epidermis
(anatomi) Derinin, dermisin üstünde yer alan dış tabakası
"The epidermis is the outer layer."Epidermis dış tabakadır.
Cilt konusundaki 19 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
epidermis
(anatomi) Derinin, dermisin üstünde yer alan dış tabakası
"The epidermis is the outer layer."Epidermis dış tabakadır.
dermis
epidermisin altındaki, kan damarları, sinirler ve bağ dokusunu içeren deri tabakası
"The dermis contains blood vessels nerves."Dermis kan damarları ve sinirleri içerir.
hipodermis
derinin en derin tabakası; yağ hücreleri, kan damarları ve sinirleri barındırır
"The hypodermis stores fat tissue."Hipodermis yağ dokusunu depolar.
stratum spinosum
epidermisin (derinin dış tabakası) içinde, keratinositlerden oluşan ve deri bariyerine katkı sağlayan, yapısal destek veren tabaka
"The stratum spinosum provides skin strength."Stratum spinosum deriye dayanıklılık kazandırır.
stratum granulosum
granüler hücrelerin keratin ürettiği epidermis tabakası
"The stratum granulosum produces skin waterproofing."Stratum granulosum derinin su geçirmezliğini oluşturur.
stratum lucidum
kalın deri bölgelerinde (avuç içi, ayak tabanı) bulunan şeffaf epidermis tabakası
"The stratum lucidum exists in thick skin."Stratum lucidum kalın deride bulunur.
stratum corneum
ölü hücrelerden oluşan ve koruyucu bir bariyer oluşturan en dış deri tabakası
"The stratum corneum is dead skin layer."Stratum corneum ölü deri tabakasıdır.
papiller dermis
derinin ikinci katmanının (dermis) üst kısmı; kan damarları, sinirler ve bağ dokusunu içerir, dokunun yapısına ve dokunma duyusuna katkı sağlar
"The papillary dermis supplies nutrients to epidermis."Papiller dermis epidermise besin sağlar.
retiküler dermis
dermis tabakasının alt kısmı; cilde güç ve elastikiyet verir, ter bezleri, saç kökleri ve kan damarları gibi yapıları barındırır
"The reticular dermis gives skin toughness."Retiküler dermis deriye dayanıklılık kazandırır.
ter kanalı
ter bezlerinden teri derinin yüzeyine taşıyan ince tüp yapı
"The sweat duct carries sweat upward."Ter kanalı teri yukarı doğru taşır.
keratinosit
keratin proteini üreten ve epidermisin (derinin dış tabakası) ana hücresi olan deri hücresi
"Keratinocytes produce protective keratin protein."Keratinositler koruyucu keratin proteini üretir.
melanosit
cilt, saç ve göz rengini belirleyen pigment olan melanin üreten bir cilt hücresi
"Melanocytes produce skin pigment melanin."Melanositler cilt pigmenti melanin üretir.
langerhans hücresi
cildin epidermisinde bulunan, yabancı maddelere ve patojenlere karşı savunmada rol oynayan ve bağışıklık yanıtını düzenleyen bir bağışıklık hücresi
"Langerhans cells fight skin infections."Langerhans hücreleri deri enfeksiyonlarıyla mücadele eder.
merkel hücresi
cildin epidermisinde bulunan, dokunma ve baskı algısına katılan, duyusal reseptör görevi gören özelleşmiş hücre
"Merkel cells sense light touch."Merkel hücreleri hafif dokunuşu algılar.
kıl kökü
kıl üretimi ve büyümesini sağlayan, deride bulunan küçük yapı
"The hair follicle grows hair."Kıl kökü kıl üretir.
subkutan yağ
deri altındaki yağ tabakası; vücuda yalıtım, darbe emme ve enerji depolama işlevi görür
"Subcutaneous fat insulates the body."Subkutan yağ vücudu izole eder.
tırnak derisi
tırnağın tabanını kaplayan ölü deri tabakası
"The cuticle protects the nail root."Tırnak derisi tırnak kökünü korur.
prepus
erkeklerde penisin glansını, kadınlarda klitorisin başını örten koruyucu deri kıvrımı
"The foreskin covers the penis head."Prepus penisin başını örter.
kaş derisi
Saçların altında kalan ve kafası kaplayan deri
"The scalp is sensitive."Kaş derisi hassastır.
Bu listedeki 19 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla