ön tarafında kapanma bölmesi olan kısa giysi.

"Wear your jacket."Ceketi sandalyede.

trainer /ˈtɹeɪnɝ/ isim

spor ayakkabı (trainer)

kumaş ya da sentetik üst kısmı ve kauçuk tabanı olan, hem günlük kullanım hem de egzersiz için tercih edilen ayakkabı

"These are trainers."Yeni spor ayakkabılar alıyor.

shorts /ʃɔrts/ isim

şort

Diz hizasında veya dizin üzerinde biten kısa pantolon.

"He put on shorts."Şort giydi.

cap /kæp/ isim

kep

siperi olan, yumuşak ve düşük tipli bir şapka; genellikle erkekler ve erkek çocuklar tarafından giyilir

"He tipped his cap and smiled."Kepini öne eğdi ve gülümsedi.

Bu listedeki 32 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

New Headway Temel Kelime Listesi — Konular