Üreme Sistemi: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Üreme Sistemi konusundaki 33 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

33 kelime Vücut İle İlgili İngilizce Kelimeler
penis /ˈpinɪs/ isim

penis

İdrar ve cinsel birleşme işlevi gören erkek erektil cinsel organı.

"The penis is the male organ."Penis erkek organıdır.

testicle /ˈtɛsˌtɪkəɫ/ isim

testis

Erkek vücudunda sperm ve testosteron üreten, deri kesesi içinde bulunan oval çift üreme organı.

"The testicle produces testosterone."Testis testosteron üretir.

scrotum /skɹˈoʊɾəm/ isim

skrotum

Erkek üreme sisteminde testisleri içinde barındıran deri kesesi.

"The scrotum holds the testicles."Skrotum testisleri tutar.

vas deferens /vˈæs dˈɛfɚɹənz/ isim

vas deferens

Erkek üreme sisteminde epididimisten üretraya sperm taşıyan uzun, dar kaslı tüp.

"The vas deferens carries sperm upward."Vas deferens spermi yukarı doğru taşır.

epididymis /ˈɛpɪdˌɪdɪmˌɪs/ isim

epididim

Erkek üreme sisteminde olgunlaşmış spermleri depolayan ve taşıyan sıkı kıvrımlı tüp.

"The epididymis stores maturing sperm."Epididim olgunlaşan spermleri depolar.

semen /ˈsimən/ isim

semen

Sperm ve erkek üreme organlarından gelen çeşitli salgıların bulunduğu, fertilizasyon amacıyla cinsel ilişki sırasında ejaküle edilen sıvı.

"Semen contains sperm and fluid."Semen sperm ve sıvı içerir.

sperm cell /spˈɜːm sˈɛl/ isim

sperm hücresi

Erkek vücudunda bulunan, dişi yumurtasını dölleyerek cinsel üremeyi sağlayan küçük, özelleşmiş üreme hücresi.

"The sperm cell fertilizes the egg."Sperm hücresi yumurtayı döller.

prostate /ˈprɑˌsteɪt/ isim

prostat

Erkek vücudunda, semen için sıvı üreten ve üretra çevresinde yer alarak idrar kontrolüne yardımcı olan bir bez.

"Prostate problems are common in older men."Prostat sorunları yaşlı erkeklerde yaygındır.

phallus /fˈæləs/ isim

falus

Erkeklerde dış üreme organı olarak bilinen penis; özellikle anatomik ya da tarihî bağlamlarda kullanılan bir terim.

"The phallus represents male reproductive organ."Falus erkek üreme organını temsil eder.

seminal fluid /sˈɛmɪnəl flˈuːɪd/ isim

menideki sıvı

erkek üreme sistemi tarafından üretilen, sperm hücreleri ve çeşitli maddeler içeren sıvı

"Seminal fluid nourishes and transports sperm."Menideki sıvı spermleri besler ve taşır.

ejaculatory duct /ɪdʒˈækjʊlətˌoːɹi dˈʌkt/ isim

ejakülasyon kanalı

Vaz deferens ile üretrayı bağlayan kısa kanal; boşalma sırasında semen akışını sağlar.

"The ejaculatory duct releases sperm into urethra."Ejakülasyon kanalı, spermleri üretraya boşaltır.

cervix /ˈsɝvɪks/ isim

rahim ağzı

(anatomi) kadının rahminin dar dış açılışı

"The cervix is part of the uterus."Rahim ağzı rahmin bir parçasıdır.

ovary /ˈoʊvəri/ isim

yumurtalık

Kadınlarda ve dişi hayvanlarda üreme için yumurta üreten iki organdan biri.

"Ovary released egg."Yumurtalık yumurta saldı.

uterus /ˈjutɝəs/ isim

rahim

(anatomi) Kadın bedeninde fetüsün döllenip doğuma kadar geliştiği organ.

"Uterus in female body."Rahim kadın bedeninde bulunur.

vagina /vəˈdʒaɪnə/ isim

vajina

Dış genital organlar ile uterus arasında yer alan kaslı geçit.

"The vagina is the birth canal."Vajina doğum kanalını oluşturur.

clitoris /kɫaɪˈtɔɹɪs/ isim

klitoris

Kadın genital sisteminin küçük erektil bölgesi; cinsel uyarı ile büyür.

"The clitoris is sensitive to touch."Klitoris dokunmaya karşı hassastır.

hymen /ˈhaɪmən/ isim

hymen

Vajina girişinde bulunan ince bir zar; varlığı ve görünümü kişiden kişiye değişir.

"The hymen partially covers vaginal opening."Hymen, vajina açıklığını kısmen örter.

vulva /ˈvʊɫvə/ isim

vulva

Labia, klitoris, vajina ve üretra açıklıklarını içeren dış genital organlar.

"The vulva includes external female genitals."Vulva, dış kadın genital organlarını kapsar.

labia majora /lˈeɪbiə mɐdʒˈoːɹə/ isim

büyük dudaklar (labia majora)

Vajina girişini çevreleyen ve koruyan dış, daha büyük deri ve doku kıvrımları.

"The labia majora protect the vagina."Büyük dudaklar vajinayı korur.

labia minora /lˈeɪbiə mˈaɪnoːɹə/ isim

küçük dudaklar (labia minora)

Vajina girişini ve klitoral kapağı çevreleyen iç, daha küçük deri kıvrımları.

"The labia minora are inner skin folds."Küçük dudaklar iç deri kıvrımlarıdır.

introitus /ˌɪntɹəˈɪɾəs/ isim

introitus

Vajina girişinin dışarıya bakan açıklığı.

"The introitus is the vaginal opening."Introitus, vajina açıklığıdır.

fallopian tube /fɔːlˈoʊpiən tˈuːb/ isim

fallop tüpü

Yumurtalığı uterusla bağlayan ince tüp; genellikle döllenmenin gerçekleştiği yerdir.

"The fallopian tube carries egg to uterus."Fallop tüpü yumurtayı uterus’a taşır.

womb /ˈwuːm/ isim

rahim

Kadın ya da dişi memelinin, bebeğin doğumdan önce geliştiği vücut bölgesi.

"Baby grew in womb."Bebek rahimde büyüdü.

oviduct /ˈoʊvɪdˌʌkt/ isim

yumurtalık kanalı

(anatomi) dişi vücudundaki, yumurtaların yumurtalıktan geçerek ilerlediği çift tüplerden her biri

"The oviduct transports the ovum."Yumurtalık kanalı ovumu taşır.

pudendum /pjˈuːdəndəm/ isim

pudendum

kadın üreme sisteminin dış genital bölgesi; labia, klitoris, vajina açıklığı ve üretra açıklığını kapsar.

"The pudendum means external female genitalia."Pudendum, dış kadın genital organlarını ifade eder.

glans /ɡlˈænz/ isim

glans

penisin ya da klitorisin yuvarlak, hassas uç kısmı.

"The glans is the sensitive tip."Glans, hassas uçtır.

genitals /ˈʤɛnɪtəlz/ isim

cinsel organlar

Vücudun dış kısmında bulunan üreme organları.

"Doctor checked the genitals."Doktor cinsel organları kontrol etti.

gamete /ˈɡæmit/, /ɡəˈmit/ isim

gamet

Üreme için kullanılan özel hücre; erkek gametleri sperm, dişi gametleri yumurta hücresidir.

"Sperm is a male gamete."Sperm, erkek gametidir.

sex cell /sˈɛks sˈɛl/ isim

cinsel hücre

bireyin genetik materyalinin yarısını taşıyan özelleşmiş üreme hücresi.

"The sex cell carries genetic information."Cinsel hücre genetik bilgiyi taşır.

sex organ /sˈɛks ˈɔːɹɡən/ isim

cinsel organ

cinsel üreme ve cinsel özelliklerin ortaya çıkmasında görev yapan özelleşmiş anatomik yapı.

"Sex organs enable reproduction."Cinsel organlar üremeyi mümkün kılar.

prepuce /ˈpɹɛpˌjus/ isim

prepus

penisin ucunu (erkeklerde) ya da klitorisin başını (kadınlarda) örten çekilebilir deri katmanı; foreskin.

"The prepuce covers the glans."Prepus glansi örter.

seminal duct /sˈɛmɪnəl dˈʌkt/ isim

meninin kanalı

erkek üreme sisteminde spermleri epididimisten boşalma kanalına taşıyan uzun, kaslı bir tüp

"The seminal duct carries sperm during ejaculation."Meninin kanalı boşalma sırasında spermleri taşır.

placenta /pɫəˈsɛntə/ isim

plasenta

gebelik sırasında bebeğe besin ve oksijen sağlayan, rahimde gelişen organ.

"The placenta nourishes the fetus."Plasenta fetüsü besler.

Bu listedeki 33 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Vücut İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular