koroid
gözde retina ile sklera arasında bulunan, kan damarlarıyla dolu doku tabakası
"The choroid supplies blood to retina."Koroid retinaya kan sağlar.
Göz konusundaki 21 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
koroid
gözde retina ile sklera arasında bulunan, kan damarlarıyla dolu doku tabakası
"The choroid supplies blood to retina."Koroid retinaya kan sağlar.
siliyer cisim
Gözün iç yüzeyini çevreleyen, gözü hareket ettiren kası içeren yapı.
"The ciliary body focuses the lens."Siliyer cisim lensi odaklıyor.
kornea
(anatomi) Göz küresinin dış kısmını örten şeffaf tabaka.
"The cornea is transparent."Kornea şeffaftır.
fovea
retinanın merkezinde bulunan, keskin merkezi görüşten sorumlu küçük çukur
"The fovea provides sharp central vision."Fovea keskin merkezi görüş sağlar.
makula
merkez görme ve keskin görsel keskinlik sağlayan retina üzerindeki özel bölge
"The macula controls detailed vision."Makula, ayrıntılı görmeyi kontrol eder.
retina
(anatomi) Gözün arkasındaki ışık sinyallerini optik sinirler aracılığıyla beyne ileten duyusal zar.
"The retina detects light in the eye."Retina gözde ışığı algılar.
sklera
gözün şeklini koruyan ve koruyan sert dış tabaka
"The sclera is the eye's white part."Sklera, gözün beyaz kısmıdır.
vitreus humor
lens ile retina arasındaki boşluğu dolduran şeffaf, jel kıvamındaki madde
"The vitreous humor fills eyeball cavity."Vitreus humor, göz küresi boşluğunu doldurur.
gözyaşı kanalı
gözyaşının göz bezinden göze ya da gözden buruna akışını sağlayan küçük kanallar
"The tear duct drains tears."Gözyaşı kanalı gözyaşlarını boşaltır.
göz küresi
gözün bütün yapısı
"The eyeball is a very delicate organ."Göz küresi çok hassas bir organdır.
kirpik
göz kapaklarının kenarlarında uzanan kısa kıllardan her biri
"She lost an eyelash."Bir kirpik döküldü.
göz kapağı
Göz kapandığında gözü kapatan üst veya alt deri kıvrımlarından her biri
"The eyelid closed slowly."Göz kapağı yavaşça kapandı.
optik disk
optik sinirin göze girdiği retina üzerindeki küçük, yuvarlak bölge
"The optic disc is the blind spot."Optik disk kör nokta olarak bilinir.
çubuk hücre
düşük ışık koşullarında görmeyi sağlayan retina üzerindeki özel fotoreseptör hücresi
"Rod cells see in dim light."Çubuk hücreler loş ışıkta görür.
koni hücresi
göz retinasındaki, renkli görmeden ve parlak ışık koşullarında yüksek görsel keskinlikten sorumlu özelleşmiş bir fotoreseptör
"Cone cells detect color vision."Koni hücreleri renkli görmeyi algılar.
göz içi sıvısı
Gözün ön kamarını besleyen ve şeklini koruyan şeffaf bir sıvı.
"Aqueous humor nourishes the eye lens."Göz içi sıvısı göz merceğini besler.
ön odacık
kornea ile iris arasında bulunan, akvari sıvı ile dolu gözün ön kısmı; gözün şeklini ve basıncını korur
"The anterior chamber sits between cornea iris."Ön odacık kornea ile iris arasında yer alır.
arka odacık
iris ile lens arasında bulunan, akvari sıvı ile dolu gözün arka kısmı; gözün şeklini ve basıncını korur
"The posterior chamber sits behind iris."Arka odacık iris'in arkasında bulunur.
konjunktiva
Gözün ön yüzeyini ve göz kapağının iç yüzeyini kaplayan ince, şeffaf bir zar.
"The conjunctiva covers the eye front."Konjunktiva gözün ön kısmını örter.
ora serrata
Retinanın, silindirik cisme geçiş yaptığı, dişli kenar oluşturan bölge; retina görme işlevinin son noktasıdır.
"The ora serrata is retina's edge."Ora serrata retina kenarıdır.
schlemm kanalı
Gözün ön odasından sıvıyı (aköz humor) drene eden özelleşmiş damar.
"Schlemm's canal drains aqueous humor."Schlemm kanalı aköz humoru boşaltır.
Bu listedeki 21 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla